Ey benim kalbimde sızlayan yara

Seni var ettiğim bunca hülyaya,
Aldırsan ne yazar, aldırmasan ne?
Sonunda hep yarım kalan rüyaya,
Daldırsan ne yazar, daldırmasan ne?

Aç artık, bir daha kesme önümü,
Ne bahtım biliyor ne ben yönümü.
Sonsuz acılarla geçen ömrümü,
Doldursan ne yazar, doldurmasan ne?

Bir sevda uğruna geçmiştim serden,
Ayrılık var diyen bu hüküm nerden?
Artık bundan sonra düştüğüm yerden,
Kaldırsan ne yazar, kaldırmasan ne?

Elimde senden bir hasret kalmışken,
Git artık bu benden beni almışken.
Gözüm hazanda bir güle dalmışken,
Soldursan ne yazar, soldurmasan ne?

Nice gözyaşlarım döndü bir göle,
Bir Leyla düşünde kim düşmez çöle?
Sen beni aklınca bir garip köle,
Oldursan ne yazar, oldurmasan ne?

Ne yaram kapanır ne bunca ara,
Yıllardır yokluğun dönmüyor vara.
Ey benim kalbimde sızlayan yara,
Öldürsen ne yazar, öldürmesen ne?

Hamit Hayal / Gönen / 21.10.2014

Sevgi nedir bilir misin, tek sorum

Bilmek gerek ölüm hayat farkını,
Olmak istiyorsan yer benim gönlüm.
Gir gönlüme döndür aşkın çarkını,
Bulmak istiyorsan yer benim gönlüm.

Ya çiledir ya bir ölüm kargısı,
Yorar bir gün hayatın zor yargısı.
Bu alemde her yaranın sargısı,
Kalmak istiyorsan yer benim gönlüm.

Kara günde dost bilirsen yüzüm ak,
Manayım ben, bir başını çevir bak.
Her bakışı ibret kılmış yüce Hak,
Almak istiyorsan yer benim gönlüm.

Benim senle olmadı hiçbir zorum,
Sevgi nedir bilir misin, tek sorum;
Ne yok dedim ben rüyana ne yorum,
Dalmak istiyorsan, yer benim gönlüm.

Aşk üstüne Allah kurmuş yapımı,
Ondan başka kim ne bilsin çapımı.
Seni her gün hep bekleyen kapımı,
Çalmak istiyorsan, yer benim gönlüm.

Hamit Hayal / Gönen / 15.10.2014

Aşka bir vedadır özünde Eylül

Biraz hüzün verir her solmuş resim,
Ben seni hep sevdim sözünde Eylül.
Nihayet kalbime düşen son mevsim,
Aşka bir vedadır özünde Eylül.

Ne verirse versin hayat her derste,
Her gönül muhtaçtır birazcık meste.
Çözülmez muamma, bir engin beste,
Bir kader hükmünün cüzünde Eylül.

Şu vurgun mevsimden geri git biraz,
Ne aldın hayattan, aşktan mı bir haz?
Şimdi bir efsane ve bir masal yaz,
Belki bir başlangıç güzünde Eylül.

Sevgiler biter mi, kopar mı bağda,
Gülün yas var şimdi solduğu bağda.
İsterdim hep kalsın bir eski çağda,
Ayrılık ve hasret, hüzünde Eylül.

Artık göz ararken zengin günleri,
Yaşadık, kalmadı rengin günleri;
Elveda ey ömrün engin günleri,
Şimdi her sevenin yüzünde Eylül.

Hamit Hayal / Gönen / 30.08.2014

Yoksun artık seni yolcu edeli

Aşkın dünyasında renkli neonlar,
Loşluğun içinde bir loşluk vardır.
Ne biz anlıyoruz aşkı ne onlar,
Boşluğun içinde bir boşluk vardır.

Ne olursa olsun aşkın bedeli,
Bırakmak olmasın tuttuğum eli.
Desinler gam yemem ömrümde deli.
Sarhoşluk içinde sarhoşluk vardır.

Sahte âlemleri at gönlünden at,
Düşünmek gökleri hep böyle kat kat.
Alanlar bilir ki bu dünyadan tat,
Hoşluğun içinde bir hoşluk vardır.

Yoksun artık seni yolcu edeli,
Elbet anlar aşkı bir gün her deli.
Değer verdim, şayet buysa bedeli;
Derim ki zalimde bir puştluk vardır.

Hamit Hayal / Gönen / 07.06.2014

Yüreğimde Eylül düşlü bir hazan

Bin yıl geçse yüreğimden silinmez,
İz bıraktın, geldin geçtin ömrümden.
Aşk bir gönle nerde düşer, bilinmez,
Giz bıraktın, geldin geçtin ömrümden.

Seni sevdim bir tarifsiz biçimde,
Bir manam yok ve belki ben hiçimde,
Bir girdapta dertle döndüm, içimde
Öz bıraktın, geldin geçtin ömrümden

Bu dünyada gerçek değil her zahir,
Çekeceğim, kader olmuş bu kahir;
Bir sanattan öte yüce ve mahir,
Söz bıraktın, geldin geçtin ömrümden

Anlardın sen beni sevgi farkından,
Geçmek zormuş şu feleğin çarkından.
Yağmur dolup boşalacak arkından,
Göz bıraktın, geldin geçtin ömrümden

Bir yangın ki, üflendikçe hep azan,
Belki böyle ferman etti dert yazan;
Yüreğimde Eylül düşlü bir hazan,
Güz bıraktın, geldin geçtin ömrümden

Hayal bitti, vazgeçtim her emelden,
Yıktın sen bu aşkı gittin temelden.
Ah sevgili, hüzünlü bir cemalden,
Yüz bıraktın, geldin geçtin ömrümden.

Hamit Hayal / Gönen / 14.10.2014

Beni sarhoş eden meydi günahım

Belki bu cihanda yok idi dengin,
Eğilmez başımı eğdi günahım.
Kalbime düşmüştü bakışın engin,
Onulmaz yarama değdi günahım.

Şimdi bir seraptır o çok uzak el,
Dualar eklemiş, gel demiştim gel.
Gönlümde bir ateş ve gözümde sel,
Beni sarhoş eden meydi günahım.

Sonunu bekledim bir yıkık handa,
Sevince görürsün dedim bir yanda.
Çıkmıştın karşıma ummadık anda,
Tarif edilmez bir şeydi günahım.

Aklımda olsan da bir rengin isim,
Ruhun bir kara taş,bedenin cisim.
Tükendim, sevmeye kalmadı hissim,
Artık bilmiyorum, neydi günahım?

Hamit Hayal /Gönen / 12.10.2014

Bir saymışım hasretimi hüzünden

Bir saymışım hasretimi hüzünden,
Gözünde bir hiçmiş kadar sarhoşum.
Karşılık bulmayan sevgim yüzünden,
Sanki her gün içmiş kadar sarhoşum.

Hakikati hep ararken yalanda,
Gönül gezer sanki boş bir alanda.
Giden zalim, farklı değil kalanda,
Hep kendimden geçmiş kadar sarhoşum.

Sende şayet biraz sevgi var ise,
Görünmezsin, neden daldın bir sise?
Bense mahkûm darmadağın bir hisse,
Nice günah biçmiş kadar sarhoşum.

Mutlu idim birkaç satır yazınca,
Zormuş hasret yangınları azınca.
Zulüm çıkar yüreğinden kazınca,
Bir gönülden göçmüş kadar sarhoşum.

Vuslat hayal, ayrılık var rüyada,
Hep aynı şey yalan aşkta, hülyada;
Neden sevdim bilmem ki bu dünyada,
Seni bulmak güçmüş kadar sarhoşum.

Bir saymışım hasretimi hüzünden,
Gözünde bir hiçmiş kadar sarhoşum.
Karşılık bulmayan sevgim yüzünden,
Sanki her gün içmiş kadar sarhoşum.

Hamit Hayal / Gönen / 11.10.2014

Belki hâlâ kalbinde bir yarayım

Neden hala ömrümde bir çilesin,
Kim var seni güldürmeyi başardı?
Gönül aşkı senden nasıl dilesin?
Sevdim dedim, gözlerin mi yaşardı?

Derin rüyalardan uyan desem boş,
Ne sen kaldın ne yaşamın tadı hoş;
Seni sevdiğimden beri dil sarhoş,
Ferhat olsa zor dağlardan aşardı.

Neredesin, seni nerde arayım,
Göster bana katına yol, varayım,
Belki hâlâ kalbinde bir yarayım,
Gönlüm çağlar, sevinçlerle taşardı.

Kısacık bir mevsim ya da bir anlık,
Öyle değil, ömür boyu pişmanlık.
Senin bana bu yaptığın düşmanlık,
Seven sevdiğine ancak koşardı.

Kaderin şu yazıldığı cüzde mi,
Aşkın sırrı taşıdığın yüzde mi?
Anlıyorum, kapımda son güz demi,
Yüreğine hazanlar mı düşerdi?

Hamit Hayal / Gönen / 09.10.2014

Gönlüne bir yüz düşünce, ağladın

Zihnindeki mazi denen bir resim,
Gönlüne bir yüz düşünce, ağladın.
Varla yoğun arasında bir mevsim,
Ömrüne bir güz düşünce, ağladın.

İstiyorsan benden beni al ve git,
Belki bir an, birkaç saat kal ve git;
En sonunda bir hayale dal ve git,
Aklına bir giz düşünce, ağladın.

Dünyada tutsaktır aşkın erdemi,
Bir kere sevdin mi zordur her demi.
Giderken meçhule doğru son gemi,
Yoluna bir iz düşünce ağladın.

En muazzez derdimdir bu çekerim,
Belki bundan sonra dönmez tekerim.
Kalp niyaz ederse Mevla’mız kerim,
Kaderden bir cüz düşünce ağladın.

Hayal Beyi bilmiyorum noldun da,
Gönlün ağlar, gözlerinle doldun da;
Gitmeyen bir şey mi var ki yolunda,
Özüne bir köz düşünce, ağladın.

Hamit Hayal / Gönen / 08.10.2014

Gir içeri, kalma yorgun eşikte

Sürme artık, bulamazsın izimi,
Mazi olmuş yıllarımda sen varsın.
Pişman olup dövsem de boş dizimi,
Gurbet gurbet yollarımda sen varsın

Şahlar düştü, geldi geçti hanlarda,
Günahım sen, dilimde ki zanlarda.
Gönlü olan bir bakışta anlarda,
Benim yorgun hallerimde sen varsın.

Hasret beni yüreğimden vururken,
Bu hal nedir böyle durup dururken?
Ümitsizim, gözyaşlarım kururken,
Bütün çıkmaz fallarımda sen varsın.

Tatmadıysan hasretin en zorunu,
Çözmek zordur aşka dair sorunu.
Görmez gözün yüreğimin korunu,
Yanıp gittim, küllerimde sen varsın

Beni katsan hayat denen koşuna,
Nasıl gitmez seni sevmem hoşuna?
Ne demiştin; “Kürek çekme boşuna.”
Gözyaşından sellerimde sen varsın

Gir içeri, kalma yorgun eşikte,
Duygularım öyle delik deşikte;
Kırk yıl önce uyuttuğun beşikte,
Her düşümde kollarımda sen varsın.

Hamit Hayal / Gönen / 06.10.2014

Bir bayram sabahına uyanırken dünyamız

Gönül ister ki bunca acılar dünde kalsın,
Bir bayram sabahına uyanırken dünyamız.
Garip, yoksul ve yetim dünyadan murat alsın,
Bir sonsuzluk deminde hiç bitmesin rüyamız.

Ne bir engin, yorulmuş hasretlere erilir,
Ne de hakikat olur, şahlanır Onsuz düşler.
Her kimin bir hasreti varsa eğer, verilir.
Kırılmış gönüllerde yaşar mı sonsuz düşler,

Neden hâlâ anlamsız insanın savaşları,
Neden Hakka bakışta kahreden bunca sığlık?
Bazen Filistin olmuş dünyanın gözyaşları,
Bazen çok ötelerden, Sincan’da derin çığlık.

Hakikati arayan kalplerde hâlâ kırık,
Bir zamanlar Bosna’ydı ateşler altında kül.
Ve hâlâ müminlerin kalbinde bir hıçkırık,
Bilmiyorum, bu çağda kalmış mıdır açmış gül?

Parmakları kınalı nineler şimdi yasta,
Ölüm tarlalarında esir kalmış ya Gülşen.
Medeniyet denilen bu bakış dünden hasta,
En uzak diyarlardan en yakına kimdir şen?

Hani nerde diriltip, aşka umut verenler,
Çözülmüş ve çürümüş her gönülde bir şaki.
Oysa ne yiğitlikler kaldı ne alperenler,
Bir yanda zulüm ve kin, bir yanda puştluk baki,

Veda edip ebedi içimizde putlara,
İbrahim makamından çağlar ötesi çağrı,
Koşun ey sevgililer gökten inmiş kutlara,
Ne hasret kalsın bugün, ne kalplerde bir ağrı.

Bir hayal ötesinden kapıyı çalan kimdi,
Dilimde bir isyanla istiyorum haykırmak.
Gönül sadetle dolan eski zamanda şimdi,
Heyhat, hatıralardan zihnimde coşkun ırmak.

Nemrutun ateşinde yanan kimin günahı,
Ey nefsim tutun artık, anlamak için yanda.
Anlarız elbet bir gün yandığımız gün ahı,
En mübarek bayramlar diliyorum bu anda.

Her zalim günahınca inşa eder bir eser,
Maveradan öteye geçmesin, burda kalsın.
Kardeşlik denen ahtın yerinde yel mi eser,
Bir ilahi hüküm mü, bu dünya kurda kalsın?

Ne ayrılık sevdanın vuslatla biten faslı,
Ne Ferhat’ı bekleyen Şirin kaldı âlemde.
Ve hâlâ bilinmeyen ölüm ne, nedir aslı.
Yoruldu günahları yazan mahzun kalemde,

Ümitsizlik ruhumu dirilten aşka engel.
Tatmak varken âlemde nice günler nice ak;
Umulmadık yerlerden çıkıyor başka engel.
Bir sonsuz duam kaldı yüreğimde bir de Hak,

Nice yanmış gönülde ümit olmak isterdim,
Daha kaç yıl sürecek dünyada bunca hüzün?
Neden böyle bitmiyor ebed mi benim derdim,
Şimdi mahzun olmaya doğru yanmış bir yüzün.

Aslında kapıları ardınca açık Hakkın,
Bir vedaya elveda değil ruhumda ki güz.
Şimdi dualarında kim Hakka öyle yakın,
Bu bayram sabahında gülsün kaderden bir cüz.

Yeniden bir diriliş ile gönül bağımız,
Tutmalıyız elinden, yücelmeli umutlar.
Hep böyle yanmamalı biliyorum çağımız,
Bu bayram sabahında dağılmalı bulutlar.

Ve kim ki yüreğini hakikate açarsa,
Zamanlar ötesinden Arş’a yakın yerdesin.
Kim bir yudum hayatın baharında naçarsa,
Ne hükmü olur adı bayram olsa her dersin.

Bayramlar güzelliğin zirve yaptığı zemin,
Gönül coşkunluğuyla şaha kalktığı zaman;
Her kim ki yaradanın merhametinden emin,
Gerçek sadet deminde gözler aktığı zaman.

Ey insanlık! İlahi hükümce varsa cezan,
Karanlık gecelerin nurlu sabahında dil;
Bir başka manasıyla bu şafakta ilk ezan,
Hem gözler ağlamalı hem gönüller bunu bil.

Ruhlar ve bedenlerle secdede iken başlar,
Bir düşünme faslında bitsin bu soysuz cinnet.
Teslimiyet kalplerde gül açtığı an başlar,
Bilmeliyim bu bayram keşfederken bir cennet,

Gönül ister ki bunca acılar dünde kalsın,
Bir bayram sabahına uyanırken dünyamız.
Garip, yoksul ve yetim dünyadan murat alsın,
Bir sonsuzluk deminde hiç bitmesin rüyamız.

Hamit Hayal / Gönen / 04.10.2014

Nasıl sevdim senin gibi sanemi

Ak düşlerde hasretime hep kara,
Çalan seni sevdiğime pişmanım.
Ben bu aşktan yüreğimde bir yara,
Kalan seni sevdiğime pişmanım.

Nasıl sevdim senin gibi sanemi,
Ateşlerde yakıp durdun sinemi.
Hiç uğrun benim bunca senemi,
Alan seni sevdiğime pişmanım.

Sevgi nasıl olur döner nefrete,
Rahmet derken tutuldum bir afete.
En sonunda dönülmez bir gaflete,
Dalan seni sevdiğime pişmanım.

Elde değil, gönül düşer ulyaya,
İnsan sever, bağlanır bir hülyaya.
Bunca zaman beni bir boş rüyaya,
Salan seni sevdiğime pişmanım.

Senin için tutuşurken özümden,
Kıymetin yok, düştün artık gözümden.
Aşk dediğim varlığımı özümden,
Çalan seni sevdiğime pişmanım.

Hasret engel, ayrılıklar barikat,
Ne yol kaldı önümde ne tarikat.
Benim sende bildiğim tek hakikat,
Yalan, seni sevdiğime pişmanım.

Hamit Hayal / Gönen / 16.09.2014

Sen aklıma düşünce bu çağlarda

Ümidimin tükendiği bir an ki,
Gözyaşımı silecektin, ne oldu?
Yoruldum sevmekten seni inan ki,
Derdim nedir bilecektin, ne oldu?

Ateşlerde yandı nice sineler,
Bir rüyada gibi geçti seneler.
Bana neler vadetmiştin sen neler,
Yüzüme hep gülecektin, ne oldu?

Yangınlar misali hasretin diri,
Bir yürek taşırdım, devlerden iri.
Oysa ben değildim her hangi biri,
Düşlerimi bölecektin, ne oldu?

Yine gönül yangınlarım azınca
Aramadın son mektubu yazınca.
Gözümde bir değerin var nazınca,
Hasretimden ölecektin, ne oldu?

Gönlüm bir düş âleminde ağlarda,
Aşk kalmadı, koptu gitti bağlarda.
Sen aklıma düşünce bu çağlarda.
Bir gün dönüp gelecektin, ne oldu?

Hamit Hayal / Gönen / 30.09.2014

Dünyaya bağlandım, sen varsın diye

Seni bengi taşa kazmak isterdim,
Bende hüsran dolu bir iç mi kalsın?
Öfkemi bir çağa yazmak isterdim,
Bu aşktan geriye bir hiç mi kalsın?

Her şey beni yakan bir ah misali,
Sensin pişmanlığım, bir vah misali;
Aşkını kaybetmiş bir şah misali,
Geriye taht ile bir taç mı kalsın?

Nice gönül yakan bir zor perisin,
Bir başka âlemden, burdan berisin.
Fakat neden hala yolda gerisin,
Menzilden menzile bir göç mü kalsın?

Ne bu alev yaksın, ne sarsın diye,
Dünyaya bağlandım, sen varsın diye.
Hep sustum bir ömür ağlarsın diye,
Alınmayı bekler bir öç mü kalsın?

Kalbinde bir yerim olmadıysa yan,
Günahım pek sabit, suçum mu ayan?
Uyan bu gafletten sevgilim uyan,
Ardımda zulmeden bir güç mü kalsın?

Öyle bir sevda ki, ağır bir şelek,
Dostum haset etti, kıskandı felek.
Yaptığın bu zulüm ey süslü melek,
Üstümde bir leke, bir suç mu kalsın?

Kırık bir testiden içerken suyu,
Gözlerin içine düştüğüm kuyu.
Sen benim zihnimde var bin yıl uyu,
Yüreğim sevgine hep aç mı kalsın?

Hamit Hayal / Gönen / 29.09.2014

Seni sevdim inan başka biçimde

Işık göçer, hicran kalır allardan,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.
Bir gün gelir geçer Eylül dallardan,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.

Yetmiyor her cümle, kelime, hece,
Her hüzün içimde sonsuz bir gece.
Bir muamma belki, bir zor bilmece,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.

Yüzüme bakmadan alıcı gözle,
İmtihan ettin sen beni bir közle.
Anlatmak istedim şiirle, sözle,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.

Hayal eder, bir rüyada yaşarsın,
Bir gün sende meçhulleri aşarsın.
Gözden akar, yüreğimden taşarsın,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.

Neden sana yüreğimin ilgisi,
Bunca acı…Keşke olsa silgisi.
Kaderdeymiş aşkın hikmet bilgisi,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.

Nice derin yalnızlıklar içimde.
Sen olmasan varlığımla hiçim de;
Seni sevdim inan başka biçimde,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.

Hamit Hayal / Gönen / 27.09.2014

Bir meal bıraktın, belki bir mana

Güzün bu deminde son gülde soldu,
Kalbimde bir isim değilsin artık.
Fani bir sevdanın vadesi doldu,
Zihnimde bir resim değilsin artık.

Çağa, asra değil, yazıldın ana,
Bir meal bıraktın, belki bir mana.
İsterdim yüzünü dön benden yana,
Bir madde bir cisim değilsin artık.

Hakikat zannedip hayale kanış,
Sadece pişmanlık sadece yanış.
Bir yabancı gibi artık ne tanış,
Ne sevgili, hısım değilsin artık.

Anla Eylüldeyiz, ayrılık baki,
Meclisler dağıldı, çekildi saki.
Sen düzde ki ceylan ben dağda şaki
Belki sende hasım değilsin artık.

En güzel seneler olmuşsa heder,
Bu böyle gitmezdi, her anı keder.
Sonu böyle olsun istedi kader,
Belki hüzün, yasım değilsin artık.

Hamit Hayal / Gönen / 24.09.2014

Aşkın gözyaşında yıkandı özüm

Kader kitabında ne varsa zahir,
Aşkın gözyaşında yıkandı özüm;
Neden bu ayrılık neden bu kahir,
Aşkın gözyaşında yıkandı özüm.

Bilmem ki böylemi istedi yazan,
Nicedir daldığım umman bir kazan.
İçimde bir yangın, gönlümde hazan,
Aşkın gözyaşında yıkandı özüm.

Yaratan ruhundan üfler ki taşa,
Bitiyor dediğim yol döner başa.
Gözlerim yeniden bulanır yaşa,
Aşkın gözyaşında yıkandı özüm.

Hal mecnun misali, yol düştü çöle,
Yolcuyum ilk emir ta “ol” dan “öl”e;
Kalbinde bir hüzün taşır her köle,
Aşkın gözyaşında yıkandı özüm.

Bir ömür geçti ben hâlâ hülyada,
Hakikat sandığım yar var rüyada.
Bir murat ararken yalan dünyada,
Aşkın gözyaşında yıkandı özüm.

Hamit Hayal / Gönen / 23.01.2013

Kaderden gülmedi yüzümüz bizim

Kadehin boşaldı yeniden doldur,
Yanar bir ateşte özümüz bizim.
Ayrılık bitmiyor, bir uzun yoldur,
Nicedir ıslanır gözümüz bizim.

Kapılmışım bende aşkın seline,
Elemden başka ne geçti elime?
İçte bir hıçkırık, birkaç kelime,
Kalmadı diyecek sözümüz bizim.

Ben kimim diye bir aynaya baktım,
Hiçliği resmettim, zamanı yaktım.
Bir sevda düşünde bir gönle aktım,
Baştan sona hicran cüzümüz bizim.

Nurdan bir cemali gördüm göreli,
Dönülmez bir yola girdim gireli.
Düşmedi yakamdan aşkın bir eli,
Dağların ardında düzümüz bizim.

Sığındım kalp denen bir kara taşa,
Yandıkça ateşte yol döndü başa.
Sevdiğim bahtınca bir ömür yaşa,
Son mevsim, kapıda güzümüz bizim.

Bu aşkın alevi yaktıkça azar,
Üflenmiş düğüme, edilmiş nazar.
Takdir kalemince bir hüküm yazar,
Kaderden gülmedi yüzümüz bizim.

Hamit Hayal / Gönen / 19.01.2013

Bayram et sevdiğim, giyin alları

Zaman aktı gitti, yıl geçti boşa,
Tattığım bu aşka yazık değil mi?
Ayrılık hasret mi, giden ne hoşa,
Battığım bu aşka yazık değil mi?

Ağrı girer, dün saplanır döşüme,
Çok zamandır içimde bir üşüme.
Sana varmak ümidiyle düşüme,
Yattığım bu aşka yazık değil mi?

Nasıl geldi geçti, o günler nerde,
Mazlumun ahı hiç kalır mı yerde.
Sonunda çaresiz, onulmaz derde,
Çattığım bu aşka yazık değil mi?

Söyle neye değdi bir ömrü yemek,
Özün sahte, sözün yalanmış demek.
Gözyaşlarım, hasret ve bunca emek,
Kattığım bu aşka yazık değil mi?

Bayram et sevdiğim, giyin alları,
Kırıldı gönlümün umut dalları.
Çıkar umuduyla nice falları,
Tuttuğum bu aşka yazık değil mi?

Hamit Hayal / Gönen / 20.09.2014

Ne ismin türkümde var ne ağıtta

Bırak yüreğimde hasretin kalsın,
Boş yere yanmaktan vazgeçtim artık.
Gözlerim bir sonsuz boşluğa dalsın,
Adını anmaktan vazgeçtim artık.

Hâlâ bilmiyorum nasıl bir çağdı,
Ölüm yoktu henüz, aşkımız sağdı.
Gönül ikliminde hep yağmur yağdı,
Hayale kanmaktan vazgeçtim artık.

Kanadı bir kırık kuştum kafeste.
Çile aldım verdim ben her nefeste.
Aç artık yelkeni, çek git aheste,
Leylamsın sanmaktan vazgeçtim artık.

Yak beni ateşte, közde dağıt ta,
Ne ismin türkümde var ne ağıtta.
Şiirlerim kalsın bir ak kâğıtta,
Katına sunmaktan vazgeçtim artık.

Keşfetmek yeniden belki özümü,
Bitirdim bu demde artık sözümü.
Senelerce yaş döktüğüm gözümü,
Gerçeğe yummaktan vazgeçtim artık.

Hamit Hayal /Gönen / 15.09.2014

Search
Advertisement
Yasal Uyarı
Sitede yer alan tüm içeriğin telif hakları adı geçen yazarın kendisine ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre korunmaktadır. İçeriğin bir kısmı içeriğe link verilerek alıntılanabilir.
facebook.com/hamit.hayal' adresinden yazılarımızın bir kısmına ulaşabilirsiniz.
Son Yazılar
Etiketler
Slideshow
Gallery
cami 06102012-8 foto 2011-1 1981 1975
Tarihte Bugün
UserOnline
NewStatPress
Visits today: 41
Ekim 2014
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eyl    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  
Son Yorumlar