Bilmiyorum, neden hüzün yazıldı?

Aşkın yüce mertebesi kâmilde,
Bir melek misali özün yazıldı.
Sebep, saik, hakikat, her amilde,
Yaksın diye aşkta közün yazıldı.

Mesafeler alıp birkaç kademde,
Hayat her yerdedir hayal her demde.
Her günahkâr suçu arar Âdem de,
Âlemde ilk önce cüzün yazıldı.

Senle aramızda aşk bir barikat,
Ben ağlarken sen gülersin, farikat;
Hangi amel hangi hâl ve tarikat,
Özünde aşk olan sözün yazıldı.

İdrak ettim, şöyle baktım âleme,
Gülde sensin, benziyorsun lâleme;
Yüce Rahman emretti ki kaleme,
En derin âlemde gözün yazıldı.

Ebed bu an, ezel vardır temelde,
Ümit bilmez, sordum demez emelde.
Bin bir mana mah bildiğim cemalde,
Beni benden alan yüzün yazıldı.

Gökler bile hayran yüce zatına,
Bilen bilir, bakmak gerek batına;
Sevdam, söyle aşkın yüce katına,
Bilmiyorum, neden hüzün yazıldı?

Hamit Hayal / Gönen / 20.12.2014

Leyla’ydın gözümde ey çölün kızı

Eridin ve bir mum gibi bittin sen,
Bahtımla aramda surdun vefasız.
Aşkın gurbetine beni ittin sen,
Dedin ki, “Yok senin yurdun”; vefasız.

Tahammül edilmez bir acı bende,
Kanayan yaram var, ilacı sende;
Neye yarar artık bir gün gelsen de,
Beni oyalayıp durdun, vefasız.

Seninle dolu bir hayata veda,
Kapımı çalmadı bir aksi seda.
Neden, nasıl ettim ömrümü feda,
İçimden yer beni kurdun, vefasız.

Aşığım, hasretim ben gül yüzüne,
Yol kavuşmaz oldu vuslat düzüne.
Aşk hicrana döndü, gurbet hüzüne,
Hep hasret okuyla vurdun vefasız.

Coşmaz bir pervane düşünce hızı,
Her sevgi bir yara, her aşk bir sızı;
Leyla’ydın gözümde ey çölün kızı,
Bir hayal peşinde yordun, vefasız.

Hamit Hayal / Gönen / 20.12.2014

Çöl misali gönlüm, serap bu şehir

Şimdi bir yalnızlık duygusu bende,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.
Sarhoşum, bir ölüm uykusu bende,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Yaralı bir ceylan bakışında sen,
Her bahar sellerin akışında sen;
Hasretin o sonsuz yakışında sen,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Ömrümü zayettin, aşkı hiç bende,
Tükendim, kalmadı artık güç bende;
Bundan sonra yanıp durur iç bende.
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Bir hicran bekliyor ardında güzün,
Hiç eksik olmadı kalbimde hüzün.
Aklımdan bir türlü çıkmadı yüzün,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Çöl misali gönlüm, serap bu şehir,
Bir ümit kalmadı, her düşüm tehir.
Gözyaşım sel oldu, hislerim nehir,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Hamit Hayal / Gönen / 19.12.2014

Sevmiştim en güzel çağlarda seni

Yıllar sonra bile ağlarda seni,
Bir kalbi tazimle anarım, güzel.
Sevmiştim en güzel çağlarda seni,
Aklıma düştükçe yanarım, güzel.

Bilmem ki ne diye kestin selamı,
Bir garip kalmıştır aşkın kelâmı.
Ben seni sevmekle buldum belamı.
Bir yara misali kanarım, güzel.

Gerçekler çıplaktır hakikat üryan,
Bin yıl gibi gelir, bir andır rüyan.
Ne demiştin bana; “Gafletten uyan”
Kendi gerçeğime dönerim, güzel.

Düşünce insanın kalkmıyor kolu,
Gönül defterimde hep hicran dolu.
Ararken hakikat denen tek yolu,
Seni hayal eder kanarım, güzel.

Hamit Hayal / Gönen / 17.12.2014

Kim kaldı ardında hayaller kuran?

Muhakkak eğecek kader başını,
Çileye mührünü bastığında gör.
Kalbindeki aşkın sen gözyaşını,
Bir gün ıslanınca yastığında gör.

Zararı bana ver, senin olsun kâr,
Ben seni sevmiştim, edemem inkâr.
Ey gönül tahtıma kurulan hünkâr,
Dost senden selamı kestiğinde gör.

Dokunma gönlümde titreyen tele,
Gözünden düşünce dönmüşüm ele.
Ne mana verirsen ver hırçın yele,
Bir boran savurup, estiğinde gör.

Bir yara kanayıp durur içinde,
Kalmıyor bir sebep, belki niçin de.
Eskirmiş diyorsan yıllar içinde,
Yaşanmış anılar sustuğunda gör.

Bir gölge misali zihninde duran,
Kim kaldı ardında hayaller kuran?
Yıllarca inleyip, ümitle vuran,
Sen benim kalbimi küstüğünde gör.

Hamit Hayal / Gönen / 16.12.2014

Neden hep yalnızdır mezar taşları?

Üstüme gelir bu dünya eğilsem,
Çaresizlik neden bende hep isyan?
Kırık aynada ki kim ben değilsem,
Düşlere yağan kar gibi mi nisyan?

Zordur hazanlarda gülün soluşu,
En bilindik simalardan bak bana.
Ayrılık demektir ömrün doluşu,
Bir yücelmez bahtı yazdı Hak bana.

Yoksa bir gönülden aşkı çalmak mı,
Ölüm mü vuslata kalkmayan kollar?
Sen gittikten sonra yalnız kalmak mı,
Git işte geçmeden gönlümden yollar.

İstersen elveda de artık aşka,
Kaldı mı aşkta bir efsane, söyle.
Gurbete giden bir yol var mı başka,
Git engin gözlerin yakmadan böyle.

Al artık kalmasın kalbimde ahın,
Mesutsun kızıl gül kanarken çünkü
Yüzüne bakmak var her gece mahın,
Eskidi ayrılık, son gölgem dünkü.

Bir sürgün gibiyim, hasrete sanık,
Düşündüm dik iken düşen başları.
Muhakkak kaderin hükmüne tanık,
Neden hep yalnızdır mezar taşları?

Hamit Hayal / Gönen / 15.12.2014

Hayaller mi yakın, düş mü umutlu

Gülüşünden bir an hatıra bırak,
Kader seni bana yazdı, benimsin.
Gönül yakın olsun, varsın yol ırak,
Kader seni bana yazdı, benimsin.

Bu dünyada sana değer verdimse,
Senin çoğul yalnızlığın derdimse;
Yüzün gülsün, ben sırrına erdimse,
Kader seni bana yazdı, benimsin.

Ayrılık sun bana, hicran dayat ta,
Arayıp durdum ben aşkı hayatta.
Sen benim kalbimde sonsuza yatta,
Kader seni bana yazdı, benimsin.

Kaderden güzellik, bahtınca kutlu,
Seni hep görmeyi isterdim mutlu.
Hayaller mi yakın, düş mü umutlu,
Kader seni bana yazdı, benimsin.

Geçen ömre baktım, kalan anada,
Muhakkak bu dünya kalmaz bana da;
Aradım ben seni, buldum manada,
Kader seni bana yazdı, benimsin.

Hamit Hayal / Gönen / 13.12.2014

Ne bir ömre sığar aşk ne bir ana

Gurbet bir harabe, virane ilim,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?
Yıkılsam şikâyet etmez ya dilim,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?

Ne sensiz oluyor, ne senin ile,
Ben çekerken bunca dert bile bile;
Ayrılık diyorum, bir arsız çile,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?

Bunca hâl içinde vefasız, zalim,
Hastayım, değilim artık sağ salim.
Bir divane gönül, yorgun her halim,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?

Her demi bir zehir, karışır kana,
Ne bir ömre sığar aşk ne bir ana.
Göster şu tavrını, al benden yana,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?

Kavrulup giderim kendi yağımda,
Zaman artık değil sevmek çağında.
Silinsin her anım, kopsun bağım da,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?

Düzenim bozuldu, kalmadı şekil,
Ne çoğul mevhumlar artık ne tekil.
Ne olur ömrümden çık artık, çekil,
Sen beni neden hiç anlamıyorsun?

Hamit Hayal / Gönen / 12.12.2014

Sen benim alnımda çile yazıldın

Kaderden bir hüküm düşünce adın,
Verilmiş bir sözde dile yazıldın.
Ben seni hep sevdim vefasız kadın,
Sen benim alnımda çile yazıldın.

Aklıma düştükçe sen ara ara,
Kalbimde açıldı hep eski yara.
Anladım özümü çekince dara,
Sen kadrini bilmez ele yazıldın.

Ben seni ararken bin bir sevinçte,
Sönmüyor bir yangın, yakıyor içte.
Hüküm dediğin ne, gözümde hiçte,
Ak düşmüş saçımda tele yazıldın.

Nice sevdalardan bu sevda engin,
Ayrılık kahrındır, hasretin rengin.
Yine dönüp bakmam, olsaydı dengin,
Gözlerimden akan sele yazıldın.

Ezelden beridir bir eski töre,
Yalandır bu dünya kimine göre.
Belki bir hayaldir, değmez bu köre,
Hasret duygusundan yele yazıldın.

Bir adı hicrandır gözümde nemin,
Sevdanla mağrurum, aşkından emin.
Mukaddes üstüne ederim yemin,
Aşkından yandığım güle yazıldın.

Hamit Hayal / Gönen / 10.12.2014

Bir yabancı gibi geçer giderim

Belki dinmeyecek elem-i aşkın,
Bir yelin önünden kaçar giderim.
Hep hasret taşırım gönlümde taşkın,
Kalbimde bir yara, naçar giderim.

Manasız anladım hicranda, hazda,
Cevrine hoş dedim, yakmadı naz da;
Şu bahar ardından beklenen yazda,
Bir gönül kapısı açar giderim.

Verilmiş bir sözüm, belki ahtım var,
Bilsem ki gönlünde yerim, tahtım var;
Yanarım, neden bir kara bahtım var,
Bir kanadım kırık, uçar giderim.

Diyorsun ya bana, “Hep hayal kurdun.”
Vefasız, sevgimle ayakta durdun.
Senin olsun sevdan, al gönül yurdun.
Sonunda dünyandan göçer, giderim.

Hiç farkı var mı bu aşkın zehirden,
Gözlerimde çağlar bir sel, nehirden.
Bir günde el olup, ben bu şehirden,
Bir yabancı gibi geçer giderim.

Hamit Hayal / Gönen / 07.12.2014

Zamana küsüm ben, yıllara dargın

Ağlattın, incittin, coşturdun beni,
Sonunda anladım, bu aşk bir rüya.
Bir hayal peşinde koşturdun beni,
Yıkılsın, kalmasın sana da dünya.

Kapımı çalarken bu aşkın güzü,
Bir daha geriye dönmez mevsimler.
Karşımda yenilmez hasretin yüzü,
Yaşanmış yıllardan kalmış resimler.

Bir eski şarkıda geçer hep adın,
Bilirim, zamansız solmuş gülde sen.
Ağlatır aklıma düştükçe yâdın,
Hicran alevisin, sönmüş külde sen.

Her gün biraz daha koşarken sona,
Ya düşmüş bir notta ya da bir vurgu.
Girdiğim yollarda götürmez ona,
Kalbimin deler hep hasretten burgu.

Ne bir ümitvarım, ne aşka sargın,
Kayboldum boyumu aşan sislerde.
Zamana küsüm ben, yıllara dargın,
Şimdi boynu bükük, yengin hislerde.

Hamit Hayal / Gönen / 07.12.2014

Ben ki hüsran değmiş, bir kalbi kırık

Başı bin pişmanlık, sonu hıçkırık,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.
Ben ki hüsran değmiş, bir kalbi kırık,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Aşkın yetimiyim, sevdadan öksüz,
Dünyamız virane yıkılmış, köksüz;
Zeminim kaymışta, kalmışım göksüz,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Bahtsız bir şairim, kurbanı aşkın,
Hayal dünyasında kadersiz, şaşkın;
Gözümde yağmur sel, yüreğim taşkın,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Fikrinin zirvesi, şahanede ben,
Seni her ağlatan bahane de ben;
Belki bilmiyorum, daha ne de ben,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Sana bu sevdayı kader ettim ben,
Seni hep ağlattım, heder ettim ben;
Tadımlık ömrünü keder ettim ben,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Aşkını haram et, zehrini kus ta,
Bırak ben diyeyim, sen artık susta;
Ne çırak oldum ben aşkta ne usta,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Benimle ağlayıp gülerken enam,
Yaratan katında var hamd-ü senam.
Adımız meşhurdur, namımız benam,
Sevgilim gözünde ben buyum işte.

Hamit Hayal / Gönen / 05.12.2014

Ayrılık önüme koyduğun yolda

Hasret biçtin, ayrılıklar ekince,
Sanki yarı ölmüş sağlar gibisin.
Sonu bu mu, aşkından el çekince,
Hasretin var ya da ağlar gibisin.

Bir sılay-ı rahim bulup simanda
Seni sevdim, aşka ettim imanda;
Aşk gemisi gönül denen limanda,
Şu yol vermez yüce dağlar gibisin.

Kim istemez ulaşmak bir erince,
Düştüğüm hâl uçurumdan derince.
Şu Hayal Bey sana gönül verince,
Bir serapta coşkun çağlar gibisin.

Gülüşün var, aşkı tarif eder de,
Hüzün gördüm gözlerinde, kederde.
Demek seni sevmek var ki kaderde,
Gönlümü gönlüne bağlar gibisin.

İstersen kaderden bir hüküm olda,
Kudretim tükendi, kalkmıyor kolda.
Ayrılık önüme koyduğun yolda,
Beni bir rüyada eğler gibisin.

Hamit Hayal / Gönen / 04.12.2014

Anlarsın sonunda hep kader haklı

Tutkunla aynaya bak, düşer bir gün,
Sevgilim seninde hasretin varsa.
Hükümdür, saçına ak düşer bir gün,
Sevgilim seninde hasretin varsa.

Bilenin üstünde vardır bir bilen,
Ayrılık bir ömür, dolmazsa çilen.
Çıkmaz gözyaşını bir gün bir silen,
Sevgilim seninde hasretin varsa.

Akıl ne gül görür, gönül ne İrem,
Hâlâ Aslı varsa, kaldıysa Kerem;
İçinde durmadan işler bir verem,
Sevgilim seninde hasretin varsa.

Hasrete dayanmaz, devrilir çınar,
Aşk imtihan eder, felek hep sınar,
Gözlerinde çağlar durur bir pınar.
Sevgilim seninde hasretin varsa.

Bir Yusuf çağrısı her aşkta saklı,
Yusuf’ta kalmıştır Yakup’un aklı.
Anlarsın sonunda hep kader haklı,
Sevgilim seninde hasretin varsa.

Hamit Hayal / Gönen / 03.12.2014

İçimde isyan var her gün batımı

Biterse ayrılık denen şu fasıl,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.
Gözlerin gözüme dalsın da asıl,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.

Gaflet uykusundan artık uyan da,
Ayrılık var imiş sanır duyan da.
Sevgilim dalarsan bir gün rüyanda,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.

Senin de kalbinde bir yel esimi,
Bir çığlık bir şiir, hicran sesi mi?
Sakla gönderdiğim o son resimi,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.

Ne kaldı şurada bahara, yaza,
Kader mahkûm etmiş güzeli naza.
Dokunda telleri inleyen saza,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.

Ayrılık diyorum, kurşun atımı,
İçimde isyan var her gün batımı.
Kalbinde bir yere koy da zatımı,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.

Sevgili, bürünme bir arsız tüle,
Benzersin dikenler içinde güle.
Kalp yanıp dönerken aşkından küle,
Benim seni nasıl sevdiğimi gör.

Hamit Hayal / Gönen / 02.11.2014

Çağ aşmama yol vermeyen nedenler

İçimde ki yaraları kanatmak,
Senin sonsuz mutluluğun değil mi?
Beni her gün ağlatmaya can atmak,
Senin sonsuz mutluluğun değil mi?

Benim aşkın acısıyla doluşum,
Bir çıkmaz yol sana âşık oluşum.
Neden yakmaz yüreğinde soluşum?
Senin sonsuz mutluluğun değil mi?

Mağrursun ya, isyan etsem ne derler,
Neden böyle hüzün yazar kaderler?
Kalbimde ki şu yenilmez kederler,
Senin sonsuz mutluluğun değil mi?

İstiyorum artık bende durulsam,
Bir gönülde sonsuzluğa kurulsam.
Gözlerinde kör kurşunla vurulsam,
Senin sonsuz mutluluğun değil mi?

Şu dünyada aşkı heder edenler,
Ne coşkun ruh ne köhnemiş bedenler;
Çağ aşmama yol vermeyen nedenler,
Senin sonsuz mutluluğun değil mi?

Hamit Hayal / Gönen / 01.12.2014

Gelir geçer, bu bir fasıl dedin mi?

Yolların ucuna yollar ekledim,
Keşke olsan bir gün vasıl dedin mi?
İki dudağından bir söz bekledim,
Bu dünyada sevmek asıl dedin mi?

Neden böyle, aşk kapıyı çalınca,
Çilem başlar, bir rüyaya dalınca.
Dünya senin olsun fakat yalınca,
Bir gün bana halin nasıl dedin mi?

İşte yoksun artık, ele döndün de,
Bir hazan demi bu, yele döndün de;
Ne zaman gözümde sele döndün de,
Gelir geçer, bu bir fasıl dedin mi?

Kim geçti bu yoldan seni anmadan,
Aşkın bir tadımlık, sevgin kanmadan.
Yaşanmıyor sevda bir gün yanmadan,
Aşkın kanunu bu, usul dedin mi?

Hamit Hayal / Gönen / 30.11.2014

“Aşk hüznü bir içli şarkı” mı dedin?

Ben seni sevdikten sonra değiştim,
Sevgilim “Bu aşkın farkı” mı dedin?
Gözlerime dalıp gülen gözlerle,
“Bu aşkın dönmeli çarkı”mı dedin?

Hâlâ bir muamma, bile bile mi,
Çekmesi zor iken kendi çilemi;
Suskunluğu bozup, gelip dile mi,
“Şenlensin şu gönlü barkı”mı dedin?

Ne olur bitmeden yolda düzümüz,
Bizim de şenlensin, gülsün yüzümüz.
“Dilerim gelmeden kara güzümüz,
Kurusun gözlerin arkı” mı dedin?

Ömrüm geldi geçti gurbet elinde,
Ümidim savruldu hicran yelinde.
Seneler var inler gönül telinde,
“Aşk hüznü bir içli şarkı” mı dedin?

Hamit Hayal / Gönen / 29.11.2014

Baştan başa hüzün, hazan olurlar

Neden bu toprağın sevda gülleri,
Bir yangın misali azan olurlar?
Sanki bir ibrettir aşkın külleri,
Aşıka cevreder, nazan olurlar.

Alevden bir kazan özler misali,
Nice söylenmedik sözler misali;
Ummana daldığım gözler misali,
Hasretten bir kuyu kazan olurlar

Gönül dolar, gözden yaşlar akınca,
Göğe çıkar alev, hasret yakınca.
Göğsüne kıpkızıl güller takınca,
Her katle bir ferman yazan olurlar.

İnsanın alnına kader yazmış Hak,
Gönül aynasında aşk hükmüne bak.
Ömrün son mevsimi, saçlarında ak,
Baştanbaşa hüzün, hazan olurlar.

Hamit Hayal / Gönen / 28.11.2014

Yüzüne kaderden bir gölge vursun

Yüzüme tuttuğun aynayı kırdım,
Ben kimim, adımı sormadın bile.
Ne bilinmez idim, ben ne bir sırdım,
Benim için kafa yormadın bile.

İnsanın çilesi var bu dünyada,
İçten içe yakar kalpten bir hüzün.
Geçip giden yıllar düşünce yâda,
Solalı çok oldu o yorgun yüzün.

Vazgeçtim seninle olan yarından,
Zaten bana bir yar olmayacaktın.
Vazgeçtim ömrümün kısa kârından,
Sevmezsem sen hiç var olmayacaktın.

Hudut boylarında bir kör mayını,
Ağlatsın, üstüme sür de köksüzlük.
Unutma, al gitsin hicran payını,
Bırak benim olsun bunca öksüzlük.

Günümde bin tasa, gecemde kaygı,
Yeter ki incitme, kovma başından.
Ne hudut bıraktın bende ne saygı,
Gölgemin farkı yok mezar taşından.

Kalbinde sevdamın elemi dursun,
Bu aşkın hüznüyle var bin yıl yaşa.
Yüzüne kaderden bir gölge vursun,
Bir gün sende sığın bir damla yaşa,

Hamit Hayal / Gönen / 27.11.2014

Yasal Uyarı

Sitede yer alan tüm içeriğin telif hakları adı geçen yazarın kendisine ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre korunmaktadır. İçeriğin bir kısmı içeriğe link verilerek alıntılanabilir.
facebook.com/hamit.hayal' adresinden yazılarımızın bir kısmına ulaşabilirsiniz.

Son Yazılar

Slideshow

Gallery

cami foto 1981 1975 Cihan Devlet 88 22122013.5 1999.1

Tarihte Bugün

UserOnline

2 Users Bu sayfayı gezenler.
Users: 2 Guests

NewStatPress

Visits today: 55
Aralık 2014
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Kas    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Son Yorumlar

Arşivler