Bir vefasız zamana yazıldı yine adım

Bir şafakta Bursa’nın yolarına düşmüşüm,
Sanki zamandan öte çağlar var, aşıyorum.
Bekleyen bir kaderin kollarına düşmüşüm,
İçimde bir yorgunluk, küskünlük taşıyorum.

Akıp giden yıllarda yaralayıp düşümü,
Beni neden kadere küskün etti bu şehir?
Ben Bursa’dan almışım bu sarhoşluk ünümü,
Bir karar demindeyim, artık yetti bu şehir.

İhtişamın en eski yıllarından bir yapı,
Haysiyet ve onurun çatısında bir gurur.
Bursa esir gönlünden düne açmış bir kapı,
Gök kubbenin altında derin bir tarih durur.

Açılmış bir kucakta kara yazılı günler,
Tadılmış bir zamanın en eski adı acı;
Payitaht düştü burada, burada azılı günler,
Hâlâ bir meçhuldedir Sultan Orhan’ın tacı.

Yorgun zamanlarını bir tarihçi gözüyle.
Burada kalktı göğe ve burada düştü baş;
Yazmak bana farz artık Edebali sözüyle,
Bütün zamanlarını kucaklayan bengi taş.

Muhakkak coğrafyamda han bu ezeli belde,
Bir şafaktan az sonra doğacak güneş, yakın.
Yeni bir fethe meftun bekler ya başka elde.
Biliyorum daha dün düşmüştü en son akın.

Bu şehirde yeni bir kutlu zaman başlıyor,
Karşımda mazisini baş tacı eden Bursa.
Asırlar sonrasında yeni bir an başlıyor,
Gülleri meftun etmiş kendine neden Bursa?

Ulu Camide şimdi sabah zamanı, ezan,
Muazzez bir erenin kabul görmüş niyazı.
Bursa’nın tarihinde akıl, idrak ve izan,
Sonbaharı bir başka, bir başka Bursa yazı.

Asırlar öncesinden gölge düşmüş yüzünde,
Bir var olma sevdası dönmede aşka gördüm.
Kaç yıl kalırsa kalsın Bursa gönlün hüzünde,
Tarihin akışını bu sefer başka gördüm.

Bursa kapılarında yorgun bir dağı aşmak,
Zaten her uyanış bir sona ermiş rüyadan.
Bursa da bir zamana koşan bir çağı aşmak,
Paylaşmak bir sevinci, sonu gelmez hülyadan.

Yüreğimi keşfettim, verdi de bana beni,
Osman’ın rüyasından aşk okulu bu şehir.
Bir zaman aynasında verdi de bana beni.
Bursa’yı seviyorum, gül kokulu bu şehir,

Burda yazarken dünü suskun tarih çağrısı,
Muhakkak bir kadere kapı açacaktır Hak.
Çoğunca hissederim bir sarhoşluk ağrısı,
Bursa kapılarına dayanmışım, yüzüm ak.

Nihayet Bursa’dayım, düşlediğim bir çağda,
Uzak Asya’dan gelen her kervana bir selâm.
Timur henüz düşmedi, yıldırım coşkun, sağda,
Süleyman Çelebiden mevlit dillerde kelâm.

Şimdi ben kaderime kapın açmış bir handa,
Dünden kalan çağların seyrine dalacağım.
Bursa bir aşkın şehri, mülk-i İslâm cihanda,
Belki mesut bahtımla baş başa kalacağım.

Artık verecek Bursa aklaşan müjdesini,
Çok yıllar öncesinden beklediğim bir yüzün.
Bir gün tarih yazmalı yaklaşan müjdesini,
Bursa’da bırakmıştı kalbime aşk bir hüzün.

Bütün rüyalarımda bu şehirde kalbim boş,
Bursa’da dide destan kalbimi yakan güzel.
Yıllardır Bursa yorgun, ben ezeli bir sarhoş,
Bir vefasız, gelmedi gözümden akan güzel.

Hasrete verdin beni, ayrılıkla yarıştın,
Ey vefasız sevgili, kalbin döndü de taşa.
Gözyaşlarımdan aktın, rüzgârlara karıştın,
Ben yine sensiz kaldım yollar ile baş başa.

Bir vefasız zamana yazıldı yine adım,
Çağların değiştiği bir anda şimdi Bursa.
Arkamda bırakırken, yaşansa da bir tadım,
Bekliyor yine bir gün bu handa beni Bursa,

Ben dün ile bugünü ayıran bir eşikte,
Gözyaşıma ak diyor tutulduğum hıçkırık.
Bir sevgili büyüttüm tarih denen beşikte,
Bursa’dan dönüyorum küskün ve kalbim kırık.

Hamit Hayal / Gönen / 26.07.2013

Neden böyle alevde sen, korda sen?

Bu aşk beni yaktı sonsuz biçimde,
Gözüm nere dalsa gülüm orda sen.
Benim başka bir dünyam var içimde,
Neden böyle alevde sen, korda sen?

İki ayrı dünya, farklı bir lisan,
Ayrılığa mahkûm olunca insan.
Sen aşkı hayal bil ya da öyle san,
Seveni görürsün belki horda sen.

Şimdi bir virane evim, barkımda,
Keşke olsan sevinirdim farkımda.
Hüzün döndü durdu gönül çarkımda,
Anla artık, ahvalimi sor da sen.

Seni sevmek bu aşkta tek başarım,
Gurbet benim içimde, yol aşarım
Kaybedilmiş bir zamanda yaşarım,
Neden koyup gittin beni zorda sen?

Titreyen dudaktan, dökülen yaştan,
Anlarsın çıkmışım hangi savaştan.
Kalbimde başlar bir hüzün yavaştan,
Bir hayal uğrunda beni yor da sen.

Hamit Hayal / Gönen / 26.01.2015

Ey gönlün çizgisi, ey aşkın yolu

Kader mi yazgı mı, adı her neyse,
Bir tadım mutluluk, belki bir içim;
Kızıl dudağından bir rüzgâr değse,
Kavrulur bir sonsuz acıyla içim.

Senle geçti ömür, hep senin ile,
Kalbimde varlığın bir arsız çile.
Her şeyi zamana bıraksam bile,
İlle sensin sevdam, yok başka seçim

Hüzün ötesinden üflendi bir ney,
Gel ne ağlat beni ne kalbime değ.
Çözülmez bir sırra döndü de her şey.
Yalnızım köşemde, şimdi bir hiçim.

Ayrılık bir yangın, işler özümde,
Yağmurlar sel oldu, coştu gözümde.
Umudum kalmadı, yok bir çözümde,
Hala bilmiyorum, sevmek mi suçum.

Sanki bir kadehten içtim de dolu;
Sarhoştum, oynadım ben aşkta rolü.
Ey gönlün çizgisi, ey aşkın yolu,
Başıma kar yağdı, ağardı saçım.

Hamit Hayal / Gönen / 24. 01. 2015

Artık biliyorum, bir taşa sözüm

Ömür geldi geçti bir boş rüyada,
Hancıdan usandım, handan usandım.
Yordun beni şu üç günlük dünyada,
Canandan usandım, candan usandım.

Hakikat olmadın, sevsem ne sefa,
Sevmek yürek ister aşk bin bir cefa.
Anladım dünyada yok imiş vefa,
Sultandan usandım, handan usandım.

Gönül itaatte, kalp boyun eğer,
Ben senin gözünde bir hiçsem eğer;
Bin yıl ömrüm olsa ki neye değer,
Zamandan usandım, andan usandım.

Taç olmaz ehlince bir başa sözüm,
Gam kasavet çekme, var yaşa sözüm;
Artık biliyorum bir taşa sözüm,
Gıybetten usandım, zandan usandım.

Günüm sadet verir, gülerdi gecem,
Aşkın kitabında sendin baş hecem.
Dilden dile düştün artık sen ecem,
Şöhretten usandım, şandan usandım.

Bu ayrılık aramızda perde mi,
Bir gölgesin göklerde mi, yerde mi?
Bundan sonra hüzün verir her demi,
Başından usandım, sondan usandım.

Hamit Hayal / Gönen / 21.01.2015

Gözünden bir damla yaş mı düşerdi?

Ayrılığa koşan bir sel misali,
Önüne eğilir, baş mı düşerdi?
Desem ki hayal bu aşkın visali,
Gönül duvarından taş mı düşerdi?

Bir başka peri bu, sen değil yüzün,
Belki de sahtedir kalbinde hüzün.
Küskün bir sonbahar, yaralı güzün,
Ardından gönlüne kış mı düşerdi?

Kaderimde işar senin, im senin,
Özlediğin, inlediğin kim senin;
Aklına, meçhulü bunca kimsenin,
Kanadı kırık bir kuş mu düşerdi?

Aşkın çıkmazında bir bende eden,
Sen bende ruh isen, ben sende beden.
Aradan sır kalkar, kalmazsa neden,
Benden yana sana iş mi düşerdi?

Ömrümü yemeye dönüyor çarkın,
Zaten bir düşmandan kalmadı farkın.
“Ankara Rüzgârı”, olsaydı şarkın,
Gözünden bir damla yaş mı düşerdi?

Hamit Hayal / Gönen / 11.01.2014

Çevrende pervane hep boşa döndüm

Bunca yıl var gözlerimden akışın,
Gönül ırmağında bir yaşa döndüm.
Aklımdan çıkmıyor beni yakışın,
Sonunu yaşarken hep başa döndüm

İstedim ömrümce kuşat beni sar,
Varlığım armağan, ruhumda ısrar;
Sevgilim sürse de bin yıl bu esrar,
Yenildim, yeniden savaşa döndüm.

Özümde okunmuş hasret var derde,
Rüzgâr fısıldamaz efsun bu yerde.
Yaşandı oyunum, indi son perde,
İlhamım tükendi, bir taşa döndüm.

Erilmez menziller, eğilmez dağlar,
İçimde çözüşmez kördüğüm bağlar;
Son demi ömrümün, hazan bu çağlar,
Sanki bir ummanda sarhoşa döndüm.

Bu dünya değirmen, şu zaman elek,
Yakamdan düşmedi kudretin felek.
Şimdi düşlerimde bir süslü melek,
Çevrende pervane hep boşa döndüm.

Hamit Hayal-Gönene:25.03.2007

Yorgun kanatlarıyla uçup gitti son kuşlar

Ayrılık var bahtında, artık ümidi bırak.
Kim anlar gözlerinin sele dönen neminden.
Elinden tuttuğun aşk yıldızlar kadar ırak,
Ne kaldı gençliğinin gelip geçen deminden.

Kader ikna edecek, kanacak belki özün,
Esirsin bir rüyada, bağlatan olmayacak.
Bir çıkmazda daha da yanacak bilki özün,
Ondan başka gönlünü ağlatan olmayacak.

Gönül duvarımda ki resmin hâlâ yerinde,
Aşkın son perdesinde ve asla inmeyecek.
Yakan elâ gözlerin bir ömür değerinde,
İçimde ki fırtına sensiz hiç dinmeyecek.

Ayrılık şiirleri yazdıysam, hasretinden,
İçimde yıkılamaz bir sessiz dünya ördüm.
Yıllar yılı kederle yandıysam hasretinden,
En güzel rüyaları hep dönmen için gördüm.

Ümraniye ye bir sor hâlâ arar, ağlarım,
Ayrılık beşiğinde büyüttüğüm bebeğim.
Hüzünlü sokaklarda geçti sensiz çağlarım,
Ey benim prensesim, çalınmış kelebeğim.

Hülyalı şarkıların yerini almış ağıt,
Bir yangının külünden âlâ niran besteler.
Mektuplarına daldım, hepsi birer boş kâğıt,
Aşkın solmuş gülünden hâlâ hicran besteler.

Aslında benimlesin daldığım her rüya da,
Yandım her eleminle derinden için için.
Bir çözen olmuş mudur sırrını bu dünya da,
Ah Asuman! Kederim, ayrılık neden, niçin?

Gecikmiş seherlerin böldüğü boş rüyamda,
Biterken adım adım artık bu son yokuşlar.
Bir ölüm sessizliği hâlâ sarhoş dünyam da,
Yorgun kanatlarıyla uçup gitti son kuşlar.

Hamit Hayal / Gönen / 18.04.2013

Dünyaya bağlandım, sen varsın diye

Seni bengi taşa kazmak isterdim,
Bende hüsran dolu bir iç mi kalsın?
Öfkemi bir çağa yazmak isterdim,
Bu aşktan geriye bir hiç mi kalsın?

Her şey beni yakan bir ah misali,
Sensin pişmanlığım, bir vah misali;
Aşkını kaybetmiş bir şah misali,
Geriye taht ile bir taç mı kalsın?

Nice gönül yakan bir zor perisin,
Bir başka âlemden, burdan berisin.
Fakat neden hala yolda gerisin,
Menzilden menzile bir göç mü kalsın?

Ne bu alev yaksın, ne sarsın diye,
Dünyaya bağlandım, sen varsın diye.
Hep sustum bir ömür ağlarsın diye,
Alınmayı bekler bir öç mü kalsın?

Kalbinde bir yerim olmadıysa yan,
Günahım pek sabit, suçum mu ayan?
Uyan bu gafletten sevgilim uyan,
Ardımda zulmeden bir güç mü kalsın?

Öyle bir sevda ki, ağır bir şelek,
Dostum haset etti, kıskandı felek.
Yaptığın bu zulüm ey süslü melek,
Üstümde bir leke, bir suç mu kalsın?

Kırık bir testiden içerken suyu,
Gözlerin içine düştüğüm kuyu.
Sen benim zihnimde var bin yıl uyu,
Yüreğim sevgine hep aç mı kalsın?

Hamit Hayal / Gönen / 29.09.2014

Kaderi bahtımdan oku Asuman

Aşkı ilmek ilmek doku Asuman,
Şafağı sökmeyen geceyle yazdım.
Kaderi bahtımdan oku Asuman,
Sözler kifayetsiz, heceyle yazdım.

Ölümdür saati aşkın durdu mu,
Ayrılık sevdanın keskin kurdu mu?
Gönlünde ararken sevda yurdumu,
Ölüm fermanımı eceyle yazdım

Esirim zihnimde garip zanlara,
Biliyorum, hasret kıyar canlara.
Katlandım bir ömür sensiz anlara.
Bülbülce çilemi gülceyle yazdım.

İstersen kül eyle, ateşlerde yak,
Ne kaldı geriye, bir virane bak.
Gönlümde hüzünsün, saçlarımda ak,
Ben derdi bin garip niceyle yazdım.

Düşün ve idrak et, bu aşkı anla,
Bir ümitle başlar, biter hicranla,
Kalp ile meylettim, bağlandım canla,
Bu aşkı ebedden önceyle yazdım.

Hamit Hayal /Gönen / 28 Şubat 2013

Sensin benim düşlerime kattığım

Sırılsıklam bir sevdayla battığım,
Aklımda hep sensin, İzmir güzeli.
Sensin benim düşlerime kattığım,
Hep böyle şuh şensin, İzmir güzeli.

Aradığım mutluluklar dünyası,
Seni sevmek en güzel aşk rüyası.
Şu gönlümün eksik olmaz hülyası,
Sana âşık densin, İzmir güzeli.

Bir aşk ki bu, ilme ilmek ördüğüm.
Nere baksam orda sensin gördüğüm.
İçimdeki tutkun yollar kördüğüm,
Gel bu hasret dinsin, İzmir güzeli.

Ne gurum kaldı bende ne vakar,
Gönül inler, yürek sızlar, göz akar.
Hep böylemi aşklar hüzün ve yakar,
Zor bu alev, sönsün, İzmir güzeli.

Ne tat kaldı hayatımda ne hoşluk,
Yüreğimde hiç dolmayan bir boşluk.
Sığındığım tek limandı sarhoşluk,
Bırak başım dönsün, İzmir güzeli.

Hmit Hayal / Gönen / 15.01.2015

O karlı bir dağda yel oldu gitti

İçimden diyor ki bir ses; “Arama”
O karlı bir dağda yel oldu gitti.
Nasıl bir hüzün ki değer yarama,
Giden hiç dönmüyor, el oldu gitti.

Nerde kavl-i karar verip, sözlenen,
Neden dönmez şu yolları gözlenen?
Bu dünyada her kim varsa özlenen,
Bir ömür gözümden sel oldu gitti.

Sevda yüreğimde saplı bir kargı,
Aşkın her hükmünce tutmuyor sargı.
Sonunda kaderden imiş ki yargı,
Aslı Han misali kül oldu gitti.

Tükendi, diyecek sözüm kalmadı,
Yorgunum, bahtiyar özüm kalmadı;
Ayrılıktan başka çözüm kalmadı,
Ağladım, gözyaşım göl oldu gitti.

Göklerde yas tutsun, ağlasın cihan,
Değişmez bu hüküm kaderden nihan.
Benim gönlüm yıkık, bir virane han,
Leylasız Mecnuna çöl oldu gitti.

Hamit Hayal / Gönen / 11.01.2015

İtaat et nefsim

Edeptir insanda özü kulluğun,
Ahitçe Rabbine itaat et nefsim.
Bir hüccettir bağlar sözü kulluğun,
Zahitçe Rabbine itaat et nefsim.

Sana düşen itaattir zarifçe,
Allah dostu kul misali, arifçe;
Kaderin hükmüdür bağlar tarifçe,
Cahit’çe Rabbine itaat et nefsim.

İnle yüreğinden, ağla göz ile,
Kalbinle hatırla, zikret söz ile;
Kula düşen secde etmek öz ile.
Nahit’çe Rabbine itaat et nefsim.

Zikir mi ürettin bir ulu cemde?
Kudretler tükendi fakir hecemde,
Saat dönmededir, sen hangi demde,
Vahit’çe Rabbine itaat et nefsim.

İnsanın bir kara topraktır aslı,
Ömür biter, başlar ölümün faslı.
Boynun bükük olsun, yüreğin yaslı,
Şahitçe rabbine itaat et nefsim.

Hamit HAYAL / Gönen / 25. 11.2011

Bir ecel var beni yakan bir ölüm

Benim başka bir dünyam var içimde,
Biliyorsun peri kızı orda sen;
Ayrılığı bana sonsuz biçimde,
Diliyorsun peri kızı orda sen.

Kimi sevsem kalbimde bir üşüme,
Katıl benim bir ömürlük düşüme.
Aşkın hançer, saplanmış ta döşüme,
Gülüyorsun peri kızı orda sen.

Ayrılıklar buluyor hep, bizimi,
Sana açtım çözülmedik gizimi.
Sevdim dedim kalbindeki izimi,
Siliyorsun peri kızı orda sen.

İsterdim ki kabrime bir gül bırak,
Aramızda bir zaman var, yol ırak.
Neden hüzün neden böyle hep firak,
Çiliyorsun peri kızı orda sen?

Yüce Allah hak bildiğim ulyamı,
Bir hakikat kılsın derken hülyamı;
En sonunda gördüğüm her rüyamı
Bölüyorsun peri kızı orda sen.

Bilmiyorum bu hikâye kaç bölüm,
Bu serabın arkasında son çölüm.
Bir ecel var beni yakan bir ölüm,
Ölüyorsun peri kızı orda sen.

Hamit Hayal / Gönen / 06.01.2015

Elem çeksin gönül bende zahiri

Ben bu hayat denen engin akışta,
Her andan ders almak gerek, öğrendim.
Kördüğümler çözülmez bir bakışta,
Bir kapıyı çalmak gerek, öğrendim.

Baki kalır sandığımız şu dünya,
Aşk uğrunda yandığımız şu dünya;
Boş bir hayal kandığımız şu dünya,
Manada kök salmak gerek, öğrendim.

Bir araya gelmez iki yakamı,
Çile mevhum, ağlamak bir vakamı?
En yücesi insan olmak makamı,
Bir gönülde kalmak gerek, öğrendim.

İnsan kendi ezelince ebedi,
Öyle haller var ki soylu ve bedi;
Sevmek derim aşkın yüce mabedi.
Bir ummana dalmak gerek, öğrendim.

Elem çeksin gönül bende zahiri,
Bilmek gerek hasret denen kahiri.
Ömür bin yıl sürse ölüm ahiri,
Vakte hazır olmak gerek, öğrendim.

Hamit Hayal / Gönen / 05.01.2015

Aşkta o son deme varılmadan gel

Artık gönlünüzü gerçeğe açın,
Bir gün sende sevdiğimi anlarsın.
Kar yağar başına, ağarır saçın,
Bir gün sende sevdiğimi anlarsın.

Ne kadar tutulur hisler kafeste,
Yılların ardında geçer heveste.
Dilerim sevdiğim en son nefeste,
Bir gün sende sevdiğimi anlarsın.

Anla artık, rüyalarda güzelsin,
Keşke bilsen kimin için özelsin.
Seni sevdim, ruhumdaki ezelsin,
Bir gün sende sevdiğimi anlarsın.

Sığınma ayrılık kusan geceye,
Her demi bin hasret pusan geceye;
Dalıp ta gözlerin susan geceye,
Bir gün sende sevdiğimi anlarsın.

Kör bahtıma hüküm diye astığın,
Bir mührün var, hislerimi sarstığın.
Hiç gam çekme, ıslanınca yastığın,
Bir gün sende sevdiğimi anlarsın.

Aşkta o son deme varılmadan gel,
Simsiyah bir hüzne sarılmadan gel;
Yüreğim küsmeden, darılmadan gel
Bir gün sende sevdiğimi anlarsın.

Hamit Hayal / Gönen / 04.01.2015

Kızıl dudağına bir gül mü değdi

Hasretler olsaydı keşke bir anlık,
Yakıyor ne yaman seni beklerken.
Neden hep gördüğüm düşler karanlık,
Vermiyor bir aman seni beklerken.

Uğraştırdın beni tarifsiz şeyle,
Ben hüzün deminde, sen gönül eyle,
Ağlaştık yoldaşım bir garip neyle.
Aktı gitti zaman seni beklerken.

Gönlüm hasret duyar, zihin anardı,
Sen bilmezsin yüreğim hep kanardı.
İçim bir alevden durmaz yanardı,
Yangında bir saman, seni beklerken.

Gönlünde bir yere yazılsa adım,
Hiç geri gelmezdi attığım adım,
İnan ki sevgili senden bir tadım,
Bendim sevgi uman seni beklerken.

Kızıl dudağına bir gül mü değdi,
Hâlâ bilmiyorum, hüzün mü neydi.
Kapındaki gölge hep Hayal Bey’di,
Başımda bir duman seni beklerken.

Hamit Hayal / Gönen / 02.01.2015

Bu sene bambaşka bir düşün olsun

Bir yalancı bahar diyorum aşka,
Sen bende tükenmiş ruhu gör asıl.
Zihnimde kurgun bir hayalden başka,
Hasretin ömrümden bir yorgun fasıl.

Ne kalacak uyandığım rüyadan,
Ayrılık zor, hasret başka biçimde.
Senin için vazgeçmişim dünyadan,
Hiç sönmeyen bir alev var içimde.

Yalan değil hicranlarla dolduğum,
Sen olmasan hayat zaten bir boşluk.
Meçhul değil neden mecnun olduğum,
Bir hüzündür kalbimdeki sarhoşluk.

Dilerim benimle yan, benle üşü,
Gözümde o sonsuz ziya sönmeden.
Neyleyim varlığın olmayan düşü,
Bu aşkta umut yok, bahtım dönmeden,

Yüzünde o eşsiz gülüşün olsun,
Nice sonsuz sadet dolsun bu şehir.
Bu sene bambaşka bir düşün olsun,
Seninle bahtiyar olsun bu şehir.

Bir yalancı bahar diyorum aşka,
Sen bende tükenmiş ruhu gör asıl.
Zihnimde kurgun bir hayalden başka,
Hasretin ömrümden bir yorgun fasıl

Hamit Hayal / Gönen / 01.01.2015

Aşkın çıkmazında ağlarken şimdi

Bir hayal misali her an gördüğüm,
Ne olacak benim bu halim, söyle.
Kalbimde bir yara, gönül kördüğüm,
Ne olacak benim bu halim, söyle.

Ayrılık ezeli, hasret mi sonsuz,
Aşklar mı yaralı, düşler mi tonsuz?
Hangi sevgili var, yaşanır onsuz,
Ne olacak benim bu halim, söyle.

Bilmiyor şu zaman bir yerde durmak,
İsterdim hasreti kalbinden vurmak.
Ne kaldı geriye, bir hayal kurmak,
Ne olacak benim bu halim, söyle.

Bozkırda bir çığlık, şafakta siren,
Yıllardır meçhule gider bir tiren.
Aşkın çıkmazında bir yola giren,
Ne olacak benim bu halim, söyle.

Ey mübarek duam, ey içli niyaz,
Hissime kar yağdı, düşlerim beyaz.
İki dudağından beklerken bir yaz,
Ne olacak benim bu halim, söyle.

Bir rüyadan yine sensiz uyandım,
Bülbülce çilendim, bir gülce yandım.
Adı aşk olan bir masala kandım,
Ne olacak benim bu halim, söyle..

Yağmurlar kesildi, fırtına dindi,
Hep öyle sanırdım, son perde indi.
Aşkın çıkmazında ağlarken şimdi,
Ne olacak benim bu halim, söyle.

Hamit Hayal / Gönen / 31.12.2014

Sadece bir hayal, belki bir yalan

Döneceksin diye seni beklerken,
Öğrendim sonsuzun an olduğunu;
Yolların ucuna yollar eklerken,
Öğrendim, vuslatın zan olduğunu.

Bir hükmü kalmadı aşkımda rolün,
Her hüzün deminde düşüyor kolun.
Sevgilim yaşanan en hazin sonun,
Öğrendim, bir yıkık han olduğunu.

Bilirim, sevdanın yoktur bir yaşı,
Ne zaman güz değer, düşürür başı.
Bu yüzden yalnızdır her mezar taşı,
Öğrendim, cananın can olduğunu.

Ne gönül şen olur, ne tutar yama,
Boş olan dünyada değer mi gama?
Gözünde güzellik var belki, amma,
Öğrendim, görmez bir yan olduğunu.

Tükendi en güzel mevsim az evvel,
Bir hükmü kalmadı, bitti naz evvel;
Uğruna yandığım güzel az evvel,
Öğrendim, gülenin sen olduğunu.

Gelen geçip gider, geride kalan,
Biz neyi sevdiysek, kopartıp alan;
Sadece bir hayal, belki bir yalan,
Öğrendim, aşkta bir son olduğunu.

Hamit Hayal / Gönen / 27.12.2014

Her şey anılarda, artık geç”; Dedin

Bir hüzün deminde derdini sordum,
“Veremim, çürüdü bende iç”; Dedin.
“Bu aşktan geriye ne kaldı ” ; Dedim,
“Bir gönül yarası, belki hiç”; Dedin.

Zahiri olsa da şu aşk-ı âlem,
Bir hüküm verilir, kırılır kalem.
Ey erken solmuş gül ey bahtsız lâlem,
“Gönülden gönüle aşk bir göç”; Dedin.

Bir giden bir daha gelir mi geri,
Yastayım, yalnızım o günden beri.
“Dön dedim”; Yeniden yenilmez peri,
“Tükendi, kalmadı bende güç” ; Dedin.

Kaderden bir hüküm alan yüzünü,
Zihnimde bir resim kalan yüzünü;
Okudum ben aşkın yalan yüzünü,
“Doldur bir kadehi, sende iç”; Dedin.

Alev denizinde nardan bir ömür,
Tükendi, kalmadı vardan bir ömür;
Seven nasıl alır yardan bir ömür,
“Huzur-u mahşere kalsın öç”; Dedin.

Seveni sevene bir mahkûm eden,
Sormuyorum artık her neyse neden.
Yenildim ruhumla, tükendi beden,
“Sen de bundan sonra bir yol seç”; Dedin.

Yıllar sonra gerçek aşkı ararken,
Hep himmet diledim yara sararken.
“Hayal Beyi, bir gün kavl-i kararken,
Her şey anılarda, artık geç”; Dedin.

Hamit Hayal / Gönen / 2 Aralık 2012

Vatan

Gurbet şafağına ak düşmüş talih,
Hasretle andığım bir yardır vatan;
Bir kader hükmünce yazılmış tarih,
Yeryüzünde cennet diyardır vatan.

Vatan ne dağ taşta görülen zahir,
Sevdayla vuran kalp, sevmekle mahir;
Ne fark eder sürse bin yıllar kahir,
Nice kalpler yakan bir nardır vatan.

Vatan, hasretinden mahrum ve köksüz
Çok şükür, kalmamak cihanda göksüz.
Aşkım, gözünde yaş taşıyan öksüz,
Sarıkamış ta ki zor kardır vatan.

Bir şefkat ocağı, bir ana bağrı,
Her gönül yurduna düşen bir çağrı;
Onsuzluk başka dert, başka bir ağrı.
Namus, şeref, bayrak ve ardır vatan.

Gerçekle aramda yalnız bir perde,
Başkadır bu toprak, dermandır derde.
Cennet düş âlemi, ölüm siperde,
Gözümden akan yaş, pınardır vatan.

Hayat bir arzudur yorgun bakışta,
Ümit her yazında, hasret var kışta
Kucaklar dünyayı kalp her yakışta,
Ebede kök salmış çınardır vatan

Cennet bu toprakta, bende kanaat,
Gönlümde çark döner, işlerken sanat;
Hudutsuz göklerde kuş çırpsın kanat,
Ölüm bile ölür, hep vardır vatan

Hamit Hayal / Gönen / 11.01.2013

Bilmiyorum, neden hüzün yazıldı?

Aşkın yüce mertebesi kâmilde,
Bir melek misali özün yazıldı.
Sebep, saik, hakikat, her amilde,
Yaksın diye aşkta közün yazıldı.

Mesafeler alıp birkaç kademde,
Hayat her yerdedir hayal her demde.
Her günahkâr suçu arar Âdem de,
Âlemde ilk önce cüzün yazıldı.

Senle aramızda aşk bir barikat,
Ben ağlarken sen gülersin, farikat;
Hangi amel hangi hâl ve tarikat,
Özünde aşk olan sözün yazıldı.

İdrak ettim, şöyle baktım âleme,
Gülde sensin, benziyorsun lâleme;
Yüce Rahman emretti ki kaleme,
En derin âlemde gözün yazıldı.

Ebed bu an, ezel vardır temelde,
Ümit bilmez, sordum demez emelde.
Bin bir mana mah bildiğim cemalde,
Beni benden alan yüzün yazıldı.

Gökler bile hayran yüce zatına,
Bilen bilir, bakmak gerek batına;
Sevdam, söyle aşkın yüce katına,
Bilmiyorum, neden hüzün yazıldı?

Hamit Hayal / Gönen / 20.12.2014

Leyla’ydın gözümde ey çölün kızı

Eridin ve bir mum gibi bittin sen,
Bahtımla aramda surdun vefasız.
Aşkın gurbetine beni ittin sen,
Dedin ki, “Yok senin yurdun”; vefasız.

Tahammül edilmez bir acı bende,
Kanayan yaram var, ilacı sende;
Neye yarar artık bir gün gelsen de,
Beni oyalayıp durdun, vefasız.

Seninle dolu bir hayata veda,
Kapımı çalmadı bir aksi seda.
Neden, nasıl ettim ömrümü feda,
İçimden yer beni kurdun, vefasız.

Aşığım, hasretim ben gül yüzüne,
Yol kavuşmaz oldu vuslat düzüne.
Aşk hicrana döndü, gurbet hüzüne,
Hep hasret okuyla vurdun vefasız.

Coşmaz bir pervane düşünce hızı,
Her sevgi bir yara, her aşk bir sızı;
Leyla’ydın gözümde ey çölün kızı,
Bir hayal peşinde yordun, vefasız.

Hamit Hayal / Gönen / 20.12.2014

Çöl misali gönlüm, serap bu şehir

Şimdi bir yalnızlık duygusu bende,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.
Sarhoşum, bir ölüm uykusu bende,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Yaralı bir ceylan bakışında sen,
Her bahar sellerin akışında sen;
Hasretin o sonsuz yakışında sen,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Ömrümü zayettin, aşkı hiç bende,
Tükendim, kalmadı artık güç bende;
Bundan sonra yanıp durur iç bende.
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Bir hicran bekliyor ardında güzün,
Hiç eksik olmadı kalbimde hüzün.
Aklımdan bir türlü çıkmadı yüzün,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Çöl misali gönlüm, serap bu şehir,
Bir ümit kalmadı, her düşüm tehir.
Gözyaşım sel oldu, hislerim nehir,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Hamit Hayal / Gönen / 19.12.2014

Sevmiştim en güzel çağlarda seni

Yıllar sonra bile ağlarda seni,
Bir kalbi tazimle anarım, güzel.
Sevmiştim en güzel çağlarda seni,
Aklıma düştükçe yanarım, güzel.

Bilmem ki ne diye kestin selamı,
Bir garip kalmıştır aşkın kelâmı.
Ben seni sevmekle buldum belamı.
Bir yara misali kanarım, güzel.

Gerçekler çıplaktır hakikat üryan,
Bin yıl gibi gelir, bir andır rüyan.
Ne demiştin bana; “Gafletten uyan”
Kendi gerçeğime dönerim, güzel.

Düşünce insanın kalkmıyor kolu,
Gönül defterimde hep hicran dolu.
Ararken hakikat denen tek yolu,
Seni hayal eder kanarım, güzel.

Hamit Hayal / Gönen / 17.12.2014

Kim kaldı ardında hayaller kuran?

Muhakkak eğecek kader başını,
Çileye mührünü bastığında gör.
Kalbindeki aşkın sen gözyaşını,
Bir gün ıslanınca yastığında gör.

Zararı bana ver, senin olsun kâr,
Ben seni sevmiştim, edemem inkâr.
Ey gönül tahtıma kurulan hünkâr,
Dost senden selamı kestiğinde gör.

Dokunma gönlümde titreyen tele,
Gözünden düşünce dönmüşüm ele.
Ne mana verirsen ver hırçın yele,
Bir boran savurup, estiğinde gör.

Bir yara kanayıp durur içinde,
Kalmıyor bir sebep, belki niçin de.
Eskirmiş diyorsan yıllar içinde,
Yaşanmış anılar sustuğunda gör.

Bir gölge misali zihninde duran,
Kim kaldı ardında hayaller kuran?
Yıllarca inleyip, ümitle vuran,
Sen benim kalbimi küstüğünde gör.

Hamit Hayal / Gönen / 16.12.2014

Neden hep yalnızdır mezar taşları?

Üstüme gelir bu dünya eğilsem,
Çaresizlik neden bende hep isyan?
Kırık aynada ki kim ben değilsem,
Düşlere yağan kar gibi mi nisyan?

Zordur hazanlarda gülün soluşu,
En bilindik simalardan bak bana.
Ayrılık demektir ömrün doluşu,
Bir yücelmez bahtı yazdı Hak bana.

Yoksa bir gönülden aşkı çalmak mı,
Ölüm mü vuslata kalkmayan kollar?
Sen gittikten sonra yalnız kalmak mı,
Git işte geçmeden gönlümden yollar.

İstersen elveda de artık aşka,
Kaldı mı aşkta bir efsane, söyle.
Gurbete giden bir yol var mı başka,
Git engin gözlerin yakmadan böyle.

Al artık kalmasın kalbimde ahın,
Mesutsun kızıl gül kanarken çünkü
Yüzüne bakmak var her gece mahın,
Eskidi ayrılık, son gölgem dünkü.

Bir sürgün gibiyim, hasrete sanık,
Düşündüm dik iken düşen başları.
Muhakkak kaderin hükmüne tanık,
Neden hep yalnızdır mezar taşları?

Hamit Hayal / Gönen / 15.12.2014

Hayaller mi yakın, düş mü umutlu

Gülüşünden bir an hatıra bırak,
Kader seni bana yazdı, benimsin.
Gönül yakın olsun, varsın yol ırak,
Kader seni bana yazdı, benimsin.

Bu dünyada sana değer verdimse,
Senin çoğul yalnızlığın derdimse;
Yüzün gülsün, ben sırrına erdimse,
Kader seni bana yazdı, benimsin.

Ayrılık sun bana, hicran dayat ta,
Arayıp durdum ben aşkı hayatta.
Sen benim kalbimde sonsuza yatta,
Kader seni bana yazdı, benimsin.

Kaderden güzellik, bahtınca kutlu,
Seni hep görmeyi isterdim mutlu.
Hayaller mi yakın, düş mü umutlu,
Kader seni bana yazdı, benimsin.

Geçen ömre baktım, kalan anada,
Muhakkak bu dünya kalmaz bana da;
Aradım ben seni, buldum manada,
Kader seni bana yazdı, benimsin.

Hamit Hayal / Gönen / 13.12.2014

Ne bir ömre sığar aşk ne bir ana

Gurbet bir harabe, virane ilim,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?
Yıkılsam şikâyet etmez ya dilim,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?

Ne sensiz oluyor, ne senin ile,
Ben çekerken bunca dert bile bile;
Ayrılık diyorum, bir arsız çile,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?

Bunca hâl içinde vefasız, zalim,
Hastayım, değilim artık sağ salim.
Bir divane gönül, yorgun her halim,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?

Her demi bir zehir, karışır kana,
Ne bir ömre sığar aşk ne bir ana.
Göster şu tavrını, al benden yana,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?

Kavrulup giderim kendi yağımda,
Zaman artık değil sevmek çağında.
Silinsin her anım, kopsun bağım da,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?

Düzenim bozuldu, kalmadı şekil,
Ne çoğul mevhumlar artık ne tekil.
Ne olur ömrümden çık artık, çekil,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?

Hamit Hayal / Gönen / 12.12.2014

Sen benim alnımda çile yazıldın

Kaderden bir hüküm düşünce adın,
Verilmiş bir sözde dile yazıldın.
Ben seni hep sevdim vefasız kadın,
Sen benim alnımda çile yazıldın.

Aklıma düştükçe sen ara ara,
Kalbimde açıldı hep eski yara.
Anladım özümü çekince dara,
Sen kadrini bilmez ele yazıldın.

Ben seni ararken bin bir sevinçte,
Sönmüyor bir yangın, yakıyor içte.
Hüküm dediğin ne, gözümde hiçte,
Ak düşmüş saçımda tele yazıldın.

Nice sevdalardan bu sevda engin,
Ayrılık kahrındır, hasretin rengin.
Yine dönüp bakmam, olsaydı dengin,
Gözlerimden akan sele yazıldın.

Ezelden beridir bir eski töre,
Yalandır bu dünya kimine göre.
Belki bir hayaldir, değmez bu köre,
Hasret duygusundan yele yazıldın.

Bir adı hicrandır gözümde nemin,
Sevdanla mağrurum, aşkından emin.
Mukaddes üstüne ederim yemin,
Aşkından yandığım güle yazıldın.

Hamit Hayal / Gönen / 10.12.2014

Bir yabancı gibi geçer giderim

Belki dinmeyecek elem-i aşkın,
Bir yelin önünden kaçar giderim.
Hep hasret taşırım gönlümde taşkın,
Kalbimde bir yara, naçar giderim.

Manasız anladım hicranda, hazda,
Cevrine hoş dedim, yakmadı naz da;
Şu bahar ardından beklenen yazda,
Bir gönül kapısı açar giderim.

Verilmiş bir sözüm, belki ahtım var,
Bilsem ki gönlünde yerim, tahtım var;
Yanarım, neden bir kara bahtım var,
Bir kanadım kırık, uçar giderim.

Diyorsun ya bana, “Hep hayal kurdun.”
Vefasız, sevgimle ayakta durdun.
Senin olsun sevdan, al gönül yurdun.
Sonunda dünyandan göçer, giderim.

Hiç farkı var mı bu aşkın zehirden,
Gözlerimde çağlar bir sel, nehirden.
Bir günde el olup, ben bu şehirden,
Bir yabancı gibi geçer giderim.

Hamit Hayal / Gönen / 07.12.2014

Zamana küsüm ben, yıllara dargın

Ağlattın, incittin, coşturdun beni,
Sonunda anladım, bu aşk bir rüya.
Bir hayal peşinde koşturdun beni,
Yıkılsın, kalmasın sana da dünya.

Kapımı çalarken bu aşkın güzü,
Bir daha geriye dönmez mevsimler.
Karşımda yenilmez hasretin yüzü,
Yaşanmış yıllardan kalmış resimler.

Bir eski şarkıda geçer hep adın,
Bilirim, zamansız solmuş gülde sen.
Ağlatır aklıma düştükçe yâdın,
Hicran alevisin, sönmüş külde sen.

Her gün biraz daha koşarken sona,
Ya düşmüş bir notta ya da bir vurgu.
Girdiğim yollarda götürmez ona,
Kalbimin deler hep hasretten burgu.

Ne bir ümitvarım, ne aşka sargın,
Kayboldum boyumu aşan sislerde.
Zamana küsüm ben, yıllara dargın,
Şimdi boynu bükük, yengin hislerde.

Hamit Hayal / Gönen / 07.12.2014

Ben ki hüsran değmiş, bir kalbi kırık

Başı bin pişmanlık, sonu hıçkırık,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.
Ben ki hüsran değmiş, bir kalbi kırık,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Aşkın yetimiyim, sevdadan öksüz,
Dünyamız virane yıkılmış, köksüz;
Zeminim kaymışta, kalmışım göksüz,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Bahtsız bir şairim, kurbanı aşkın,
Hayal dünyasında kadersiz, şaşkın;
Gözümde yağmur sel, yüreğim taşkın,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Fikrinin zirvesi, şahanede ben,
Seni her ağlatan bahane de ben;
Belki bilmiyorum, daha ne de ben,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Sana bu sevdayı kader ettim ben,
Seni hep ağlattım, heder ettim ben;
Tadımlık ömrünü keder ettim ben,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Aşkını haram et, zehrini kus ta,
Bırak ben diyeyim, sen artık susta;
Ne çırak oldum ben aşkta ne usta,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Benimle ağlayıp gülerken enam,
Yaratan katında var hamd-ü senam.
Adımız meşhurdur, namımız benam,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Hamit Hayal / Gönen / 05.12.2014

Ayrılık önüme koyduğun yolda

Hasret biçtin, ayrılıklar ekince,
Sanki yarı ölmüş sağlar gibisin.
Sonu bu mu, aşkından el çekince,
Hasretin var ya da ağlar gibisin.

Bir sılay-ı rahim bulup simanda
Seni sevdim, aşka ettim imanda;
Aşk gemisi gönül denen limanda,
Şu yol vermez yüce dağlar gibisin.

Kim istemez ulaşmak bir erince,
Düştüğüm hâl uçurumdan derince.
Şu Hayal Bey sana gönül verince,
Bir serapta coşkun çağlar gibisin.

Gülüşün var, aşkı tarif eder de,
Hüzün gördüm gözlerinde, kederde.
Demek seni sevmek var ki kaderde,
Gönlümü gönlüne bağlar gibisin.

İstersen kaderden bir hüküm olda,
Kudretim tükendi, kalkmıyor kolda.
Ayrılık önüme koyduğun yolda,
Beni bir rüyada eğler gibisin.

Hamit Hayal / Gönen / 04.12.2014

Anlarsın sonunda hep kader haklı

Tutkunla aynaya bak, düşer bir gün,
Sevgilim seninde hasretin varsa.
Hükümdür, saçına ak düşer bir gün,
Sevgilim seninde hasretin varsa.

Bilenin üstünde vardır bir bilen,
Ayrılık bir ömür, dolmazsa çilen.
Çıkmaz gözyaşını bir gün bir silen,
Sevgilim seninde hasretin varsa.

Akıl ne gül görür, gönül ne İrem,
Hâlâ Aslı varsa, kaldıysa Kerem;
İçinde durmadan işler bir verem,
Sevgilim seninde hasretin varsa.

Hasrete dayanmaz, devrilir çınar,
Aşk imtihan eder, felek hep sınar,
Gözlerinde çağlar durur bir pınar.
Sevgilim seninde hasretin varsa.

Bir Yusuf çağrısı her aşkta saklı,
Yusuf’ta kalmıştır Yakup’un aklı.
Anlarsın sonunda hep kader haklı,
Sevgilim seninde hasretin varsa.

Hamit Hayal / Gönen / 03.12.2014

İçimde isyan var her gün batımı

Biterse ayrılık denen şu fasıl,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.
Gözlerin gözüme dalsın da asıl,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.

Gaflet uykusundan artık uyan da,
Ayrılık var imiş sanır duyan da.
Sevgilim dalarsan bir gün rüyanda,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.

Senin de kalbinde bir yel esimi,
Bir çığlık bir şiir, hicran sesi mi?
Sakla gönderdiğim o son resimi,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.

Ne kaldı şurada bahara, yaza,
Kader mahkûm etmiş güzeli naza.
Dokunda telleri inleyen saza,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.

Ayrılık diyorum, kurşun atımı,
İçimde isyan var her gün batımı.
Kalbinde bir yere koy da zatımı,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.

Sevgili, bürünme bir arsız tüle,
Benzersin dikenler içinde güle.
Kalp yanıp dönerken aşkından küle,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.

Hamit Hayal / Gönen / 02.11.2014

Çağ aşmama yol vermeyen nedenler

İçimde ki yaraları kanatmak,
Senin sonsuz mutluluğun değil mi?
Beni her gün ağlatmaya can atmak,
Senin sonsuz mutluluğun değil mi?

Benim aşkın acısıyla doluşum,
Bir çıkmaz yol sana âşık oluşum.
Neden yakmaz yüreğinde soluşum?
Senin sonsuz mutluluğun değil mi?

Mağrursun ya, isyan etsem ne derler,
Neden böyle hüzün yazar kaderler?
Kalbimde ki şu yenilmez kederler,
Senin sonsuz mutluluğun değil mi?

İstiyorum artık bende durulsam,
Bir gönülde sonsuzluğa kurulsam.
Gözlerinde kör kurşunla vurulsam,
Senin sonsuz mutluluğun değil mi?

Şu dünyada aşkı heder edenler,
Ne coşkun ruh ne köhnemiş bedenler;
Çağ aşmama yol vermeyen nedenler,
Senin sonsuz mutluluğun değil mi?

Hamit Hayal / Gönen / 01.12.2014

Gelir geçer, bu bir fasıl dedin mi?

Yolların ucuna yollar ekledim,
Keşke olsan bir gün vasıl dedin mi?
İki dudağından bir söz bekledim,
Bu dünyada sevmek asıl dedin mi?

Neden böyle, aşk kapıyı çalınca,
Çilem başlar, bir rüyaya dalınca.
Dünya senin olsun fakat yalınca,
Bir gün bana halin nasıl dedin mi?

İşte yoksun artık, ele döndün de,
Bir hazan demi bu, yele döndün de;
Ne zaman gözümde sele döndün de,
Gelir geçer, bu bir fasıl dedin mi?

Kim geçti bu yoldan seni anmadan,
Aşkın bir tadımlık, sevgin kanmadan.
Yaşanmıyor sevda bir gün yanmadan,
Aşkın kanunu bu, usul dedin mi?

Hamit Hayal / Gönen / 30.11.2014

“Aşk hüznü bir içli şarkı” mı dedin?

Ben seni sevdikten sonra değiştim,
Sevgilim “Bu aşkın farkı” mı dedin?
Gözlerime dalıp gülen gözlerle,
“Bu aşkın dönmeli çarkı”mı dedin?

Hâlâ bir muamma, bile bile mi,
Çekmesi zor iken kendi çilemi;
Suskunluğu bozup, gelip dile mi,
“Şenlensin şu gönlü barkı”mı dedin?

Ne olur bitmeden yolda düzümüz,
Bizim de şenlensin, gülsün yüzümüz.
“Dilerim gelmeden kara güzümüz,
Kurusun gözlerin arkı” mı dedin?

Ömrüm geldi geçti gurbet elinde,
Ümidim savruldu hicran yelinde.
Seneler var inler gönül telinde,
“Aşk hüznü bir içli şarkı” mı dedin?

Hamit Hayal / Gönen / 29.11.2014

Baştan başa hüzün, hazan olurlar

Neden bu toprağın sevda gülleri,
Bir yangın misali azan olurlar?
Sanki bir ibrettir aşkın külleri,
Aşıka cevreder, nazan olurlar.

Alevden bir kazan özler misali,
Nice söylenmedik sözler misali;
Ummana daldığım gözler misali,
Hasretten bir kuyu kazan olurlar

Gönül dolar, gözden yaşlar akınca,
Göğe çıkar alev, hasret yakınca.
Göğsüne kıpkızıl güller takınca,
Her katle bir ferman yazan olurlar.

İnsanın alnına kader yazmış Hak,
Gönül aynasında aşk hükmüne bak.
Ömrün son mevsimi, saçlarında ak,
Baştanbaşa hüzün, hazan olurlar.

Hamit Hayal / Gönen / 28.11.2014

Yüzüne kaderden bir gölge vursun

Yüzüme tuttuğun aynayı kırdım,
Ben kimim, adımı sormadın bile.
Ne bilinmez idim, ben ne bir sırdım,
Benim için kafa yormadın bile.

İnsanın çilesi var bu dünyada,
İçten içe yakar kalpten bir hüzün.
Geçip giden yıllar düşünce yâda,
Solalı çok oldu o yorgun yüzün.

Vazgeçtim seninle olan yarından,
Zaten bana bir yar olmayacaktın.
Vazgeçtim ömrümün kısa kârından,
Sevmezsem sen hiç var olmayacaktın.

Hudut boylarında bir kör mayını,
Ağlatsın, üstüme sür de köksüzlük.
Unutma, al gitsin hicran payını,
Bırak benim olsun bunca öksüzlük.

Günümde bin tasa, gecemde kaygı,
Yeter ki incitme, kovma başından.
Ne hudut bıraktın bende ne saygı,
Gölgemin farkı yok mezar taşından.

Kalbinde sevdamın elemi dursun,
Bu aşkın hüznüyle var bin yıl yaşa.
Yüzüne kaderden bir gölge vursun,
Bir gün sende sığın bir damla yaşa,

Hamit Hayal / Gönen / 27.11.2014

Gerçeği gel mezar taşımda ara

Sarhoşum, zihnimde gölgenden duman,
Bu hali divane başımda ara.
Yıllar var ki senden bir bakış uman,
Hasretimi gel gözyaşım da ara.

Tarifsiz kederim bu an bu demde,
Bir nehir çağlıyor sanki didem de.
Hasretim bitecek, bir gün çilem de,
Vuslatı  bahtımın kışında ara.

Bilirim, gönlünde sevdalar engin,
Bir gül bahçesi mi, hasret mi rengin?
Ucundan tutup ta bir gün ahengin,
Kaderi kaderin dışında ara.

Neden hiç uyumaz yangınlar özde,
Gönül başka yanar ve ağlar gözde.
Bu aşkın bir sırrı var belki, çözde,
Sen beni bir sevda düşünde ara.

Bir sonsuz gecede gün sona erdi,
Ne hasret var şimdi, ne sevda derdi.
Yaradan her nefse ölümü verdi,
Gerçeği gel mezar taşımda ara.

Hamit Hayal / Gönen / 26.11.2014

Ne giden gelecek ne yıllar geri

Kalbimde bir acı, elveda derken,
Hasretle içimi yakarsın şimdi.
Ayrılık ne zormuş veda ederken,
Tutamam, gözyaşım akarsın şimdi.

Seni gördüğüm o ilk günden beri,
Keşke anlasaydın beni hep peri.
Ne giden gelecek, ne yıllar geri,
Gözlerim yollara bakarsın şimdi.

Sen gönlünce yine hep hasret kokta,
İçimde bir boşluk, varlığım yokta.
Son perde iniyor koyunca nokta,
Yakmaya kıvılcım çakarsın şimdi.

Bir gün gönül kapısını açarsın,
Şimdi sende benim kadar naçarsın.
Söyle gülüm, maziden mi kaçarsın,
Mağlubum, zilleri takarsın şimdi.

Öleceksem, öldür beni ille sen,
Nazın yetti, yaktın beni dille sen;
Kahrım oldun, kaderimde sille sen,
Bir dünya kurmuştum, yıkarsın şimdi.

Hamit Hayal / Gönen / 24.11.2014

Güzel kız unutmaz seni bu şehir

Bir eşi olmayan, kaderden taçlı,
Güzel kız unutmaz seni bu şehir.
Ey gözleri rengin, süpürge saçlı,
Güzel kız unutmaz seni bu şehir.

Sineler taşırken hasretinden pay,
Bir vuslat düşünde sen yılları say.
Çekilir göklerden, saklanırmış ay.
Güzel kız unutmaz seni bu şehir.

İşliyor içlerde hep gönül kurdu,
Yıllar geldi geçti, kaç saat vurdu.
Sen gittin gideli hasretin yurdu,
Güzel kız unutmaz seni bu şehir.

Kader hüküm kılıp, aldığı yerden,
Gözlerin bir ufka daldığı yerden;
Hayat bu, sürse de kaldığı yerden,
Güzel kız unutmaz seni bu şehir.

Ayrılık bir kalbi bu kadar yakar,
Yüreklerde hüzün ve saçlarda kar.
Ne zaman anılsan gözlerim akar,
Güzel kız unutmaz seni bu şehir.

Ufkuma düşünce o rengin gözler,
Sendendi bahtıma yazılan sözler.
Hayal Bey yangınlar içinde özler,
Güzel kız unutmaz seni bu şehir.

Hamit Hayal / Gönen / 22.11.2014

Neden yaşanmaz ki aşk bir rüyada

Neden yaşanmaz ki aşk bir rüyada
Neden bilmiyorum, ben seni sevdim.
Bir sen mi vardın şu yalan dünyada,
Neden bilmiyorum, ben seni sevdim.

Hâl bilmez bir yarda aşkı arama,
Sanki bir el değer her gün yarama.
Sevdam derde döndü, yaşam harama,
Neden bilmiyorum, ben seni sevdim.

Bir sevda sun bana, gönlümü alda,
Kanadım kırıldı, kaldım bir dalda.
Dileklerim öksüz, çıkmıyor falda,
Neden bilmiyorum, ben seni sevdim.

Bir gün tut elimden hicranımı sor,
Özümde bir hüzün, yüreğimde kor.
Aşkın muamması kördüğümden zor,
Neden bilmiyorum, ben seni sevdim.

Ezel ve ebedden her demi buldum,
Şu gönül yurdunu sende mi buldum?
Yakan gözlerinde ben nemi buldum,
Neden bilmiyorum, ben seni sevdim.

Hamit Hayal / Gönen / 21.11.2014

Başımda dikili taş olmaz mıydın?

Bir mahzun yüzün var, işler içime,
Güzeller içinde baş olmaz mıydın?
Aşk dönmüş alevden bir zor biçime,
Çağlayan gözümde yaş olmaz mıydın?

Güzelim bu gönül hep sana kurgun,
Deliyor beynimi, durmuyor burgun.
Bu aşkın hüznünden yemişte vurgun,
Dalıma konan bir kuş olmaz mıydın?

Aşkın kapısında bir gün kaldığım,
Dün gibi senden bir gönül aldığım.
Güzel gözlerine sonsuz daldığım,
Ebedi, engin bir düş olmaz mıydın?

Yaşanmış yıllardan kalmış anımda,
Daha sen varsın hep her ilk tanımda.
Dilerim gitme kal, nolur yanımda,
Başımda dikili taş olmaz mıydın?

Hamit Hayal / Gönen / 19.11.2014

Sevgilim bir vuslata ellerine kına yak

Bağlayıp ta sevdayla benden alarak beni,
Çıkıp gitsen de, bir gün geleceksin sevgilim.
Sen benim hatıramda hiç dinmeyen gözyaşım,
Yıkıp gitsen de, bir gün geleceksin sevgilim.

Gönül yanmış dil söyler, şikâyetinde densiz,
Bir muamma gidişin öyle birden nedensiz.
Kader bağlamış beni, ya seninle ya sensiz,
Bıkıp gitsen de, bir gün geleceksin sevgilim.

Kolay değil yılların bende bıraktığı iz,
Bazen ağlattı beni sualler, çözülmez giz;
Sahi neden ayrıldık, neden ayrı düştük biz,
Bakıp gitsen de bir gün, geleceksin sevgilim.

Sevgilim bir vuslata ellerine kına yak,
Ağaran saçlarına tel tel düşse de hep ak;
Belki ben hayal ettim, hakikat olmayacak,
Akıp gitsen de bir gün, geleceksin sevgilim.

Yıllarca değişmeden karşımda eski resim,
Küskün bir hanedeyim ve hep aynı adresim.
Bir gün çalacak kapım bilemem hangi mevsim,
Yakıp gitsen de bir gün, geleceksin sevgilim.

Hamit Hayal- Gönen:28.11.2007

Bu gece kalbimi yakmasın hüzün

Ben senin gözünde bir hiçtim belki,
Belki yüreğinde ölmüş biriydim.
Hayır, hislerinde sevinçtim belki,
Belki düşlerini bölmüş biriydim.

Belki ayrılığın adıydı ismin,
Sen hep gözlerimin önünde bir sis.
Ne ismin var şimdi ne kutsal cismin,
Şimdi yüreğimde bunca yoğun his.

Varlığın ötede bir yerde saklı,
Ne beni bekliyor, ne umuyorsun.
Sen ya da ben olsak fark etmez haklı,
İçimde hicrana göz yumuyorsun.

Ateşin küllerde söndüğü gibi,
Ne hayaller kurdum, sensiz çürüdü.
Sarhoşum, başımın döndüğü gibi,
Gönül dağlarımı duman bürüdü.

İsterim bu gece yıldızlar gülsün,
Bu gece kalbimi yakmasın hüzün.
Bu gece gözümde alevden gülsün,
Bu gece bir bahar deminde yüzün.

Hamit Hayal / Gönen / 17.11.2014

Hansın sevdiğim

Hakikat ararsan özümden sözüm,
Yalansa dillerim yansın sevdiğim.
Senin için gurbet gurbet gezmişim,
Asırlar, seneler, ansın sevdiğim.

“Ne var ellerinde kalan” desinler,
“Anla artık ömrün talan” desinler;
Senin için bana “yalan” desinler,
Boş ver, âlem öyle sansın sevdiğim.

Gönül yaram ağır, bir sen sararsın,
Benden başka bir ümit mi ararsın?
Talihim kem olsun, bahtım kararsın,
Yorgun bedenimde cansın sevdiğim.

Yeter artık imdadıma koş benim,
Senden başkasına kalbim boş benim;
Aşkın ummanında bu sarhoş benim,
Ne hayal, ne de bir zansın sevdiğim.

Mihnetin ağırdır, sitemdir taşın,
Sanma ki hep mağrur kalacak başın;
Ne sevdan kar eder, ne de gözyaşın,
Bilmem ki döner mi şansın sevdiğim?

Yüreğimden kor misali yandıkça,
Pişman etme beni sana kandıkça.
Gönlüm arzu eder, dil her andıkça
Hayalim sen, hülyam sensin sevdiğim.

Bir ağır aşk hükmü eyler mi hasta,
Katlime ferman yaz, dudağın basta;
Artık boynum bükük, günlerim yasta,
Sen benim gönlümde hansın sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 27.11.2007

Bilmesen de seni sevdim, Asuman

İçten sevmek bu aşkın zor yemini,
Bilmesen de seni sevdim, Asuman.
Bunca yıldır gözlerimin nemini,
Silmesen de seni sevdim, Asuman.

Sensin beni cemaline bağlatan,
Sitemleri gözyaşımda çağlatan;
Yüreğimden sevdim diye ağlatan,
Gelmesen de seni sevdim, Asuman.

Pişmanlığım ateş düştü özüme,
Şu âlemler yok göründü gözüme.
Bundan sonra bir gün olsun yüzüme,
Gülmesen de seni sevdim, Asuman.

Ah’! Sevdiğim ateş gibi, köz gibi,
Ben de yandım nice yanmış öz gibi.
Hak kitapta yer alan bir söz gibi,
Bulmasan da seni sevdim, Asuman.

Belki bıktın bu bendeki haletten,
Mutlu idim ben sende ki hasletten
Belki sen de benim gibi hasretten,
Ölmesen de seni sevdim, Asuman.

Neden sana sevdam hâlâ derin, dinç,
Ne kudret bıraktın bende, ne erinç.
Her andıkça yüreğinden bir sevinç,
Dolmasan da seni sevdim, Asuman.

Neden kıldın bu hasreti nar bana,
Zaman yetmez, ne mekânlar dar bana,
Şu ağlatan dünyada sen yar bana,
Olmasan da seni sevdim, Asuman.

Neden acı çeker seven her ümmet,
Aşk kaderde yaratandan bir zimmet.
Kırık kalple bundan sonra bir himmet,
Kılmasan da seni sevdim, Asuman.

Hayal perdesine düşmüş bir resim,
Sevdan benim hayatımda son mevsim.
Bundan sonra hatıramda bir isim,
Kalmasan de seni sevdim, Asuman.

Hamit Hayal / Gönen / 23.07.2013

Yasal Uyarı

Sitede yer alan tüm içeriğin telif hakları adı geçen yazarın kendisine ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre korunmaktadır. İçeriğin bir kısmı içeriğe link verilerek alıntılanabilir.
facebook.com/hamit.hayal' adresinden yazılarımızın bir kısmına ulaşabilirsiniz.

Son Yazılar

Slideshow

Gallery

cami foto 1981 1975 Cihan Devlet 88 22122013.5 1999.1 19012015

Tarihte Bugün

UserOnline

2 Users Bu sayfayı gezenler.
Users: 2 Guests

NewStatPress

Visits today: 56
Ocak 2015
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ara    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Son Yorumlar

Arşivler