Bana hep sorarlardı “ Bunca mı yandı için?”

Kalbimdeki sevginin benim için önemi,
Sanma ki bir sevdanın bir avuç külü kadar;
Senin yolunda benim ile aynı yöne mi?
Yakacaksan beni yak bu aşkın gülü kadar.

Seni sevdiğim için benim kimsesiz kalan,
Bir alevin deminde sensin bir ömür tutkum;
Senden bana ne kaldı, sadece hiç ve yalan,
Kuruyan dudağımda yarım kaldı her nutkum.

Yüreğin ile dokun, acıtır dil yaresi,
Biliyorum bu aşkın hükmü çoktan verilmiş.
Bende hatıra kalan hasretin bir paresi,
Bilmek istersen beni ta gönlüme erilmiş,

Kalbimizde bir yeri kanarken gel bu aşkın,
Senden ayrı bir dünya kurmuşum sanma beni;
Ne bilsin çilesini yanarken el bu aşkın,
Sen mutluyken mutsuzum dediysem anma beni.

Son nefesi verirken yanımda ol isterdim,
Ruhumla bedenimi yeni baştan karsaydın;
Bir elveda diyerek ebede yol isterdim,
Keşke sende benimle bir meçhule varsaydın.

Hüzünlü gözlerine dalıp ağlamak için,
Diliyorum sevgili son resmin bende kalsın;
Belki bir gün bir ana ümit bağlamak için,
Sevgim bir emanettir, izin ver sende kalsın.

Neden bunca hatıra özlemi derin kaşır,
Ne varsa ömrümüzde gelip geçecek yavaş;
Biliyorum yarayı seven kalbinde taşır,
Kanatmada içimi her gün özlemle savaş,

Küllerimin yeniden alev alması gibi,
Aklıma sen düşünce gözlerim ağlayacak;
Ruhumda hasretinden bir iz kalması gibi,
Beni sana yine hep kaderim bağlayacak.

Keşke ölüm bozsaydı aşkımın gül tadını,
Gönül defteri denen bir sayfaya kazmıştım.
Oysa ben ta göklerden inen yalın adını,
Benim kaderim diye bu alnıma yazmıştım.

Dağlara vuracağım isyan edip bu aşka,
Dilinde bir letafet, yüreğinde bir hoşluk;
Ne farkı var kederden, neden gözlerin başka,
Belki hiç dolmayacak içimde ki bu boşluk.

Aşkın vefasız kızı, bir el olan Asuman,
Senden sonra kalmadı özümde bir emelim;
Ah! Her gece gözümde bir sel olan Asuman,
Ne zaman uzattıysam boşlukta kaldı elim.

Kader böyle istedi, bu aşkı bir kül bırak,
Bir başka zamandayım, yazılırken bir hayat;
Bir gün yolun düşerse kabrime bir gül bırak,
Sen de benim gölgemde engin yalnızlığa yat.

İstersen sen yeniden canan ol, cana sığın,
Bu hasretin kalbimde senden hatıra kalsın.
Benden geriye kalan ancak sessiz bir yığın,
Yorma beni bir daha, gölgen bir asra dalsın.

Bir gençlik hevesiyle kurbanı oldum hiçin,
Boşa geçen bir ömrü ayrılıkla doldurdum.
Bana hep sorarlardı “ Bunca mı yandı için?”,
Derdim ki “Ben elimle han gülümü soldurdum.”

               Hamit Hayal/Gönen / 27.04.2013

Leave a Reply

*

Search
Advertisement
Uyarı
Yayınlanan yazıların tüm hakları 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Hamit Hayal’e aittir.Alıntı yapılan yazı, alıntı yapılan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir
Yazılarımızın bir kısmına Facebook sayfamızdan da ulaşabilirsiniz
Sayfalar
Son Yazılar
Slideshow
Gallery
1974 1975 4_0 3_0 2_0 6
memurlar.net
Tarihte Bugün

Tarihte Bugün v.8.0
NewStatPress
Visits today: _
UserOnline
1 User Browsing This Page.
Users: 1 Guest
Arşivler
Son Yorumlar