Bir çözülmez sırdır hâli sevdamın

Küskün geçti yıllarımın her biri,
Dikenler içinde gülü sevdamın.
Kalbimde bir yangın, hep böyle diri,
Savrulur yellerde külü sevdamın.

Bir emele koşar aklı düşlerim,
Belki gerçekleşmez haklı düşlerim.
Kimse bilmez benim saklı düşlerim,
Özü mihnet, çile dolu sevdamın.

Gözüm dolar içimdeki nehirden,
Ayrılığın bir farkı yok zehirden.
Sen gideli bu virane şehirden,
Artık uzun ince yolu sevdamın.

İçimde bir yangın azdı azalı,
Belki, benim hakikatim kazalı.
İsmini gönlüme yazdım yazalı,
Bir çözülmez sırdır hâli sevdamın.

Seni görüp sevdiğimden beri yok,
Yüreğimde başkasının yeri yok.
Bu dünyada senden başka peri yok,
Bu yüzden çözülmez dili sevdamın.

Gözlerin bir başka bahar mı arar,
Senden başka var mı yaramı sarar?
Ver artık sevdiğim bir kavl-ü karar,
Gözlerimden coşar seli sevdamın.

Hamit Hayal /Ümraniye / 21.09.2014

Elveda hakikatim, adı özlem olan gül

Gözlerine dalmaya yok artık cesaretim,
Sendeki güzelliği görmez kör yanım kalsın.
Bin yıl sürsün razıyım kalbinde esaretim,
Al götür yüreğimi, aşkımdan anım kalsın.

Bir coşkun sel gözümde, duygulara karışan,
Sevgimin gerçeğinde kalbimde kalan yaram.
Yenilmez bir duygum var, vuslatına yarışan,
Bir başka bahardasın, sana dokunmak haram.

Bir bilsen ne anılar bırakıp gittin bende,
Uğrunda ağlanan gül, gözlerime dolan yaş;
Bilmezsin hangi kırık gönül sana bir bende,
Ben bu yüzden sarhoşum, adımız dertli ayyaş.

Manası yok hayatın, varlık içi boş cisim,
Bil ki kanadım kırık, bil ki yüreğim hasta.
Hatıramda kalmadı senden başka bir isim,
İçime sığındım ben, kalbim zaten hep yasta.

İflah olmaz derdimi arz ettim tek Allah’a,
Yüreğim üşümesin diye her demde niyaz.
Lebalep dolan gönlüm petek petek Allah’a,
Baharlar mı gecikti, gelmeyecek mi son yaz?

Bir türlü ulaşmadı vuslatın son çağrısı,
Zamana bırak dedim gelir geçer her acı.
Eskiyor, eksilmiyor bende ki kalp ağrısı,
Gönlündeki taht mı boş, düştü mü sevda tacı?

Bazen alıp başımı gitmek istedim dargın,
Çekilen bunca kahır belki de boş, nedensiz.
Belki de beni çoktan gönlünden sildi yargın,
Aşkın zindanlarında çürüttün beni densiz.

İyi kötü her amel, çalıştığım her işte,
Hâlâ anlamadıysan artık beni yorma git,
Ezelden bir sebeple sevdim seni ben işte,
Bir yabancı misali derdim var mı, sorma git.

İstersen her dakika kalbime dol, uzaksın,
İnsin yüce göklerin sonsuzluğundan Ülgen.
Ne kadar yakınımda olursan ol, uzaksın,
Şehrin bu hüzün kokan sokaklarında gölgen.

Biliyorum güzelsin, her titrinde alım var,
Bir hakikat, dünyanda zaten bana yer yokta;
Sen hâlâ kibirdesin, kalbinde hep çalım var,
Sana gelmek istedim, önüme koydun nokta.

Kalbimdeki sevgini görecek göz yok sende.
Gün içimde kararmış, geceler zihnimde loş,
Kalbime değdi hüzün, ölüm kusan ok sende.
Sana bir yaprak gibi solgunum desem de boş,

İçime düşen acın her zamankinden başka.
Biliyorum bir ömür sürecek esaretim.
Bir gülden yara aldım veda ederken aşka,
Seni sevdim demeye yok artık cesaretim.

Masamdaki eskimiş resmine daldı gözüm,
Yaramı kanastanda veda etmek isterdim.
Kalp yakan gözlerine yeniden daldı gözüm,
Benim dünyada senden başka ne olsun derdim.

İçimde dert bıraktın bu aşktan beni yerde,
Söz verirde gelmezsem, anla kanadım kırık.
Bekleme artık beni seni bulduğum yerde,
Ne derdim kalır bir gün ne kalbimde hıçkırık.

Ayrılık yağmurları başlar, boşalır içim,
Eylül kapımı çaldı, bu son oyun son perde.
Sen yuvana dön artık, yansın aldırma içim,
Ömrümdün yaşadığım, tükensin sona erde;

Vurgun anılarımda gülen yüz olacaksın,
Senden güzeli yoktu inan ki her gülüşte.
Yıllar sonra aklıma düşen güz olacaksın,
Aşkta beşinci mevsim sen daldığım her düşte.

Beni kaderim olan aşkınla yalnız bırak.
Şehrin bu hüzün kokan sokaklarından çekil,
Dünyada senden bana kim vardı böyle ırak,
Git gönül denen yerden, gölgeni bırak vekil

Aşkın kaderinden kök almış bu hikâyemiz,
Gönlümde bağların var, bağlıyor öyle derin.
Çağlar ötesi çağdan kalmış aşk hikâyemiz,
Bende göz, sende yürek çağlıyor, öyle derin.

Dünyamı anlatmaya yetmedi bildiklerim,
Nasıl sever sultanlar sultanını bir cüce?
Aramızda sır kalsın dilimden sildiklerim,
Söylenmedik hangi söz vardır sevgimden yüce.

Elveda hakikatim, adı özlem olan gül
Bu aşkta varsa hüküm ebedi sona ersin.
Ağlamak benim olsun, sen kaderin ile gül,
Bir hayali sevginin ömrü bu kadar dersin.

Hamit Hayal / Gönen / 17.01.2014

Ayrılık ve hasret, hüzünde Eylül

Biraz hüzün verir her solmuş resim,
Ben seni hep sevdim sözünde Eylül.
Nihayet kalbime düşen son mevsim,
Aşka bir vedadır özünde Eylül.

Ne verirse versin hayat her derste,
Her gönül muhtaçtır birazda meste.
Çözülmez muamma, bir engin beste,
Bir kader hükmünün cüzünde Eylül.

Şu vurgun mevsimden geri git biraz,
Ne aldın hayattan, aşktan mı bir haz?
Şimdi bir efsane ve bir masal yaz,
Belki bir başlangıç güzünde Eylül.

Sevgiler biter mi, kopar mı bağda,
Gülün yas var şimdi solduğu bağda.
İsterdim hep kalsın bir eski çağda,
Ayrılık ve hasret, hüzünde Eylül.

Artık göz ararken zengin günleri,
Yaşadık, kalmadı rengin günleri;
Elveda ey ömrün engin günleri,
Şimdi her sevenin yüzünde Eylül.

Hamit Hayal / Gönen / 30.08.2014

Beni ağlatmakla güldü mü bahtın

Her mısrası hicran dolu, şiirce,
Yenilip, sana diz çökerek yazdım.
İstedim her duygum olsun şairce,
Gözümden nice yaş dökerek yazdım.

Bir gölge misali sen bu âlemde,
Güllerde saklısın, yoksun lâlemde.
Ben yoruldum artık bitik kalemde,
Aşkı yüreğimden sökerek yazdım

Beni sensiz garip eden bu gurbet,
Yorulmuş ruhuma beden bu gurbet;
Şimdi anlıyorum neden bu gurbet,
Cezamı sürgünde çekerek yazdım.

Hakikat değilmiş sevgilim ahtın,
Yerle yeksan olsun taç ile tahtın.
Beni ağlatmakla güldü mü bahtın,
Önünde boynumu bükerek yazdım.

Hamit Hayal / Gönen / 29.08.2014

âlem: varlığın görünen yüzü
malem: iz, nişan

Ne hüzünde varsın sen ne neşede

Ömrümde olmayan bir sonsuz düşte,
Kalmak istiyorum, sensiz olmuyor.
Mutluluk muhakkak bir sonsuz düşte,
Dalmak istiyorum, sensiz olmuyor.

Aşk neden insanı bir mahkûm eder,
Dünlerim gözyaşı, bugünüm keder.
Bu aşkta bir yetkin hüküm ki kader
Silmek istiyorum, sensiz olmuyor.

Neden hep böylesin, aşkıma sağır,
Düşmem mi yollara, sen yine çağır.
Verdiğin her hüküm kahrınca ağır,
Ölmek istiyorum, sensiz olmuyor.

Özümce ağlamak bir arsız his mi,
Gelme diyorsun hep, yolların sis mi?
Dünyada var mı bir mutluluk resmi,
Bulmak istiyorum, sensiz olmuyor.

Ne hüzünde varsın sen ne neşede,
Sessizce bekledim hep bir köşede.
Mutluluk ararken bu son şişede,
Gülmek istiyorum, sensiz olmuyor.

Mecnun olmayana verilmez sırrın,
Bir hükmü sahipten, yerilmez sırrın;
Ardında ne var bu erilmez sırrın,
Bilmek istiyorum, sensiz olmuyor.

Hamit Hayal / İst-Ümraniye / 19.08.2014

Bu aşkın zimmeti Hayal’e kaldı

Esir aldın beni, bir köle yaptın,
Bu aşkın minneti Hayal’e kaldı.
Bir günde dönülmez yollara saptın,
Bu aşkın cinneti Hayal’e kaldı.

Gözlerimden nice yağmur boşansa,
Güler miydin yine hüzün yaşansa?
Tut beni elimden, bırakma şansa,
Bu aşkın mihneti Hayal’e kaldı.

Beni kucaklayan her havi düşte,
Bir iz bırakmadın her kavi düşte;
Sanma ki mutluluk bir mavi düşte,
Bu aşkın cenneti Hayal’e kaldı.

Akıp gittin gözlerimin selinden,
Seni sordum nice seher yelinden.
Gönlüm tutar yine gönül elinden,
Bu aşkın himmeti Hayal’e kaldı.

Bir günde hasretim düşer ya dile,
Yan istedim sende yan benim ile.
Ne ararsan keder, gam, hüzün, çile,
Bu aşkın nimeti Hayal’e kaldı.

Âlemden Allaha selamı yazda,
Aşkın hakikati kelamı yazda;
Nedir şu ayrılık, bela mı yazda,
Bu aşkın ümmeti Hayal’e kaldı.

Ne sen varsın aşktan aldığım payda,
Ne ismin kütükte düştü bir kayda.
Yıllar geldi geçti, görmedim fayda,
Bu aşkın zimmeti Hayal’e kaldı.

Hamit Hayal / İst-Ümraniye / 19.08.2014

havi: içinde bulunduran, kapsayan.
himmet: yardım, gayret, emek, çaba.
kavi: güçlü, kuvvetli
minnet: gönül borcu
mihnet: Sıkıntı, üzüntü
nimet: ,yilik, lütuf, ihsan
zimmet: Üstünde olan şey.

Belki geldi geçti kaç yaslı bahar

Sevda âlemine karışıp senle,
Nice hayallere vargın yaşamak;
Muhtaç olduğum şey, barışıp senle,
Gönlümü gönlünle sargın yaşamak.

İlk söz yüreğime düşünce akit,
Hazırdı gönlümde her sevgim nakit.
Gençliğim gidiyor, bitiyor vakit,
Sonsuza kadar mı dargın yaşamak?

Bütün dileklerim sevda dokulu,
Sevgim var özünde cennet kokulu.
Dünyada şu aşkın yok bir okulu,
Olsaydı, olmazdı kırgın yaşamak.

Sendede olsaydı bir gönül çağlar,
Sevgili geçmezdi şu coşkun çağlar.
Her şafak geceyi gündüze bağlar,
Nereye kadar bu durgun yaşamak?

Benim her halimi biliyor Mevla,
Kadehlere düşmek daha mı evla?
Mecnunca her hayal her demde Leyla,
Bir çöl serabında kurgun yaşamak.

Son mevsim öncesi bir faslı bahar,
Ne Kerem yaşadı ne Aslı bahar;
Belki geldi geçti kaç yaslı bahar,
Kader mi hep böyle vurgun yaşamak?

Hamit Hayal / İst-Ümraniye / 18.08.2014

Çürüdüm, içerim verem aşkından

Dünyada bildik tek günahım olsan,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.
Bin bir pişmanlığım, bin vahım olsan,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

Hâlâ bilmiyorum hangi nedenle,
Beni bir tutmuştun zulüm edenle.
Vurgun yemiş bir ruh, köhne bedenle,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

Hayat yollarıma koydu bunca taş,
Ne ekmeğim oldu ne bir lokma aş.
Hasretin gözümde olsa sonsuz yaş,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

İnsan yaşadıkça güler ve ağlar,
Bir hayal peşinde geçerken çağlar.
Kopmaz beni sana bağlayan bağlar,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

Neden hiç sönmüyor içimdeki nar,
Bazen diyorum ki bir suçum mu var?
Güvendim, dağlara yağsa her gün kar,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

O şehir, arkamda bir hüzün yurdu,
Kanayan gönlümde bir yüzün yurdu.
Yaşanmış bir aşkta son güzün yurdu,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

İşte böyle böyle hâl bu şehirde,
Gönlünce hayale dal bu şehirde;
Geldim gidiyorum, kal bu şehirde,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

Çürüdüm, içerim verem aşkından,
Çözülmedik bir yer nerem aşkından?
Farkı yok aşkımın Kerem aşkından;
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

Neden düşünmedim, sanki aklım yok,
Yemin olsun, senden başka saklım yok;
Bunu söylemeye belki hakkım yok,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

Hamit Hayal / İst-Ümraniye / 18.08.2014

Ne olur gözlerim yaş dolmadan git

Bana bir resmini hatıra bırak,
Benzim sararmadan ve solmadan git.
Sevgili ismini hatıra bırak,
Ne olur gözlerim yaş dolmadan git.

Son defa bakayım yüzüne, dur da,
Git ömrün erdiği en uzak yurda.
Bir sadet bir sevinç kalmadı burda,
Ne olur gözlerim yaş dolmadan git.

İşte bak ömrümü yoluna serdim,
Bu aşk ebedidir, hiç bitmez derdim.
Seninle mutluydum, yoktu bir derdim,
Ne olur gözlerim yaş dolmadan git.

Bahtiyar eylerken sen her anımı,
Gizledim, görmedin bir kör yanımı.
Aşkın bir hükmü say hicranlarımı,
Ne olur gözlerim yaş dolmadan git.

Ayrılık bir gizli elin eseri,
Aşkın hakikati, anla serseri.
Dayayıp bir yere ağlarken seri,
Ne olur gözlerim yaş dolmadan git.

Hamit Hayal / İst-Ümraniye / 16.08.2014

Mutluluk mu, varlığını bilmekte

Onulmaz bir yara idin içimde,
Hayal’i sen hülyasında ağlattın.
Gönlüm şimdi örselenmiş biçimde,
Hayal’i sen rüyasında ağlattın.

İsterdim hep hakikati bilseydin,
Sonra beni yüreğinden silseydin.
Ben ağlardım, bari sen hep gülseydin,
Hayal’i sen dünyasında ağlattın.

Senden sonra ömrüm sanma şahane,
Ne han kaldı gönlümüzde ne hane.
Bu dünyada ayrılıklar bahane,
Hayal’i sen güyasında ağlattın.

Sen yoksan da ben gölgeni özlerim,
Aşılacak kaldı mı yol gözlerim.
Akıp gitti, sele döndü gözlerim,
Hayal’i sen ulyasında ağlattın.

Ölmekte bir benim için, silmekte,
Mutluluk mu, varlığını bilmekte.
Bir hakikat, solacak her çiçekte,
Hayal’i sen fulyasında ağlattın.

Anlıyorsan, muammayı gel çözde,
Gönül körse, görmez elbet bir gözde.
Bir öz vardır muhakkak ki her sözde,
Hayal’i sen “Kul ya”sında ağlattın.

Hamit Hayal /İst-Ümraniye / 21.08.2014

ulya: yüce
Kul ya: Kuran-ı zişanda Allah’ın bir hitap şekli

 

Sensizlik mi, boğazımda hıçkırık

Esirisin sen bu kör sarhoşluğun,
Kırık aynalarda bir ihtiyarsın.
İçimde hiç dolmadı ki boşluğun,
Hangi yöne baksam orda sen varsın.

Yıllar kahır dolu, bitmez bu cedel,
Dünyada tutunmak zor bir başıma.
Sevgili, hasret her mihnete bedel,
Söz aldım, yazacak dostlar taşıma.

Gücüm hiç yetmedi şu yokuşlara,
Ferhat mı, dağları şu delen kimdi?
Son selamım yuvasında kuşlara,
Elimdeki bir resimde yar şimdi.

Aşklardan geriye kalan işte bu,
Kahreden geceler, yorulmuş düşler;
Denizler çalkadım, bak bir damla su,
Her seven böyle bir sonu mu düşler?

Bilmiyorum, hâlâ aklım almadı,
Sevdan bitti, bitti benim savaşım.
Açılacak bir kapım da kalmadı,
Nereye yaslasam dik durmaz başım.

Düşmeli yollara, gitmeli erken,
Artık benim bu şehirde yerim yok.
Kalbime yeni bir hüzün düşerken,
Bir gölge zihnimde, artık perim yok

Sensizlik mi, boğazımda hıçkırık,
Geri gelmez yıllarımda kaldın sen.
İçimde bir sonsuz hüzün, kalp kırık.
Bilmiyorum, hangi ufka daldın sen.

Hamit Hayal / Gönen / 17.08.2014

Bilmiyorum, kimin için ağladın

Nerdesin halimi perişan eden,
Mayamda hasretle karılmışım ben.
Neden ayrılık var bilmem ki neden,
Dört yandan hasretle sarılmışım ben.

Umurunda değil derdim âlemin,
Yıllar yılı boynu bükük lalemin.
Şu aşkıma ceza yazan kalemin,
Yenilmez hükmünce vurulmuşum ben.

Bir zamanlar vız gelirdi şah bana,
Günah aldım, geri döndü ah bana.
Ne olacak halim benim, vah bana,
Ne aranıp ne de sorulmuşum ben.

Ne kalp ağrınım ben ne göz neminim,
Bu hep böyle sürüp gitmez, eminim.
Ayağımdan tutup çeker yeminim,
Kudretim tükendi, yorulmuşum ben.

Emelimi bir gönülde bağladın,
Her günümü yangınlarla dağladın.
Bilmiyorum, kimin için ağladın,
Nicedir küskünüm, darılmışım ben.

Hamit Hayal / Gönen / 16.08.2014

Başka rüyaya dal, yan başka gülde

Yazdığın ilk mektup bir ak kâğıtta,
Çoktan terk ettiğim adresim vardı.
Yıllar sonra şimdi gönlüm ağıtta,
Yanında eklenmiş bir resim vardı.

Acı hallerdeyim, yorgun her demim,
Ağladım kalbimi sarsınca etkin.
Şimdi bir limanda bekler son gemim,
Bir hüküm yazmaya kaldı mı yetkin?

Bu aşkta bir günah var, kime ait,
Titrerim korkudan yanarken içim.
Yırtıldı o resmin, kalmadı şahit,
Ortada ne yol var ne aşkta biçim.

Şimdi duygularım sönmüş bir külde,
Dilesen sana kim verir bir aman.
Başka rüyaya dal, yan başka gülde,
Ne giden gelecek geri ne zaman.

Hüzün yüreğimde bir yorgun beste,
Bu hüküm kaderden belki söz başı.
Ayrılık ve hasret o ilk adreste,
Geriye kalan bir damla gözyaşı.

Hamit Hayal / Gönen / 15.08.2014

Aslında yüzünden başka nesin sen?

Ben adı vefasız olan bir sözüm,
Aslında yüzünden başka nesin sen?
Aşk denen alevde yandıkça özüm,
Bir kader cüzünden başka nesin sen?

Yıllar yılı bana sen ne verdin ki,
Şimdi sustun, bir murada erdin ki.
Hani bir zamanlar “Aşkım”; Derdin ki,
Kalbimde hüzünden başka nesin sen?

İçinde bir ümit var ise eğer,
Yine de dünyada sevmeye değer.
Yıllar sonra çözdüm ben seni, meğer,
Bir sevda güzünden başka nesin sen?

Sen her kalbi yakan böyle bir oksan,
Hayatta ümidin varlığı noksan.
Ben seni hep sevdim, fakat sen yoksan,
Zalimin kızından başka nesin sen?

Ela gözlerinle kaldın yâdımda,
Sevdamı tükendi birkaç adımda;
Aslında ben seni sevdim, şadım da,
Kalp burkan sızından başka nesin sen?

Atın ey sevgili gönülden atın,
Ahını alırken gökte her katın.
Her seher vaktinde elemsiz yatın,
Hâl bilmez nazından başka nesin sen?

Neden hep takılıp kaldım bir ada,
Ne sen varsın artık ne senden sada.
Ayrılık kaderden hüküm olsa da,
Bendeki mazinden başka nesin sen?

Hamit Hayal /Gönen / 14.08.2014

Cüz: bir kitaptan bir bölüm
Hüküm:yargı, kesinleşmiş karar
Şad: şen, neşeli
Yâd: anma, hatırlama, hafıza, zihin
Sada: ses
Mazi: yaşanmış zaman, geçmiş

Hep isterdim hasretine katılsam

Senelerce sana hasret yaşarken,
Bu dünyada sensiz olmak zor derdim.
Akşam olur gün ufkumdan aşarken,
Başım döner, sarhoş olmak zor derdim.

İzin ver de kollarına atılsam,
Hep isterdim hasretine katılsam.
Ne fark eder bundan sonra satılsam,
Yüreğimden nice dolmak zor derdim.

Gönül inler bir onulmaz firakta,
Hiç olmazsa gözüm görmez, ırakta;
Çek git artık beni bende bırak ta.
Bundan sonra seni bulmak zor derdim.

Her yaşanan şimdi bir boş rüyada,
Senden sonra nolur dönse dünyada?
Neden böyle ermek zormuş murada,
Bu ellerde sensiz kalmak zor derdim.

Biliyorum, çekeceğim var daha,
Herkes sahip olmak ister bir baha.
Ben gözünde benzemedim bir şaha,
Ela gözlerine dalamak zor derdim.

Yaşanmış bir aşkı hayal ederim,
Ben sevdanın elinde bir hederim.
Bırak beni böyle yesin kederim,
Gül misali her gün solmak zor derdim.

Hamit Hayal / Gönen / 14.08.2014

bah: baht, talih
firak: ayrılık acısı
heder: boşa gitme, harcanma

Mutlu ol çekerken ben bu azabı

Bir gönül dilinde Hakka niyazdım,
En yakın tavrımı takınmadır bu.
Yıllarca hep derin bir hasret yazdım,
Sanma ki sitemdir, yakınmadır bu.

Çağlara direnir her sabır taşı,
İsyan sayarım ben Hakka dik başı.
Mağfiret dilenmek gözümün yaşı,
Gölgeyim edepten, sakınmadır bu.

Yıllar böyle geçti yara sararken,
Sözümüz tükendi kavl-i kararken.
Sonsuz adreslerde seni ararken,
Yorgun ve ümitsiz bakınmadır bu.

Ebedi sevmiştim, çıraktım sana,
Sılamı, sevdamı bıraktım sana;
Bu hüküm kaderden, ıraktım sana,
Günah işlemekten çekinmedir bu.

Ve bir gün gelecek ben yokum artık,
Ne hasretim kalır ne kokum artık;
Kalbine saplanmış bir okum artık,
Bir rüzgâr misali dokunmadır bu.

Demek açılmıyor her gönül babı,
Mutlu ol çekerken ben bu azabı.
Ayrılık yazıyor aşkın kitabı,
Dudaktan kalbe bir okunmadır bu.

Hamit Hayal / Gönen / 13.08.2014

bab: kapı
kavl-i karar: dönmemek üzere verilen söz
niyaz: istem dilek, dua
mağfiret: bağışlanma

Ne oldu, nereye gitti bu şehir

Sende gönül denen o süslü kapı,
Ne delişmen gündüz ne uslu gece;
İnsanda çözülmez, karışık yapı,
Her gündüz ardında bir puslu gece.

Kalemim kırıldı yol çize çize,
Ayrılık dediğim gelmiyor dize.
Bir nişane, gönül mahkûm bir ize,
Yol vermiyor dağlar, sisli bu gece.

Sevdama kat derim varsa varından,
Hep böyle bizarım aşkın narından.
Gönlümün çilesi gül-i zarından,
Çözülmez kilitler, paslı bu gece.

Sana sevdam hudutsuzdur, fevki yok,
Yüreğimin o ilk anki şevki yok;
Artık aşkın senden sonra zevki yok,
Gördüm ki her seven yaslı bu gece.

Kurtuluş olur mu içince zehir,
Ağladım, gözümde coşkun bir nehir.
Ne oldu, nereye gitti bu şehir,
Herkes mi kahrınca hisli bu gece.

Alında bir yazı, hüküm bu çağrı,
Kimi kalpten yanar kiminin bağrı,
Ne zaman başladı bilmem bu ağrı,
Kül olup yanacak Aslı bu gece.

Ebedi bir gidiş, yok artık dönmek,
Kaderdir gün gelir ışıkta sönmek.
Dediler yakasız giy bir ak gömlek,
Başlıyor ayrılık faslı bu gece.

Hamit Hayal / Gönen / 12.08.2014

Kim erişti bilmiyorum nihana

Ayrılık muhakkak bu aşkta hüküm,
Hayal’i sen dendiğinde kaybettin.
Gücüm yetmez, o kudretli tahakküm,
Hayal’i sen yendiğinde kaybettin.

Hüsrandayım, boş artık her teselli,
Ne yağmurlar gördü gözüm ne seli.
Kaç yıl oldu son fırtına eseli,
Hayal’i sen dindiğinde kaybettin.

Önüm arkam sağım ya da solumdan,
Darbelendim, tutan yoktu kolumdan.
“Yönüm aynı, bir”; Dediğin yolumdan,
Hayal’i sen döndüğünde kaybettin.

Nicesinin yolu düştü bu hana,
Kim erişti bilmiyorum nihana.
Ayrılığın gölgesi şu cihana,
Hayal’i sen düştüğünde kaybettin.

Ömür sürdü, durulmadı bu akış,
Her safhası bir ızdırap bir yakış;
Cemaline gözlerimde son bakış,
Hayal’i sen söndüğünde kaybettin.

Hamit Hayal / Gönen / 11.08.2014

Aşkın hakikati bendemi zordu

Yıllardır zihnimde bir yüz, aşina,
Ne diye sevdim ben seni ne diye?
Mevsimler terk etti, bir güz aşına,
Ne diye sevdim ben seni ne diye?

Bıraktığın yara derin bağrımda,
İsmine yazılmış vuslat çağrımda.
İlk göz ağrımdın sen ilk kalp ağrımda,
Ne diye sevdim ben seni ne diye?

Ben senin gözünde belki bir sağım,
Seninle tükendi ilk gençlik çağım.
Bir türlü kopmuyor şu gönül bağım,
Ne diye sevdim ben seni ne diye?

Yıllarca başımda hep yeller esti,
Bu aşkın sarhoşu, bir bendim mesti.
Ne zaman uyandım, kırıldı testi,
Ne diye sevdim ben seni ne diye?

Artık yüreğimde umutsuz sevgim,
Keşke bir anlasan, hudutsuz sevgim.
Neyleyim, tükenir bu mutsuz sevgim,
Ne diye sevdim ben seni ne diye?

Zaman yüreğimde alevdi, kordu,
Günlerim vefasız, aylarım yordu.
Aşkın hakikati bendemi zordu,
Ne diye sevdim ben seni ne diye?

Hamit Hayal / Gönen / 10.08.2014

Gerçeğim olmadı ömrümce hayal

Beni felek meftun kıldı zatına,
Ermek isterdim hep, yaşarsam eğer.
Gönlümden bin minnet gökler katına,
Dermek isterdim hep, yaşarsam eğer.

Değmedeyim artık aşkın güzüne,
Beni mahkûm ettin derin hüzüne.
Ah sevgili! Ben yüzümü yüzüne,
Sürmek isterdim hep, yaşarsam eğer.

Ne hükmü var artık çilemi saysam,
Tutar mıydın beni gönlünden kaysam?
Son sarhoşluk demi, ne olur aysam,
Yormak isterdim hep, yaşarsam eğer.

Benim için üfle bir inleyen ney,
Hayatın zor yanı bana düşen pey.
Nasıl bir duygudur hasret denen şey,
Sormak isterdim hep, yaşarsam eğer.

Şu gurbet bir yana, sıla bir yana,
Bundan sonra girsem de boş rüyana.
Kışlar bitsin, bir baharda dünyana,
Varmak isterdim hep, yaşarsam eğer.

Güle hasretinden bir bülbül ağlar,
Bu mevsim al giymiş, donanmış bağlar.
Biliyorsun, yol vermedi şu dağlar,
Yarmak isterdim hep, yaşarsam eğer.

Gözümde tütmez mi evlad-ı ayal,
Dediler; “Dünyadan sende bir pay al.”
Gerçeğim olmadı ömrümce hayal,
Görmek isterdim hep, yaşarsam eğer.

Hamit Hayal / Gönen / 08.08.2014

Search
Advertisement
Yasal Uyarı
Sitede yer alan tüm içeriğin telif hakları adı geçen yazarın kendisine ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre korunmaktadır. İçeriğin bir kısmı içeriğe link verilerek alıntılanabilir.
facebook.com/hamit.hayal' adresinden yazılarımızın bir kısmına ulaşabilirsiniz.
Son Yazılar
Etiketler
Slideshow
Gallery
cami 06102012-8 foto 2011-1 1981 1975 8 88 16062009
Tarihte Bugün
UserOnline
Users: 1 misafir, 1 Bot
NewStatPress
Visits today: 42
Eylül 2014
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  
Son Yorumlar