Seni sevmek benim elimde değil

Tutuşurken deme söner bu sevda,
Seni sevmek benim elimde değil.
Başımda bir bulut, döner bu sevda,
Seni sevmek benim elimde değil.

Nice hayallerde, hülyalarda sen,
Erilmez, en uzak dünyalarda sen;
Her gece gördüğüm rüyalarda sen,
Seni sevmek benim elimde değil.

Yine sen gönlünce inlet, yak beni,
İsterdim ki gözün görsün pak beni.
Sevmek için yaratmış ki Hak beni,
Seni sevmek benim elimde değil.

Senin için artık yanmak kaderim,
Biliyorum, bir ömürlük kederim.
Gündüz düşler, gece hayal ederim,
Seni sevmek benim elimde değil.

İncitmenin korkusu var gülümü,
Bu aşk yakar, savurur ya külümü;
Tek çıkar yol düşündüm hep ölümü,
Seni sevmek benim elimde değil.

Önüme dağlar koy, koru dayatta,
İstersen kalbimde sonsuza yatta;
Ümidim kalmasın bu zor hayatta,
Seni sevmek benim elimde değil.

Aşılmaz bir kasvet beni bürüyen,
Her gün biraz daha sona yürüyen;
Ümitsizim, çaresizim çürüyen,
Seni sevmek benim elimde değil.

Ölüm gelse inan karşı dururum,
Kurşun sıkar, senin için vururum.
Ayaklar altına düşse gururum,
Seni sevmek benim elimde değil.

Çektiğim dert olsun, içtiğim ağı,
Gözlerin öldürdü belki kaç sağı.
Sevgilim, geçmeden gel aşkın çağı,
Seni sevmek benim elimde değil.

Aşkından nedir en güzel hediye,
Yıllarca beklerim her gün ver diye.
Bende bilmiyorum neden ne diye,
Seni sevmek benim elimde değil.

Aşılmaz bir düşte bir ömür yerim,
Ağladım, kalmadı gözümde ferim.
Kalbinde bana da bir yer ver perim,
Seni sevmek benim elimde değil.

Hamit Hayal / Gönen / 19.04.2014

Ben sana mecnunum, sol yanım tutkun

Beni ağlatmak mı sevgilim utkun,
Tahtlar senin olsun, taç senin olsun.
Ben sana mecnunum, sol yanım tutkun,
Bir bab-ı esrar bu, aç senin olsun.

Bu dünyada ettin de sen zay beni,
Senden başka bilen olmaz vay beni;
Gönül defterinden düştüm say beni,
Aşka koşan bu yol geç senin olsun.

Kerem içten yanar, Aslı Han ağlar;
Yol vermez, aradan çekilmez dağlar.
Gönülden gönüle çözülmez bağlar,
İki yol var, biri seç senin olsun.

Kaderin hükmünü oku özümde,
Bundan sonra sitem olmaz sözümde.
Ağlattın, bir katre yaş var gözümde,
Geçti gitti kervan, göç senin olsun.

Çekildi içimden gün bata bata,
Seni sevmek günah ya da bir hata.
Gelinlik giymişsin, binmişsin ata,
Alacaksan benden öç senin olsun.

Hamit Hayal / Gönen / 05.11.2013

Yaktın beni seni bildim bileli

Her perdenin arkası bir sır, niçin,
Belki aşka fail olmak, sevdiğim;
Bu dünyada hasret neden gül için,
Bir murada nail olmak sevdiğim.

Diliyorum başın göklere ersin,
Bir murat istersen Allahım versin.
Gerçeği ben sende buldum ne dersin,
Bir sevdaya kail olmak sevdiğim.

Yaktın beni seni bildim bileli,
Gönül defterinden sildin sileli;
Sevdan neden bunca yorgun, çileli,
Bir uzun yol mail olmak, sevdiğim.

Vuslat için bir kütükte yazılı,
Gönül bu vazgeçmez, aşkta azılı.
Sevdan bizim bahtımızda kazılı,
Gözyaşında zail olmak, sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 13.01.2014

Sen içimde kanayan yaradan başka nesin

Seni sevmek kaderin bana verdiği cezam,
Ilgıt ılgıt hasretin yellerinde sen varsın.
Bilmiyorum daha ne kadar sürecek ezam,
Perde inmiş gözümün sellerinde sen varsın.

Bir ümidim kalmasın, silsen de kaderinden,
Bu aşka veda etsem, kurtulsam kederimden.
Bir tutkuyla bağlıyım, kalbimle ta derinden,
Her ak düşmüş saçımın tellerinde sen varsın.

Bütün perdeler indi, aşina yüze çıktı,
Seni sevmekle yolum sandım ki düze çıktı.
Sevda mevsimlerimin sonu hep güze çıktı,
Ey sunam, gözyaşımın göllerinde sen varsın.

Hüzünlerin dostuyum, arkadaşım ben gamla,
Benden şöhreti aldın, sultan olduğun namla.
Sitemden başka nedir gözden akan her damla,
Aşkımın solup giden güllerinde sen varsın.

İki dağı ayıran aradan başka nesin,
Bahtıma düşmüş gölge, karadan başka nesin?
Sen içimde kanayan yaradan başka nesin,
Aşkın hakikat olmaz fallarında sen varsın.

Keşke olsaydın benden bunca ibret alanlar,
Hasretim ve gözyaşım hatıramda kalanlar.
Çözülmez birer düğüm bıraktığın yalanlar,
Bunca gönül vermişin dillerinde sen varsın.

Bir türlü tutamadım, elimden gitti bu aşk,
Kalmadı bir ümidim, benimle yitti bu aşk;
Bir ömrün serencamı, başladı bitti bu aşk,
Ayrılığın kavuşmaz yollarında sen varsın.

Bir gönül defterinde rastlamak var adına,
Bunca yıl geçti belki hiç düşmedim yâdına.
Yarım kalmış bir aşkın hasretim ben tadına,
Yandı nice ümidim, küllerinde sen varsın.

Hamit Hayal / Gönen / 12.08.2013

Ömrümü dört mevsim kış edemezsin

Kalbimi kalbine bağlattın, ama,
Bir gün isyanımla baş edemezsin.
Sen beni bir ömür ağlattın, ama,
Gözümü hep böyle yaş edemezsin.

Hasret alevinde yanarken özüm,
Çaresiz düşlerde ağlardı gözüm
Aşkın hicranına var mı bir çözüm,
Sevdakâr kalbimi taş edemezsin.

Şunun şurasında kader bir elek,
Bıraksın yakamı, değmesin felek.
Ben seni bilirim masum bir melek,
Sevdam bir hakikat, düş edemezsin.

İster ben olayım ister sen haklı,
Şimdi bir divane gönlümün aklı.
Yaşamım sensizlik deminde saklı,
Kanadı kırık bir kuş edemezsin.

Sen beni yakarken ateşten narda,
Ben gönül bıraktım vefasız yarda.
Bir silik gölgeyim, farkıma var da,
Gönül sayfasını boş edemezsin.

İsterdim uzakta kalma ol yakın,
Vuslat muradıma yok deme sakın.
Gönlümde duygular ettikçe akın,
Benden başkasını hoş edemezsin.

Ben sana al diye gönlümü verdim,
Sevgini tadınca yaşamak derdim.
Elbet bir gün bahar gelecek derdim,
Ömrümü dört mevsim kış edemezsin.

Hamit Hayal / Gönen / 08.03.2013

Gizli Millet

                                                ( Bu yazının baştan sona okunması dileği ile…H.H)

Bizler gerçekleri tam olarak öğrenme şansını yakalayamadık! Ne Osmanlı’nın nasıl yıkıldığını öğrenebildik, ne de Cumhuriyet’in hangi şartlarda kurulduğunu... Bir rüya gördük!
90 yıl sürdü! Ne kahramanlarımızla ne hainlerimizle yüzyüze gelebildik!
Hiç kafa yormadık!
Neden sorusundan hızla uzaklaştık!
Sonuçları analiz etmeyi düşünmedik!
Kolay olanı yaptık! Önümüze “DOĞRU” diye getirilen her bilgiyi alıp beyin hücrelerimizin kirlenmesine yol açtık!
Ne yazık ki Türkiye KARANLIKLARIN HAKİM olduğu bir ülkeydi!

Şato!

Aslında bana ilgi çekici bir konu gibi gelmemişti BOĞAZLAR! Ama dünkü yazımdan sonra inanılmaz geri dönüş oldu! Dostlarımız, bizi sevenler, ülkesi hakkında kafa yoranlar ilgisini esirgemedi!
Buradan herkese tek tek şükranlarımı gönderiyorum… Madem büyük bir ilgi gördü, o zaman hem Boğazlar’dan hem MONTRÖ’den devam edelim...
Cumhuriyet belli şartlarda kuruldu! İngilizler bu izni istediklerini yapmamız şartı ile verdiler!
Bizim tarihçiler, siyasetçiler, politikacılar, askerler ve istihbaratçılar, bu konulara pek girmez! Abartarak söylemiyorum, çoğu KURULAN TEZGAHI bilmez! Eski yazıyı okuyamadığımız için de birçok etkili-yetkili, Padişah Vahdettin ve Mustafa Kemal’in bu şarta nasıl razı olduğunu açıklayamaz!
Bizim topraklar SIR MEZARLIĞIDIR!
Halk savaşır, vergi öder, askere gider, devletine sonuna kadar bağlıdır. Kendinden önce milletini düşünür ama nedense gerçeklerle bir türlü buluşturulmaz!
100 yıldır İngilizler için sadece KALABALIĞIZ!

Engin mısralarda şimdi eksik söz

Bana mutluluklar dilediğin an,
Yaşanmış bir aşkın dününe daldım.
Gökler yere indi, yıkıldı bir han,
Ömrümün en bahtsız gününe daldım.

Belki yüreğimde bir yer çökecek,
Ne hakkım var, nasıl derim unuttun.
İnanmıştım, bir gün şafak sökecek,
Sen benim içimde hep bir umuttun.

Kapımı çalacak seni alan güz,
Bu aşktan geriye kalan bir resim;
Boş bir çerçevede solarken bir yüz,
Nihayet bitecek aşkta son mevsim.

Hayal perdesinde bunca yalnızlar,
Aşklar var bilirim, sığmaz rüyaya.
Neden erilemez, uzak yıldızlar,
İnsan niçin gelir bu boş dünyaya?

Sevene bir sebep sorulmaz derdin,
Açıkla, nerdeydin güller solarken?
Gönül bu düştedir, yorulmaz derdin,
Nerdeydin ömrüme hüzün dolarken?

Şu anda zamanın adıdır susmak,
Çok uzun yollara düşte gör derim;
Murat dilemenin adı kan kusmak,
Aşkı bilmeyene zaten kör derim.

Ayrılık her aşkın özünde saklı,
Ölmüştüm bir ümit verdiğin anda.
Serseri gönlümün hep sende aklı,
Bir sessiz varlığa ağla rüyanda.

Bir perde ardında saklı geceler,
Sende rüyalarda kördüğümü çöz.
Anladım, anlamsız artık heceler,
Engin mısralarda şimdi eksik söz.

Hamit Hayal / Gönen / 12.04.2014

Çözülmez bağım var, say beni esir

Onulmaz derdime bir çare söyle,
Beni ateşlerde yakmak mı derdin?
Bilmem ki kaderin hükmü mü böyle,
Gözümden yaş olup akmak mı derdin?

Sebeb-i isyanım geçiyor zaman,
Ayrılık bir ateş, hasretin yaman.
Ben himmet diledim, vermedin aman,
Geriye dönüp de bakma mı derdin?

Bizim hikâyemiz bir dertli nesir,
Kalbimde bıraktı aşk bunca tesir;
Çözülmez bağım var, say beni esir,
Özümde kıvılcım çakmak mı derdin?.

Hangi şarkılarda, hangi sazda sen,
Bir kısa baharda, gelmez yazda sen;
Sevinçte, kederde, dertte, hazda sen,
Her yerde önüme çıkmak mı derdin?

İnsan neden değil bir yalın cisim,
Ne hatıran kalır senden ne isim;
Hâlâ bir hakikat yanılmaz hissim,
Nice ümidimi yıkmak mı derdin?

Terkimi ver bana, bir yerde bırak,
Gözünden ırağım, gönlünden ırak.
İçimde hicran var, her dem bir firak,
Hep böyle boynumu bükmek mi derdin?

Hamit Hayal / Gönen / 10.04.2014

Seninle başladı, seninle bitsin

Sevgilim bu aşka adanan ömür,
Seninle başladı, seninle bitsin.
İstemem sürmeye başka bir ömür,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Hasret alevinde yanarken özüm,
Sabrettim, derdime olmadı çözüm.
Ne olur hükümsüz kılma da sözüm,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Üzülmem, dağları önüme koyun,
İçim hüzün dolsun, bükülsün boyun.
Hayat sahnesinde aşk denen oyun,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Aşkın çözülmez bir dili var, nece,
Kaderde yazılan yalnız bir hece.
Şafağı sökmeyen en uzun gece,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Beni ateşlerde yak, hasretim ol,
Bir ilham misali doğ, kalbime dol.
Beni meçhullere götüren bu yol,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Ayrılık kapımda, son demi güzün,
Hayal perdesine düştükçe yüzün;
Kalbimde yer eden bu dertli hüzün,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Gerçeğe erilmez ey gamsız ulya,
Sadet getirseydi keşke her hülya.
Bu aşk baştan sona zaten bir rüya,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Âlemler biliyor, şahit cihanda,
Çık artık ortaya, kalma nihanda;
Sevdamız şu iki kapılı handa,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Hamit Hayal / Gönen / 02.04.2014

Ayrılık kapımda bir güzde saklı

Aşkı bilmesen de, gitmez zoruma,
Bilirim ki sevda bir özde saklı;
Nefsim akıl ister, muhtaç yoruma,
Her aşkta bir sır var, bir gözde saklı.

Belki yol eğriydi, yoktu düzgünü,
Bir Eylül sabahı ve bir güz günü,
Aşkınla harcandı ömrün yüz günü,
İçimde ki alev bir közde saklı.

Sevgimin dünyası bir engin çapta,
Bir mühür basıldı, geçildi zapta.
Aşkın kitabında bir gizli bapta,
Kader ta ezelden bir cüzde saklı.

Sanki bir ırmaktan engin akışlar,
Aşkın narında var gönül yakışlar.
Yüreğimi delip geçen bakışlar,
Zihnimde gölgeden bir yüzde saklı.

Bir gün geçecek bu sevdanın çağı,
Ne düzü kalacak, ne yüce dağı;
Yine de bu aşkın bir kopmaz bağı,
Ezelden verilmiş bir sözde saklı.

Bir yangından sonra isler içinde,
Kalbim yara, gönlüm sisler içinde;
Nice hasret dolu hisler içinde,
Ayrılık kapımda bir güzde saklı.

Hamit Hayal / Gönen / 07.11.2013

Yasal Uyarı

Sitede yer alan tüm içeriğin telif hakları adı geçen yazarın kendisine ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre korunmaktadır. İçeriğin bir kısmı içeriğe link verilerek alıntılanabilir.
facebook.com/hamit.hayal' adresinden yazılarımızın bir kısmına ulaşabilirsiniz.

Son Yazılar

Slideshow

Gallery

2011 tara0034 tara0029 tara0070

Tarihte Bugün

UserOnline

2 Users Bu sayfayı gezenler.
Users: 2 Guests

StatPress

Visits today: 48

Son Yorumlar