Çok mu bir başkaydın, ne idi farkın

Sen beni yaşattın bir hoş rüyada
Neden, söyle neden ben seni sevdim?
Madem ayrılık var şu boş dünyada
Neden, söyle neden ben seni sevdim?

İnan ki çok başka, bir farklı yüzün
Almaz mı başlardan her aklı yüzün?
Şimdi bir meçhulde hep saklı yüzün
Neden, söyle neden ben seni sevdim?

Mahvettin zihnimi gün be gün oyup
Bir murat almadım sevginle doyup.
Sevgilim, bir melek yerine koyup
Neden, söyle neden ben seni sevdim?

Şimdi aramızda ayrılık perde
Yıllarca aradım hep meçhul yerde.
Dünyada aşk var mı, varlığın nerde
Neden söyle neden ben seni sevdim?

Sel sel ettin, gözyaşımı çağlattın
Nice daldım, düşlerimde ağlattın.
Sen beni bir boş hayale bağlattın
Neden, söyle neden ben seni sevdim?

Esiriyim şimdi bir dönmez çarkın
Tütmez bir ocağın, bir viran barkın.
Çok mu bir başkaydın, ne idi farkın
Neden, söyle neden ben seni sevdim?

Hamit Hayal / Gönen / 25.05.2015

Sen benim halimde kendini görsen

Sevdan tutunduğum en yüce daldı
Bir manası var mı artık sevmenin?
Bir bahar düşünün ne hükmü kaldı
Bir manası var mı artık sevmenin?

Aşkın kelamında kalmadı vurgu
Sen mi vefasızsın, sevdan mı burgu?
Her şey mi bir oyun, her şey mi kurgu
Bir manası var mı artık sevmenin?

Bir zaman önümü kesen yellerde
Artık ne ümit var, ne sen yellerde.
Ayrılık var diyor esen yellerde
Bir manası var mı artık sevmenin?

Kim var seni benden sonra anacak
Kim var aşkın gözyaşına kanacak?
Benim kalbim karşılıksız yanacak
Bir manası var mı artık sevmenin?

Yıkıldı bu duvar, yeniden örsen
Sen benim halimde kendini görsen.
Olmuyor sevgilim, neyleyim körsen
Bir manası var mı artık sevmenin?

Hamit Hayal / Gönen / 23.05.2015

Yüreğim bahtiyar sevmekle seni

Gözlerin kaderin yazdığı şiir
Bırak hasretimi derdim ne sorma.
Geceye hep şiir yazmaz ya şair
Yoruldum bu aşktan, yeniden yorma

Bin yıl sonra anıl, aşkımla okun
Kalbimde bir yara kaldıkça yüzün.
Yaşanmış zamanın tadına dokun
O eski günlerden sonra bu hüzün.

Belki hakikati kucaklar rüyan
Yüce duyguları sana sunmuşum.
Ben ki yüreğinde anadan üryan
Aşkın gözyaşında senle yunmuşum

Bana kaderimden yakınsın usta
Gönlüme yazıldın, değil bir taşta.
Anılar konuşsun sevgilim susta.
Gözlerimden akan her damla yaşta

Bir sevmek suçu bu, tüketti beni
Kalmadı dünyada mutluluk densin
Yüreğim bahtiyar sevmekle seni
Hüzün her şafakta yeniden sensin.

Hamit Hayal / Gönen / 18.05.2015

Şimdi halden hale düştü eserin

Bir hayalden öte aşkın çağları
Sürünecek yollar bekler sevdiğim.
Aşmak gerek zirvesi gök dağları
Yürünecek yollar bekler sevdiğim.

Çekecek çilesi varmış ki serin
Yüreğimde işler durur keserin.
Şimdi halden hale düştü eserin
Çürünecek yollar bekler sevdiğim.

Bir sevdanın özü düştü özüme
Ayrılıklar kavuşmuyor çözüme.
Aşkın menzilinde gurbet gözüme
Görünecek yolar bekler sevdiğim.

Ateş düşmüş gibi sanki samana
Bu dünyada muhtaç olduk amana.
Aman vermez bir vefasız zamana
Bürünecek yollar bekler sevdiğim.

Bir hayalden öte aşkın çağları
Sürünecek yollar bekler sevdiğim.
Aşmak gerek zirvesi gök dağları
Yürünecek yollar bekler sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 12.05.2015

Sen aslına dönsen, bende özüme

İnan aşkın yaz mevsimi dönmeden
Alır seni buralardan giderdim.
İçimdeki aşk alevi sönmeden
Alır seni buralardan giderdim.

Yıllar yılı hüzün dolu rüyamız
Geçti artık, kalmadı bir hülyamız.
Yeni baştan kurulsaydı dünyamız
Alır seni buralardan giderdim.

Düşür beni gönlündeki ağlara
Dönebilsem yine ben o çağlara.
Bir yol için yalvarırda dağlara
Alır seni buralardan giderdim.
.
Bana beni anlatacak dil sende
İşte karşılıksız sevdim bil sende.
Beni gönül defterinden silsen de
Alır seni buralardan giderdim.

Varsın zarar benim olsun, senin kâr
Seni sevdim, etmiyorum hiç inkâr.
Kapısında kul olduğum ey hünkâr
Alır seni buralardan giderdim.

Şu çıkmazlar zor görünür gözüme
Kavuşmuyor kördüğümler çözüme.
Sen aslına dönsen, bende özüme
Alır seni buralardan giderdim.

Hamit Hayal / Gönen / 08.05.2015

Gözde yaş olmazsa, düşmezse öze

Sevginin sonunda var ise kahar
Kimsesiz, zavallı cüceler ağlar.
Sevgilim, bir aşka gelmezse bahar
Başı göğe değen yüceler ağlar.

Düş artık yollara, gerçeği ara
Vuslatı olmayan her aşk bir yara.
Kaderden mi gülmez, bahtı mı kara
Şafağı sökmeyen geceler ağlar.

Hakikat olmayan nice rüyada
Hayaller bir hiçtir, boştur hülyada.
Çözülmez sırrı var aşkın dünyada
Uğruna yanılan eceler ağlar.

Aşıkı maşuka bir bende eden
Nedenin ardında ara bir neden.
Aşkın menzilinde güle ermeden
Gönlü yaralanmış niceler ağlar.

Sevmek her insanda işlerse söze
Sonunda aşk olur, döner bir köze.
Gözde yaş olmazsa, düşmezse öze
Yorgun cümlelerde heceler ağlar.

Hamit Hayal / Gönen / 06.05.2015

Her şey bir rüyada geçmiş olsa da

Ben seni bilirim aşk ne dendi mi
Sevmeyi öğrettin bana yeniden
Engin gözlerinde buldum kendimi
Sevmeyi öğrettin bana yeniden.

Aşkın kitabında her sayfa, cüzde
Baharda açarken, solarken güzde.
Sen varsın ağlayan, gülen her yüzde
Sevmeyi öğrettin bana yeniden.

Ömür bir mühlettir, inan dolsa da
Kim gülleri sevmez bir gün solsa da.
Her şey bir rüyada geçmiş olsa da
Sevmeyi öğrettin bana yeniden.

Bu sevda sığar mı bir damla yaşa
Bir hükmü olur mu “Dön” desem başa.
Aşkı ilham ettin sanki bir taşa
Sevmeyi öğrettin bana yeniden.

Dirik tutkuları verdin elime
Seni anlatamaz hiçbir kelime.
Bakma şimdi benim bükük belime
Sevmeyi öğrettin bana yeniden.

Hamit Hayal / Gönen / 05.05.2015

Ben seni hep sevdim, unutmam asla

Demek aşkın bir vefasız yüzü bu
Hüzün dolu her rüyamda sen varsın.
Sanki gelip geçen ömrün güzü bu
Hüzün dolu her rüyamda sen varsın.

Vurma artık hasretime tekmeyi
Aşkın yoksul bir çocuğun ekmeği.
Toprak verir, keşke bilsen ekmeyi
Hüzün dolu her rüyamda sen varsın.

Esiri oldum ki ben bir rüyanın
Ey gönül, inlemez var mı bir yanın?
Kahrını çekerken bu boş dünyanın.
Hüzün dolu her rüyamda sen varsın.

Ayrılık dönerken bir uzun fasla
Ben seni hep sevdim, unutmam asla.
Ömrümden kalan gün geçerken yasla
Hüzün dolu her rüyamda sen varsın.

Hatıralar kanar durur yaramda
Bir görünmez perde senle aramda.
Bu aşk günah, seni sevmek haram da.
Hüzün dolu her rüyamda sen varsın.

Hamit Hayal / Gönen / 02.05.2015

Belki koymam gerek bu aşka nokta

Ah sevgili! Bir güz düştün içime
Beni köksüz sevdalarda mahvettin.
Bir cemalden bir yüz düştün içime
Beni öksüz sevdalarda mahvettin.

Şu kara bahtımın daldığı yasta
Döndür kaderimi bir mühür basta.
Aylar yorgun geçer, seneler hasta
Beni öksüz sevdalarda mahvettin.

Aşkını dert saydım, sevgini ağı
Hicrandır ömrümün geçen her çağı.
Önüme koydun da en yüce dağı
Beni öksüz sevdalarda mahvettin.

Ateş düşmüş yürekte ün misali
Sustun ufka dalan bir gün misali.
Gelip geçtin sevdam bir dün misali
Beni öksüz sevdalarda mahvettin.

Hasretin çilemdir, sitemin okta
Artık bu sevdadan ümidim yokta.
Belki koymam gerek bu aşka nokta
Beni öksüz sevdalarda mahvettin.

Hamit Hayal / Gönen / 29.04.2015

Hayat değil elbet mutlu bir oyun

Allah’tan bir farzdır sana itaat
Seni kıldı en vefalı yar annem.
Başka hayallere dalsam bir saat
Utanırım, eylerim ben ar annem.

Adı dünya olan şu değmez hiçin
Derdinde değilim ben Allah için.
Hayatta ayrılık var neden, niçin
Yakar beni hasretinden nar annem.

Hayal perdesine düşünce yüzün
Kalbimi doldurur en acı hüzün.
Kader kitabından silinen cüzün
Şimdi yerinde bir hiçlik var annem.

Kim varsa dünyada kanadı kırık
Yüreğimde inler sanki bir çıkrık.
Hayat gözyaşıdır, hasret hıçkırık
Erken yağdı saçlarıma kar annem.

Garipler ararken bir sıcak koyun
Hayat değil elbet mutlu bir oyun.
Öksüz yüreğimle bükerken boyun
Rüyamda kucakla, beni sar annem.

Hamit Hayal / Gönen / 27.04.2015

Annem bilmiyorum ayrılık neden

Bütün ümitlerim bittikten sonra
Kurumaz gözümde yaş anneciğim.
Terk edip dünyamı gittikten sonra
Öksüzüm, bir yalnız baş anneciğim.

Bitmesin bu sadet, hep sürsün derken
Mevsimler değişti, kış geldi erken.
Kalbimde bir hüzün, yere düşerken
Gönül duvarımdan taş anneciğim.

Ölümsüz anılar, ölse de beden
Bir aşka ömrünü armağan eden.
Annem bilmiyorum ayrılık neden
Yaşanmış zamanlar düş anneciğim.

İçimden duyarım sana hep minnet
Varlığın bir hayat, yokluğun cinnet.
Dilerim ki kabrin olsun bir cennet
Seninle rüyalar hoş anneciğim.

Belki bir meçhuldür ardı dünyanın
Ruhumu bin hüznü sardı dünyanın.
Sen varken manası vardı dünyanın
Şimdi dünya yalan, boş anneciğim.

Hamit Hayal / Gönen / 26.04.2015

Bir şafak vaktinde Allah’a secde

Rabbimiz tamamla kalplerde nuru
İstemem dünyada sevginden başka.
Neden ruhlarımız çorak ve kuru
Bu çağda yönelmek mümkün mü aşka?

Bir düşte serabı ararken nesil
Hiçlik var sadece elde, avuçta.
Bağışla, bu çağın günahını sil
İmansız ne kadar kalmak zor uçta

Gönüller dergâhı Allah’a arzın
Ölüm bir kaderdir, bekler siperde.
Belki çözmek zordur sırrını farzın
İnsanın gözünde varken bir perde.

Alır gider seni bir hiçe inkâr
Nefsim yaratanda aşkı gör asıl.
Böyle murat etmiş ezelden hünkâr
Ölüm mü, zamanda belki bir fasıl.

Bir şafak vaktinde Allah’a secde
Yoksa masum değil artık çürüme.
Aşkın gecesinde gelmezsen vecde
Ey nefsim sürüklen sonsuz cürüme.

Hangi dağa değse şu ölüm gördüm
Bir kader yazılmış, alında hüküm.
Ya ben bilmiyordum ya da bir kördüm
Devrilen dağlardan ağırmış yüküm.

Hamit Hayal / Gönen / 25.04.2015

Ne canları alıp gitti şu ölüm

Ömre bir karanlık misali çöküp
Ne canları alıp gitti şu ölüm.
Nice çınarları kökünden söküp
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Gelen gitti, veda etti yaşama
Ölüm, belki zamanda bir aşama.
Güle değdi, kanat vurdu paşama
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Bir uyanış ötesi bir hülyadan
Başı sonu bir tadımlık rüyadan.
Karşılıksız sevdiğimiz dünyadan
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Kader üstü bir ilahi nedenden
Hüküm vardır bizi fani edenden.
Özü kara toprak olan bedenden
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Aslında ne yakın ölüm ne ırak
Ne ölüm ustadır ne ölen çırak.
Arkada bıraktı hüzün ve firak
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Hamit Hayal / Gönen / 24.04.2015

Aşkın kelâmına düşünce hüzün

Gönül şimdi esiridir bir güzün
Bu sene bir bahar gelmeyecekmiş.
Aşkın kelamına düşünce hüzün
Bu sene bir bahar gelmeyecekmiş.

Daldım da gönlümde viran bağlara
İmrendim o eski geçen çağlara.
Yol vermez vefasız, karlı dağlara
Bu sene bir bahar gelmeyecekmiş.

Bekle ey ayrılık pustuğun yerde
Hüzün kelamları kustuğun yerde.
Ben hâlâ ordayım, sustuğun yerde
Bu sene bir bahar gelmeyecekmiş.

Sen bana gönlünde bir yer bırak ta
Varsın ümitlerim kalsın ırakta.
Bize hüzün düşer, yakar firakta
Bu sene bir bahar gelmeyecekmiş.

Nice ümitleri götüren selden
Bir haber bekledim, gelmedi yelden.
Uçun kuşlar uçun, göçün bu elden
Bu sene bir bahar gelmeyecekmiş.

Hamit Hayal / Gönen / 26.03.2015

Şimdi bahar bir sevdadır Herat’ta

Kafkasya’nın karlı dağı göklerde
Boynu bükük eser orda yel şimdi.
Atam göçmüş, kurumuş ya köklerde
Nice sevdiklerim orda el şimdi

Her dem gözyaşıdır tarihte yazan
Mevsimler uykuda, yıllar bir hazan.
Hasret bir yangındır Tuna da azan
Kudret bitti, bükülmede bel şimdi.

Hak yolunda düşen yüce başları
Mahzun bekler yorgun mezar taşları.
Neden düştük, neden bu gözyaşları
Dikenler içinde kalmış gül şimdi

Engin yokuşlara atımı vurdum,
Yine coşkun hallerimle düş kurdum.
Anayurdum, ata yurdum, ak yurdum
Bir zamanlar mamur idi, kül şimdi.

Gamlı Baykuş düşe dalmış serhatta
Malkoçoğlum, nice düşmüş her hatta?
Şimdi bahar bir sevdadır Heratta,
Hüzün değdi, gözlerimde sel şimdi.

Hamit Hayal / Gönen / 24.03.2015

Yüce millet vatan biziz, han biziz

Duamıza kapı açsın göklerde
Allah için süngü yiyen döş bizim.
Bir diriliş bekler bizden köklerde
Nizam-ı aleme yüce düş bizim.

Varsın zaman batsın ücra bir yerde
Bir soysuzdan kalmamalı kir yerde.
Hani Âdem, yüce Zişan pir yerde.
Hakikate adanmış her yaş bizim

Ümitlerim eriş artık bir rüşde
Nice hasret saklı kaldı bir düşte.
Hüzün biter, biter bir gün düşüşte
Hüve’l baki yazan kara taş bizim

Allah biliyor ki zor kul diyetim
Hasretim çok derin, sızlıyor etim.
Başına kalbimin değdiği yetim
Fakir sofrasında pişen aş bizim

Medeniyet, kültür, tarih kan biziz
Bir bedene ruhtan giymiş can biziz.
Yüce millet, vatan biziz, han biziz
Hak yolunda öne düşen baş bizim.

Hamit Hayal / Gönen / 23.03.2015

Zaman bir pervane dönüyor, gönül

Akıp giden çağa bak ta ibret al
Zaman bir pervane dönüyor, gönül.
Dün başkaydı sende, bugün başka hâl
Gözünün ışığı sönüyor, gönül

Babanda gülmezdi, ağlardı anan
Sen misin dünyada bir içten yanan?
Kim seni anacak, var mı bir manan
Bu dünya değirmen deniyor, gönül.

Aşkın dergâhında bir gecen mi var,
Her demde hâl bilir bir ecen mi var?
Hayata söylendik bir hecen mi var
Bir gün de gözyaşı diniyor, gönül.

Kader kitabında kaç yılık cüzün,
Kaldı mı âleme bakacak yüzün?
Geldin gidiyorsun, kalbine hüzün
Her gün biraz daha siniyor, gönül.

Ne aşk kaldı ne hasretim çileyim
Benim bu dünyadan yok bir dileğim.
Ne zaman büküldü, düştü bileğim
Görünmez bir kudret yeniyor, gönül.

Hamit Hayal / Gönen / 22.03.2015

Dünyadan başka şey istemiyorum

Hayat başka gülsün bu garip aşka
Dünyada başka şey istemiyorum.
Sevgili ben senin sevginden başka,
Dünyada başka şey istemiyorum.

Hakikat, gönlümü bin bir hâl eden
Muhakkak ölümü tadacak beden.
Ölmeden vuslata yoksa bir neden
Dünyada başka şey istemiyorum.

Ruhta mı bir azap, dirilmez ölü,
Mecnunlar çoğunca düşlermiş çölü.
Bir hazan değmesin, solmasın gülü
Dünyada başka şey istemiyorum.

Ayrılık anlatır bin bir hecesi
Her günü bir kahır, zulüm gecesi.
Çözülsün bu aşkın zor bilmecesi
Dünyada başka şey istemiyorum.

Her şey anlamını yitirdi çoktan
Mağdurum özümde aşk denen oktan.
Gördüm ki bir hayal diriliş yoktan
Dünyada başka şey istemiyorum.

Benim bilmediğim bir yüzün varsa
Kapımı çalacak bir güzün varsa;
Ayrılık görünmez bir hüzün, varsa
Dünyada başka şey istemiyorum.

Hamit Hayal / Gönen / 21.03.2015

Sen ömrümün bir erilmez düşüsün

Bu bir karşılıksız sevda ve saklı
Sen ömrümün bir erilmez düşüsün.
Seni sevmek günah, bu aşk yasaklı
Sen ömrümün bir erilmez düşüsün.

İsterdim bu sevda kalmasın lâfta
Ayrılık hükmü var, bahtımda yafta.
Hep seni düşündüm, her gün her hafta
Sen ömrümün bir erilmez düşüsün.

Gülüşün yeterdi bu bahtsız köre
Belki hiç değmez aşk kimine göre.
Sonunda hüzün var, ayrılık töre
Sen ömrümün erilmez bir düşüsün.

Anınca ağlar mı kalp denen taşta
Yıllar sonra bir gün geçmiş bir yaşta.
Her dem bir sarhoşluk, dönerken başta
Sen ömrümün bir erilmez düşüsün.

Aşkların hep böyle sonu mu yalan
Başkası yok senden ömrümde kalan.
Ben gözünde bir hiç, olsam da yalan
Sen ömrümün bir erilmez düşüsün.

Hamit Hayal / Gönen / 20.03.2015

Vuslata ermeyen yollar utansın

Kalbimde bir hüzün, gözlerim dolu
Bir ümit vermeyen yollar utansın.
Buraya kadarmış bu aşkın yolu
Vuslata ermeyen yollar utansın.

Bugün böyle kalsın ümidim cüce
Muhakkak dönecek aşkım bir güce.
Önüme koyup ta derdimden yüce
Dağları yarmayan yolar utansın.

Kucaklar seni hep gönül bir ağda
Ne sevgim tükenir ne kopar bağda.
Hasreti üstüme yıkan bu çağda
Menzile ermeyen yollar utansın.

Nerede o akan zaman, durdu mu
Böyle vurur hasret işte vurdu mu.
Gönül arar senelerdir yurdumu
Önüme sermeyen yollar utansın.

Her ayrılık demi gözümden akıp
Bir garip eyledi aşk beni yakıp.
Ya bu yad yurdudur, halime bakıp
Çilemi görmeyen yollar utansın.

Hamit Hayal / Gönen / 18.03.2015

Kalbimde bir yara gibi taşıdım

Nice yıllar unutmadım ismini
Kalbimde bir yara gibi taşıdım.
Gül yüzüne gölge düşmüş resmini
Kalbimde bir yara gibi taşıdım.

Hasret sanki bir alevin paresi
Senelerce hiç onmuyor yaresi.
Bir başkaydı gözlerinin haresi,
Kalbimde bir yara gibi taşıdım.

Bu aşk beni böyle derin bağlarken
Gönül pınarımda bir sel çağlarken.
Ben seni hep bir çıkmazda ağlarken
Kalbimde bir yara gibi taşıdım.

Bazen bir ses çok öteden ünlerde
Gezip durdum geri gelmez dünlerde.
Seni hasta, yorgun, yalnız günlerde
Kalbimde bir yara gibi taşıdım.

Senden hatıramda kalan hoşlukta
Bir manasın hayal denen loşlukta.
Ben bu aşkı yerin dolmaz boşlukta
Kalbimde bir yara gibi taşıdım.

Hamit Hayal / Gönen / 16.03.2015

Neden hep zalimsin neden hep katı

Sonu hep böylemi, aşk ağır hüzün
Yorgun ve yaralı kaldın içimde.
Bundan sonra artık bir hayal yüzün
Bir sonsuz uykuya daldın içimde.

Neden hiç yorulmaz şu gönül atı
Bir kader hükmünce arar bir zatı.
Neden hep zalimsin neden hep katı
Tükettin ruhumu, aldın içimde.

Kalbimde bir acı, sanki bir oksun
Aşkın gurbetine düştüm, sen yoksun.
Bu kadar mağrur mu, aşka mı toksun
Gurbetten gurbete saldın içimde.

Bir güzel zülfüne, güle takıl da
Ne deyim ey gönül, yan ve yakıl da.
Nice bir mecnunum, gitti akılda
Tutunacak bir son daldın içimde.

Keşke Musa olsa keşke bir asa
Aşkın kaderi bir görünmez yasa.
Her demi hüzünmüş her demi tasa
Ve hiç konuşmadın, kaldın içimde.

Hamit Hayal / Gönen / 15.13.2015

En sona yaralı bir hece kaldı

Hazana ne kaldı yaz dönüşünden
Arsız bir gülüşle bekletme emi.
Hakikat ol artık sevda düşünden
Kurudu, kalmadı gözümün nemi.

Ben sana hasreti kılsaydım kanat
Anlardın aşk imiş en büyük sanat.
Nice dostlar bilsin, düşmana inat
Bu çağlar belki de son vuslat demi.

Yanında ben olsam biterken rüyan
Kim var benden başka sesini duyan?
Son uzun gece bu, kalbimde uyan
Bütün bayramlar mı bir veda cemi?

En sona yaralı bir hece kaldı
Ömrümce sürecek bir gece kaldı.
Sonsuz düşlerimde bir ece kaldı
Hiç dönmedi seni götüren gemi.

Hamit Hayal / Gönen / 14.03.2015

Benim vurgun hallerimde sen varsın

Anlar mıydın hakikati bilseydin
Benim durgun hallerimde sen varsın.
Yıkılırdım, yüreğinden silseydin
Benim vurgun hallerimde sen varsın.

Zaman bitmez,gelip geçmez çağlarda
Bundan sonra yolum karlı dağlarda.
Gerçek aşklar kördüğümle bağlarda
Benim kurgun hallerimde sen varsın.

Yıllar sonra bile kanar hep özüm
Bir yaradır biliyorsun her sözüm.
Kördüğüme var mı söyle bir çözüm
Benim kırgın hallerimde sen varsın.

Sakın deme hasretine perdeyim
Ben kalbinde değil isem nerdeyim?
Şimdi senden ırakta bir yerdeyim,
Benim yorgun hallerimde sen varsın.

İçimde ki o gölge sen olunca
El attığım iş gitmiyor yolunca.
Çilem başlar gözlerim yaş dolunca
Benim dargın hallerimde sen varsın.

Hamit Hayal / Gönen / 11.03.2015

Bir seraptın, kandığıma pişmanım

Çekip gittin bir vefasız hazanda
Seni bir gül sandığıma pişmanım.
Sitem sendin benim için, nazanda
Bir seraptın, kandığıma pişmanım.

Ömrüme bir bahar gelecek derken
Aşkın mevsimine kış düştü erken.
İçimde bir hasret var, beni yerken
Hayal edip, andığıma pişmanım.

Yıllar geçti, belki bir çağ aşımı
Sorsan artık nolur gönül yaşımı.
Durmadan döndürdün garip başımı
Senin için yandığıma pişmanım.

İster merhamet et, istersen acı
Şimdi sen kalbimde bir buruk acı.
Demek bir gün düşer şahların tacı
Sana bir kalp sunduğuma pişmanım.

Hamit Hayal / Gönen / 08.03.2015

Neden bir yalandan başka şey değil?

Varlığın bir hayal, vuslatın bir düş,
Neden bir yalandan başka şey değil?
Bir tadımlık sevgi, bir arsız gülüş,
Neden bir yalandan başka şey değil?

Ey beni gönlünden atıp, el eden
Hâlâ bilmiyorum var mı bir neden?
Benliğin içinde köhne bir beden
Neden bir yalandan başka şey değil?

Gözümden yaş oldun hasretle taşan
Ferhat’tan sonra bir var mı dağ aşan?
Geriye kalan şu bin bir sahte şan
Neden bir yalandan başka şey değil?

Bütün aşklar senin olsun, sen sev de
Hüzün başka, acı başka bir nevde.
Hayal kurduğumuz bir küçük evde
Neden bir yalandan başka şey değil?

Uğrunda çok yıllar verdiğim ece
Ömrümü kucaklar bir aşkın gece.
Adına aşk denen şu içli hece
Neden bir yalandan başka şey değil?

Hamit Hayal / Gönen / 03. 03. 2015

Neden ayrılık var aşkın cüzünde

Ölümüne sevmek nedenim olsun
Yetmezse bir ömür daha veririm.
Bir kurban istersen, bedenim olsun
Yetmezse bir ömür daha veririm.

Tahammül etmek mi güzüne bile,
İsyankârım sensiz hüzüne bile.
Bakışın, yakışın, yüzüne bile
Yetmezse bir ömür daha veririm.

Dilerim bahtınla var bin yıl yaşa
Bilinmez sevda ne gelmeden başa.
Ben her gün başımı vurup ta taşa
Yetmezse bir ömür daha veririm.

Zordur, anlamaya çalışsan bile
Bir ömür yaşadım hep senin ile.
Sonu hüsran olsun ben bile bile
Yetmezse bir ömür daha veririm.

Önüme koysan da bunca bahane
Yalnız gözlerin mi, aşkın şahane.
Bir hayal bir emel, söyle daha ne,
Yetmezse bir ömür daha veririm.

Neden ayrılık var aşkın cüzünde
Bırak benim olsun gamda, hüzünde.
Bir tek manam sensin şu yeryüzünde
Yetmezse bir ömür daha veririm.

Hamit Hayal / Gönen / 02.03.2015

Seni sevmek günah mıydı, suç muydu?

Hayalinle yaşamaya alıştım
Seni sevmek günah mıydı, suç muydu?
Senelerce unutmaya çalıştım
Seni sevmek günah mıydı, suç muydu?

Neden seni bu gönül hiç itmiyor
Bir hüsran bu, acısı hiç bitmiyor.
Bir yorgun yüz hayalimden gitmiyor.
Seni sevmek günah mıydı, suç muydu?

Gönül seni arzu etti ille de,
Hüzün verdin, yaktın beni dille de.
Kahır senden, yediğim her sillede
Seni sevmek günah mıydı, suç muydu?

Sonu gelmez ayrılıklar yazarsın
Bir yangınsın, gönlümde hep azarsın.
Bir mevsimsin, bir bakışsın, nazarsın
Seni sevmek günah mıydı, suç muydu?

Şu anda sen benden daha da yüce
Bense yenilmiş bir gölgeden cüce.
Ben senle kavuşmak isterdim güce,
Seni sevmek günah mıydı, suç muydu?

İsterdim ruhuma sevginle eğil
Gönlünden gönlüme düşür de meyil.
Unut deme sakın, hiç mümkün değil,
Seni sevmek günah mıydı, suç muydu?

Hamit Hayal / Gönen / 28.02.2015

Seni sevmek neden böyle çileli

Seni sevdim ben kendimi bileli
Gönlün engin bakışında sen varsın.
Seni sevmek neden böyle çileli,
Aşkın derin yakışında sen varsın.

Hüzün belki kaybetmek her cengini,
Bu dünyada bilmiyorum dengini.
Hayat sanki senden almış rengini,
Çiçek çiçek nakışında sen varsın.

Kim olursa olsun aşkta seçimin
Düşmanıyım bu tarifsiz biçimin.
Verem oldum, dert dolusu içimin,
Kıvılcımlar çakışında sen varsın.

Burda değil, o hayal hep ilerde
Artık bir hüzünlü şarkı dillerde.
Aşka geçit vermez oldu illerde,
Şu dağların yokuşunda sen varsın.

Seni sevdim ben kendimi bileli
Gönlün engin bakışında sen varsın.
Seni sevmek neden böyle çileli,
Aşkın derin yakışında sen varsın.

Hamit Hayal / Gönen / 27.02.2015

Aşkın mevsiminde solmuş gül sensin

Benim senden başka yok bir hevesim,
Ayrı düşüp özlediğim il sensin.
Hayal perdesine düşmüş bir resim,
Son kelâmım, yüreğimde dil sensin.

Ne aşk kaldı artık ne bir tanem de
Bilmem böyle yakmış mıdır Sanem’de?
Sürgünler yaşadım gönül hanemde,
Çalsın diye beklediğim zil sensin.

Artık bana bir yabancı bu şehir
Aşkım hayal oldu, ümidim tehir.
Gözümde kururken coşkun bir nehir,
Her serabın ardında ki çöl sensin.

Asumanlar gönül denen enginde
Nice fakir yanmış nice zenginde.
Yaram kanar, hasret kızıl renginde,
Aşkın mevsiminde solmuş gül sensin.

Hamit Hayal / Gönen / 25.02.2015

Geldim gidiyorum ben bu şehirden

Sevdan kalsın gözlerimin neminde
Geldim gidiyorum ben bu şehirden.
Bahtımın tükenmiş, yorgun deminde,
Geldim gidiyorum ben bu şehirden.

Sanma ki uzaktım, ıraktım sana
Bir gönül vermiştim, çıraktım sana.
Ne varsa ömrümden, bıraktım sana
Geldim gidiyorum ben bu şehirden.

Anladım manası sensizlik yokun
İnlerim, gönlümde bir tele dokun.
Bir yara bağrımda, kalbimde okun
Geldim gidiyorum ben bu şehirden.

Her dem ki ruhumda bir yara açar
Vurulmuş düşlerde gölgen var, kaçar.
İçimde bir boşluk sen yoksun, naçar
Geldim gidiyorum ben bu şehirden.

Zihnim de bir resim, yüzün burada
Yaşanmış her mevsim, güzün burada.
Sen yoksun ya şimdi hüzün burada
Geldim gidiyorum ben bu şehirden.

Sevdan kalsın gözlerimin neminde
Geldim gidiyorum ben bu şehirden.
Bahtımın tükenmiş, yorgun deminde,
Geldim gidiyorum ben bu şehirden.

Hamit Hayal / Gönen / 19.02.2015

Ben varım özünde, beni hatırla

Hayattan bir nefes aldığın zaman
Her kader cüzünde beni hatırla.
Erilmez bir ufka daldığın zaman,
Ara, yeryüzünde beni hatırla

Ey hicran, içimde bir yel ol este
Ayrılık bahtıma yapılmış beste.
Sevgili, her türkü, şiirde, seste
Sevinçte, hüzünde beni hatırla.

Seninde içinde dert mi var şu an
Her şafak vaktinde hasretle uyan.
Sevdan hayal oldu, bittiyse rüyan
Her veda sözünde beni hatırla.

Ben seni sevmeye buldum da değer
Şu vuslat hiç kolay değilmiş meğer.
Bir günde aklına düşersem eğer
Aşkın her güzünde beni hatırla

Bir sevda düşüne dalalı beri
Yıllar akıp gitti, ne kaldı geri?
Kalbimin hasreti, sevdiğim peri
Ben varım özünde, beni hatırla.

Hamit Hayal / Gönen / 16.02.2015

Takvimden dökülüp, düşerken zaman

Bu dünyada ararken ben izini
Derdim beni içten içe yerken gel.
Kim var çözmüş ayrılığın gizini,
Düş yollara, bir şafaktan erken gel.

Ne insaf eyledin ne verdin aman
Çekmeyen ne bilsin, ayrılık yaman.
Takvimden dökülüp, düşerken zaman
Yüreğimde bunca hasret varken, gel.

Nice fırtınalar koptu özümde
Bir sel oldun, aktın gönül gözümde.
Ben cümlemi bağlarken son sözümde
Durma artık bir sevgili, yarken gel.

Bu kadar vefasız değildir taşlar
Seninle biter gün, seninle başlar.
Anla artık hicran gözümde yaşlar.
Son nefeste, “Ah sevgili”; Derken gel

Hamit Hayal, Gönen / 14.02.2015

Vefasız sevgiliden kalan yılları andım

Ben bu sahilde sessiz anılarla baş başa,
Vefasız sevgiliden kalan yılları andım.
Anılara sığındım, bazen bir damla yaşa,
Sanki hiç yaşanmamış yalan yılları andım.

Sadece bir yaradır boş ellerimde hüzün
Çırpınan yüreğimde senden bir katre özün.
Bu son akşam ufkumda batıp giderken yüzün
Benden anılarımı çalan yılları andım.

Neden bizi ağlatır aman vermeyen kader,
Neden giden gelmiyor, neden onu el eder?
Bir gönül yarasından değil yalnız bu keder
Nice zalim ellerde talan yılları andım.

Bu sahilde yaşarken her köşede bir anım.
Görülmez gölgelerle sarılmış da dört yanım
Veda ederken aşkım nasıl yanmasın canım
Ümit ve emelimi alan yılları andım.

Ayrılığın ufkuna dalıp gider gözlerim
Kalbim isyanla bitap, sitem dolu sözlerim.
Yalnız, sensiz ve sessiz hayal eder, özlerim
Şimdi derin uykuya dalan yılları andım.

Hamit Hayal / Gönen / 07.05.2011

Öleceğim hiç gelmez mi aklına?

Ben seni sevdiysem yüce dağları
Deleceğim hiç gelmez mi aklına?
Ömrümün bitmeden engin çağları,
Geleceğim hiç gelmez mi aklına?

Destan olsan bu âlemi bürüsen,
Bensiz bir esrara dalıp, yürüsen;
Yüreğinde bir hasretle çürüsen
Bileceğim hiç gelmez mi aklına?

Benim için eğme yere başını
Kaldırırım yolundan her taşını.
Yağmur etsen gözünde ki yaşını
Sileceğim hiç gelmez mi aklına?

Hangi ümit doldurmada dünyanı
Okumak zor gönlünde ki hülyanı.
Derin uykularda sonsuz rüyanı
Böleceğim hiç gelmez mi aklına?

Zihnim yine nice hayal kuracak
Hasretim var yüreğimde vuracak.
Anla artık bir gün zaman duracak
Öleceğim hiç gelmez mi aklına?

Hamit Hayal / 05.08. 2013

Aşkın son mevsimi hüzün içimde

Seni sevdim bir tarifsiz biçimde,
Ak düştü saçıma, biliyor musun?
Aşkın son mevsimi hüzün içimde
Ak düştü saçıma, biliyor musun?

Ne sensiz oluyor sevdam ne Onsuz,
Neden bir tadımlık, değil de sonsuz.
Her rengi güz değdi sevdamın tonsuz
Ak düştü saçıma, biliyor musun?

Şimdi bir virane gönül denen han,
Sen varken bir mana taşırmış cihan.
Ey kördüğüm olmuş, çözülmez nihan
Ak düştü saçıma, biliyor musun?

İdrakim kalmadı, bitti izanda
Say ki tutkularım ibretlik zanda.
Ben seni hep beklerken bir mizanda
Ak düştü saçıma, biliyor musun?

Hazırdı kalbim her verdiğin emre
Bir kırık aşkta bu belki son cemre.
Hasretler sığdırdım tadımlık ömre
Ak düştü saçıma, biliyor musun?

Ne zamanda varsın ne bir zeminde
Bir sel misin, hangi gözün neminde?
Beklerken ömrün bu en son deminde
Ak düştü saçıma, biliyor musun?

Hamit Hayal / Gönen / 11.02.2015

Bir derin bakışın yeterdi bize

Sanma ki bir ömür istedim senden
Bir derin bakışın yeterdi bize.
Bahar senin olsun, hicransız yazda,
Bir gönül yakışın yeterdi bize.

Artık duygular kör, acılar ağır
Vicdanın körelmiş, kulağın sağır.
Hayale dal her dem, bir düşte çağır
Kıvılcım çakışın yeterdi bize.

Dünyada nerede olursan ol da,
Bir hasret düşünde, bir uzun yolda.
Ümit ver sevgili, kalbime dol da,
Gözümden akışın yeterdi bize.

İsterdim çileme ver de bir ayar
Bana hicranları layık gören yar.
Her gece gönlümden bir yıldız kayar,
Kızıl gül takışın yeterdi bize.

Hamit Hayal / Gönen / 09.02.2015

Bin hasret dindirir bir derin bakış

Zaman ömrümüzü ana düşürdü
Sen sevgili, sevmek nedir bilseydin.
Ne kalp yanar ne de gönül üşürdü.
Sen sevgili, sevmek nedir bilseydin

Her hükmün altına bir mühür basan
Senin bu dünyada yok mu bir tasan?
Ne kanun kalırdı ne gaddar yasan
Sen sevgili, sevmek nedir bilseydin

İster miyim sen ol özümden düşen
Anılmaz bir daha sözümden düşen.
Sen olmazdın bir gün gözümden düşen
Sen sevgili, sevmek nedir bilseydin.

Düşün ki bu adı sen olan şehir
Her gece bir kâbus her günü zehir.
Sorardın gözümde neden bu nehir
Sen sevgili, sevmek nedir bilseydin.

Neden burda değil neden orda sen
Sevdin ve kaldın mı bir gün zorda sen?
Alevde olmazdın, yakan korda sen,
Sen sevgili, sevmek nedir bilseydin

Hüzün dolu gözden her katre akış
Derdimiz kördüğüm, çilemiz nakış.
Bin hasret dindirir bir derin bakış
Sen sevgili, sevmek nedir bilseydin.

Hamit Hayal / Gönen / 08.02.2015

Anlar mıydın desem dön yeni baştan

Dert misali hasret yüklü içimden,
Ey sevgili, neden hiçbir farkın yok?
Sana benzer alevde her biçimden,
Ey sevgili neden hiçbir farkın yok?

Belki düştüm gözündeki yerimden
Senden geçmem geçerim de serimden.
Bir yalansan sen sevdiğim perimden
Ey sevgili, neden hiçbir farkın yok?

Hüzün döndü durdu gönül çarkımda
Uzak mıydım, hiç olmadın farkımda?
Gül ağlatır, hicran dolu şarkımda
Ey sevgili, neden hiçbir farkın yok?

Çekiyorum, şu aşk denen talimden
Çağlar geçti, hiç bilmedin halimden.
Keşke bilsem, bir vefasız, zalimden
Ey sevgili, neden hiçbir farkın yok?

Titreyen dudaktan, dökülen yaştan,
Anlar mıydın desem dön yeni baştan.
Sonunda gördüm ki bir kara taştan,
Ey sevgili, neden hiçbir farkın yok?

Hamit Hayal / Gönen / 07.02.2015

Çal kapımı gir içeri; “Geldim”, de

Bahar bitti, ömrümüzde yazda yok,
Hicran dolu gözyaşımı sil yeter.
Tel titremez, artık çalan sazda yok
Gel bu aşkı anlat bana, dil yeter.

Geçti her çağ, aktı gitti yaşımda
Hüzün her gün döndü durdu başımda.
Varsın garip yazsın mezar taşımda
Sana olan sevdamı sen bil yeter.

Ne gün doğdu yüreğime ne değdin,
Hem sultandın hasretime hem beydin.
Bir zamansız yel mi vurdu, baş eğdin
Ben ağlayım, sen bahtınca gül yeter.

Çal kapımı gir içeri; “Geldim”, de
“Bende Ferhat gibi dağlar deldim”, de.
Uzaktaydım, bir zamanlar; “Eldim”, de
Ateş düştü yüreğime, kül yeter.

Hamit Hayal / Gönen / 06.02.2015

Sabahı olmayan hüzün geceler

Kasveti içimden gitmez bir akşam,
Sanki bir hazandan güzün geceler.
Ömrün bu deminde bitmez bir akşam,
Sabahı olmayan hüzün geceler..

Bir sevdamız vardı, yılları alan,
Hâlâ bilmiyorum geri ne kalan.
Bir serap ne ise öyle bir yalan,
Dudaktan dökülen sözün geceler.

Ne gelir uzaktan ne gider biri,
Kalmasın alnımda bir günah kiri.
Keşke hiç solmasa, kalsa hep diri,
Sanki bir cemalden yüzün geceler.

Varsa bir tarifi, bilmem ki nasıl,
Bende olabilsem bir kalbe vasıl.
Ne sevmek yetiyor ne vuslat asıl,
Gönül bağlarımı çözün geceler.

Yanmaktan öte ne aşk bana göre.
Aşkın kanunu mu, sevmek mi töre?
Daldım da karşımda şu aciz köre,
Bir perde inmişte, gözün geceler.

İlk defa ben miyim, sevdadan bıkan,
Şu garip dünyamı sen olma yıkan.
Hayali bir yol say, hep sana çıkan,
Bir meçhul hikâye özün geceler.

Hamit Hayal / Gönen / 05.02.2015

Geriye sadece bir düş kalıyor

Peşine düşünce nice hülyanın,
Sandım ki bir ömür hep hoş kalıyor.
Hâlâ bir meçhuldür, neden dünyanın,
Bir yanı karanlık, hep loş kalıyor?

Bir ömrü ben feda ettiğim biri,
Ruhunca ölmüştür, bedenen diri.
Sevince yüreği gölgemden iri,
İçimde bir yorgun sarhoş kalıyor.

Peşinden koştuğum bunca sevinçte,
Ne güman kalıyor ne ümit içte.
Bir yabancı gibi belki bir hiçte,
İnsanın elleri bomboş kalıyor.

Bu aşkın kaderi yazılmış, nesir,
Bir kudret yetmiyor, etmiyor tesir.
Ben seni beklemek vaktinde esir,
Geriye sadece bir düş kalıyor.

Hamit Hayal / Gönen / 04.02.2015

Ne varsa geçecek aşk, ihtirasta

Bir araya gelmez bil iki yakan,
Manayım, sözünde ben olacağım.
Aklına düştükçe sel olup akan,
Her damla gözünde ben olacağım.

Bir sahibi vardır varlık ve hiçin
Allah katındadır neden ve niçin.
Aklına düştükçe yanacak için,
Çilenim, özünde ben olacağım.

Hakikat ne ise siz ona tapın,
Bir halden anlar mı yüreğin, yapın?
Ne kaldı geriye, bir gönül kapın,
Ve alın yazında ben olacağım.

Kalplere düşer ya, bir heves gibi,
Alınan, verilen bir nefes gibi.
Çevrende pervane, bir kafes gibi,
Sevinç ve hüzünde ben olacağım.

Ne varsa geçecek aşk, ihtirasta,
Kaçırma elinden, bırakma rasta.
Muhakkak kaderdir hicranda, yasta,
Hazanda, güzünde ben olacağım.

Ve kime sorarsan sor, orda benim
Nereye gidersen git, orda benim.
Ateşte, alevde, her korda benim,
Kışında, yazında ben olacağım.

Hamit Hayal / Gönen / 03.02.2015

Bana; “Hasretin ne?”; Diye sordular

Yeni bir cihan bu, yeni ordular,
“Son şafak vaktine giriliş” dedim;
Bana; Hasretin ne?“ diye sordular,
Ben; “Bu millet ile diriliş” dedim.

İmanın düştüğü yerde küfr arsız,
Çağlarım zayolmuş, asırlar kârsız;
Neyleyim dünyayı sevgisiz, yarsız,
Küskün gönüllere; “Eriliş” dedim.

Allah kelamından öte ne ilke,
Ehl-i iman ile mamur bir ülke.
Elbet yakışırdı adalet mülke,
“Haklıya hakkınca veriliş” dedim.

Allah’ı bir bilmek, teslimiyet şan,
Secdemden iz olsun alnımda nişan.
Mürşid-i kâmilim Nebiy-i Zişan,
“Yolunda bir mümin görülüş” dedim.

İman bir bağlanış, züht ile akın,
Maziyi hayal et, Allah’a yakın.
Gönlüne bir keder düşmesin sakın,
“Sökülürse farzdır örülüş” dedim.

Bir hakikat değil elbette zahir,
Talih mi ters döndü, küfür mü mahir?
Hangi mümin vardır çekmesin kahir,
“Bir hicrete döner sürülüş” dedim.

Bir muhteşem zaman ile yine ben,
Devletimden ferman diye sine ben,
Ruh ve beden siper ettim dine ben,
“Kader her defter de dürülüş” dedim.

Hamit Hayal / Gönen / 28. 02. 2014

Nasıl sever insan yalan birini?

Yıllardır kanayıp dururken içte
Nasıl sever insan kalan birini?
Bir hayalden öte, belki bir hiçte
Nasıl sever insan yalan birini?

Nice ümidimi, hülyamı benden,
Gönül sığınağım rüyamı benden;
Bir virane edip dünyamı benden,
Nasıl sever insan çalan birini?

Dert bitti diyorum, yeniden başlar,
Demek ki gelmiyor imana taşlar.
Sonunda kahredip gözümden yaşlar,
Nasıl sever insan salan birini?

Uyuruz toprakta koyun koyuna,
Ben zaten meftunum selvi boyuna.
Hakikat var iken bir boş oyuna,
Nasıl sever insan dalan birini?

Sultanlar inletti, ağlattı şahı,
Nasıl sevdi gönül bilmem ki mahı.
Bir gün sorulacak varken bin ahı,
Nasıl sever insan alan birini?

Hamit Hayal / Gönen / 30.01.2015

Bir vefasız zamana yazıldı yine adım

Bir şafakta Bursa’nın yolarına düşmüşüm,
Sanki zamandan öte çağlar var, aşıyorum.
Bekleyen bir kaderin kollarına düşmüşüm,
İçimde bir yorgunluk, küskünlük taşıyorum.

Akıp giden yıllarda yaralayıp düşümü,
Beni neden kadere küskün etti bu şehir?
Ben Bursa’dan almışım bu sarhoşluk ünümü,
Bir karar demindeyim, artık yetti bu şehir.

İhtişamın en eski yıllarından bir yapı,
Haysiyet ve onurun çatısında bir gurur.
Bursa esir gönlünden düne açmış bir kapı,
Gök kubbenin altında derin bir tarih durur.

Açılmış bir kucakta kara yazılı günler,
Tadılmış bir zamanın en eski adı acı;
Payitaht düştü burada, burada azılı günler,
Hâlâ bir meçhuldedir Sultan Orhan’ın tacı.

Yorgun zamanlarını bir tarihçi gözüyle.
Burada kalktı göğe ve burada düştü baş;
Yazmak bana farz artık Edebali sözüyle,
Bütün zamanlarını kucaklayan bengi taş.

Muhakkak coğrafyamda han bu ezeli belde,
Bir şafaktan az sonra doğacak güneş, yakın.
Yeni bir fethe meftun bekler ya başka elde.
Biliyorum daha dün düşmüştü en son akın.

Bu şehirde yeni bir kutlu zaman başlıyor,
Karşımda mazisini baş tacı eden Bursa.
Asırlar sonrasında yeni bir an başlıyor,
Gülleri meftun etmiş kendine neden Bursa?

Ulu Camide şimdi sabah zamanı, ezan,
Muazzez bir erenin kabul görmüş niyazı.
Bursa’nın tarihinde akıl, idrak ve izan,
Sonbaharı bir başka, bir başka Bursa yazı.

Asırlar öncesinden gölge düşmüş yüzünde,
Bir var olma sevdası dönmede aşka gördüm.
Kaç yıl kalırsa kalsın Bursa gönlün hüzünde,
Tarihin akışını bu sefer başka gördüm.

Bursa kapılarında yorgun bir dağı aşmak,
Zaten her uyanış bir sona ermiş rüyadan.
Bursa da bir zamana koşan bir çağı aşmak,
Paylaşmak bir sevinci, sonu gelmez hülyadan.

Yüreğimi keşfettim, verdi de bana beni,
Osman’ın rüyasından aşk okulu bu şehir.
Bir zaman aynasında verdi de bana beni.
Bursa’yı seviyorum, gül kokulu bu şehir,

Burda yazarken dünü suskun tarih çağrısı,
Muhakkak bir kadere kapı açacaktır Hak.
Çoğunca hissederim bir sarhoşluk ağrısı,
Bursa kapılarına dayanmışım, yüzüm ak.

Nihayet Bursa’dayım, düşlediğim bir çağda,
Uzak Asya’dan gelen her kervana bir selâm.
Timur henüz düşmedi, yıldırım coşkun, sağda,
Süleyman Çelebiden mevlit dillerde kelâm.

Şimdi ben kaderime kapın açmış bir handa,
Dünden kalan çağların seyrine dalacağım.
Bursa bir aşkın şehri, mülk-i İslâm cihanda,
Belki mesut bahtımla baş başa kalacağım.

Artık verecek Bursa aklaşan müjdesini,
Çok yıllar öncesinden beklediğim bir yüzün.
Bir gün tarih yazmalı yaklaşan müjdesini,
Bursa’da bırakmıştı kalbime aşk bir hüzün.

Bütün rüyalarımda bu şehirde kalbim boş,
Bursa’da dide destan kalbimi yakan güzel.
Yıllardır Bursa yorgun, ben ezeli bir sarhoş,
Bir vefasız, gelmedi gözümden akan güzel.

Hasrete verdin beni, ayrılıkla yarıştın,
Ey vefasız sevgili, kalbin döndü de taşa.
Gözyaşlarımdan aktın, rüzgârlara karıştın,
Ben yine sensiz kaldım yollar ile baş başa.

Bir vefasız zamana yazıldı yine adım,
Çağların değiştiği bir anda şimdi Bursa.
Arkamda bırakırken, yaşansa da bir tadım,
Bekliyor yine bir gün bu handa beni Bursa,

Ben dün ile bugünü ayıran bir eşikte,
Gözyaşıma ak diyor tutulduğum hıçkırık.
Bir sevgili büyüttüm tarih denen beşikte,
Bursa’dan dönüyorum küskün ve kalbim kırık.

Hamit Hayal / Gönen / 26.07.2013

Ey gönlün çizgisi, ey aşkın yolu

Kader mi yazgı mı, adı her neyse,
Bir tadım mutluluk, belki bir içim;
Kızıl dudağından bir rüzgâr değse,
Kavrulur bir sonsuz acıyla içim.

Senle geçti ömür, hep senin ile,
Kalbimde varlığın bir arsız çile.
Her şeyi zamana bıraksam bile,
İlle sensin sevdam, yok başka seçim

Hüzün ötesinden üflendi bir ney,
Gel ne ağlat beni ne kalbime değ.
Çözülmez bir sırra döndü de her şey.
Yalnızım köşemde, şimdi bir hiçim.

Ayrılık bir yangın, işler özümde,
Yağmurlar sel oldu, coştu gözümde.
Umudum kalmadı, yok bir çözümde,
Hala bilmiyorum, sevmek mi suçum.

Sanki bir kadehten içtim de dolu;
Sarhoştum, oynadım ben aşkta rolü.
Ey gönlün çizgisi, ey aşkın yolu,
Başıma kar yağdı, ağardı saçım.

Hamit Hayal / Gönen / 24. 01. 2015

Artık biliyorum, bir taşa sözüm

Ömür geldi geçti bir boş rüyada,
Hancıdan usandım, handan usandım.
Yordun beni şu üç günlük dünyada,
Canandan usandım, candan usandım.

Hakikat olmadın, sevsem ne sefa,
Sevmek yürek ister aşk bin bir cefa.
Anladım dünyada yok imiş vefa,
Sultandan usandım, handan usandım.

Gönül itaatte, kalp boyun eğer,
Ben senin gözünde bir hiçsem eğer;
Bin yıl ömrüm olsa ki neye değer,
Zamandan usandım, andan usandım.

Taç olmaz ehlince bir başa sözüm,
Gam kasavet çekme, var yaşa sözüm;
Artık biliyorum bir taşa sözüm,
Gıybetten usandım, zandan usandım.

Günüm sadet verir, gülerdi gecem,
Aşkın kitabında sendin baş hecem.
Dilden dile düştün artık sen ecem,
Şöhretten usandım, şandan usandım.

Bu ayrılık aramızda perde mi,
Bir gölgesin göklerde mi, yerde mi?
Bundan sonra hüzün verir her demi,
Başından usandım, sondan usandım.

Hamit Hayal / Gönen / 21.01.2015

Gözünden bir damla yaş mı düşerdi?

Ayrılığa koşan bir sel misali,
Önüne eğilir, baş mı düşerdi?
Desem ki hayal bu aşkın visali,
Gönül duvarından taş mı düşerdi?

Bir başka peri bu, sen değil yüzün,
Belki de sahtedir kalbinde hüzün.
Küskün bir sonbahar, yaralı güzün,
Ardından gönlüne kış mı düşerdi?

Kaderimde işar senin, im senin,
Özlediğin, inlediğin kim senin;
Aklına, meçhulü bunca kimsenin,
Kanadı kırık bir kuş mu düşerdi?

Aşkın çıkmazında bir bende eden,
Sen bende ruh isen, ben sende beden.
Aradan sır kalkar, kalmazsa neden,
Benden yana sana iş mi düşerdi?

Ömrümü yemeye dönüyor çarkın,
Zaten bir düşmandan kalmadı farkın.
“Ankara Rüzgârı”, olsaydı şarkın,
Gözünden bir damla yaş mı düşerdi?

Hamit Hayal / Gönen / 11.01.2014

Çevrende pervane hep boşa döndüm

Bunca yıl var gözlerimden akışın,
Gönül ırmağında bir yaşa döndüm.
Aklımdan çıkmıyor beni yakışın,
Sonunu yaşarken hep başa döndüm

İstedim ömrümce kuşat beni sar,
Varlığım armağan, ruhumda ısrar;
Sevgilim sürse de bin yıl bu esrar,
Yenildim, yeniden savaşa döndüm.

Özümde okunmuş hasret var derde,
Rüzgâr fısıldamaz efsun bu yerde.
Yaşandı oyunum, indi son perde,
İlhamım tükendi, bir taşa döndüm.

Erilmez menziller, eğilmez dağlar,
İçimde çözüşmez kördüğüm bağlar;
Son demi ömrümün, hazan bu çağlar,
Sanki bir ummanda sarhoşa döndüm.

Bu dünya değirmen, şu zaman elek,
Yakamdan düşmedi kudretin felek.
Şimdi düşlerimde bir süslü melek,
Çevrende pervane hep boşa döndüm.

Hamit Hayal-Gönene:25.03.2007

Yasal Uyarı

Sitede yer alan tüm içeriğin telif hakları adı geçen yazarın kendisine ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre korunmaktadır. İçeriğin bir kısmı içeriğe link verilerek alıntılanabilir.
facebook.com/hamit.hayal' adresinden yazılarımızın bir kısmına ulaşabilirsiniz.

Son Yazılar

Slideshow

Gallery

cami foto 1981 1975 Cihan Devlet 88 22122013.5 1999.1 19012015

Tarihte Bugün

UserOnline

1 kullanıcı Bu sayfayı gezenler.
Users: 1 misafir

NewStatPress

Visits today: _
Mayıs 2015
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Son Yorumlar

Arşivler