Archive for the ‘Sevgiliye şiirler’ Category

Mizanda hesabı ödersin artık

Gönlüme bir hazan düştüğü anda,
Sevdiğim beni el edersin artık.
Sonumdan ibret al, sende bir yanda,
Vicdan senin gülüm, ne dersin artık?

Gönlüme bir sevda tohumu ektin,
Güldün neşelendin sevindin sektin;
Yol buraya kadar, tetiği çektin,
Arkana bakmadan gidersin artık.

Bilirim, dünyada güzeller çokta,
Kimi bir sevgiyi tadarmış yokta.
Benim senden başka sevdiğim yokta,
Gözümde bir nokta kadarsın artık.

Ömrün her deminde anıp ta seni,
Masum bir melektin sanıp ta seni;
Yıllarca bekledim, yanıp ta seni,
Sen benim ömrümde kedersin artık.

Umurunda değil hasretim varmış,
İçimi onulmaz bin bir dert sarmış.
Erkenden ak düştü, saçlarım karmış,
Mizanda hesabı ödersin artık.

Hamit Hayal / Gönen / 08.05.2014

Baş koydukça ıslanıyor yastığım

Aşkıma gözün kör, kulağın sağır,
Çık artık dünyamdan, elsen diyorum.
Sensiz geçen zaman kurşundan ağır,
Bitsin bu ayrılık, gelsen diyorum.

Artık aynalardan kaçtığım vaki,
Gözünde ben neyim, belki bir şaki.
Her şey gelir geçer, hasretin baki,
Yüzüme bir kere gülsen diyorum.

Sen bana aklınca cezamı verdin,
Anlamadım nedir bunca yıl derdin.
Gidenler bir daha dönmüyor derdin,
Beni defterinden silsen diyorum.

Vazgeçilmez değil aslında aşkın,
Ben seni sevdikçe oldum bir şaşkın.
Gönlümde yaram var, yüreğim taşkın,
Tükendim ben artık, bilsen diyorum.

Aşkın kaderine mühür bastığım,
Başucumda bir resmin var astığım.
Baş koydukça ıslanıyor yastığım,
Ne yaparım sensiz, ölsen diyorum.

Hamit Hayal / Gönen / 07.05.2014

Her cümlede öze düşmüş yüzün var

Sonsuzluktan anladığım cümle sen,
Seni sevmek bana Haktan hükümdür.
Her ayette vücut bulmuş cümle sen,
Seni sevmek bana Haktan hükümdür.

Nice kasvet ve loşlukta bu aşka,
Körkütük bir sarhoşlukta bu aşka;
Deme düştüm bir boşlukta bu aşka,
Seni sevmek bana Haktan hükümdür.

Ayrılığın içyüzünde hüzün var,
Yüreğimde baharın var, güzün var.
Her cümlede öze düşmüş yüzün var.
Seni sevmek bana Haktan hükümdür.

Artık yorgun yüreğime ne derim,
Neden benim hiç bitmez bu kederim?
Bir kış daha yaşatsa da kaderim,
Seni sevmek bana Haktan hükümdür

Hasretimden yıllar alan aşkınla,
Rengi solmuş, hüzne çalan aşkınla;
Yaşadım ben yetim kalan aşkınla,
Seni sevmek bana Haktan hükümdür

Yüreğimde bıraktığın yurt viran,
Hasretin cehennem, ayrılık niran.
Aklımdan çıkmadın sevgilim bir an,
Seni sevmek bana Haktan hükümdür.

Hamit Hayal / Gönen / 05.05.2014

Ne fark eder artık güzel değilsen

Izdırabın her mevsimi yüzümde,
Sanmayın ki murat alan biriyim.
Gül soluyor, ayrılık var güzümde,
Dünya fani, bende yalan biriyim.

Kimi arar bulur aşkı eşinde,
Kimi yola düşer vaktin beşinde.
Kerem gibi Aslı Han’ın peşinde,
Gurbet gurbet ömrü talan biriyim.

Yıllar sürsün hâl dilinde anışım,
Mümkün olsa bir hayale kanışım.
Umurunda değil bunca yanışım,
Hayal edip, düşe dalan biriyim.

Kurulmuş saatler zamanı yerken,
Geldi geçti bahar, bitti yaz erken.
Daha önümüzde yıllar var derken,
Bir menzilde yolda kalan biriyim.

İnsaf edip, yüreğime eğilsen,
Sende benim gibi aşka meyilsen;
Ne fark eder artık güzel değilsen,
Gözlerine yaşlar dolan biriyim.

Darmadağın bıraktığın günde ben,
Yaralandım aldıkça her künde ben.
Bugün değil, sevdim seni dünde ben,
Ben sevdandan mecnun olan biriyim.

Hamit Hayal / Gönen / 04.05.2014

Ben aşk denen bir çıkmaza düşünce

Bilmek mi istersin, hangi düşünce,
Ve hangi nedenle senden vazgeçtim?
Ben aşk denen bir çıkmaza düşünce,
Ruhum ve bedenle senden vazgeçtim.

Atlas libas gözümde pul olunca,
Gölge düştü yüzüne çul olunca;
Anlasaydın ben sana kul olunca,
Gül erken solunca, senden vazgeçtim.

Ne bileyim aç ruhumla tokluğu,
Ben bir dedim, sen istedin çokluğu.
Keşfedince varlıktaki yokluğu,
Hayal kırıklığı, senden vazgeçtim.

İçime bir alev düşer, köz yakar,
Beni bana verdiğin ilk söz yakar;
Bir ummana dalsam nice göz yakar,
Aşkta bir öz yakar, senden vazgeçtim.

Bir muradın varsa susma de sende,
Aramızda dağlar var gel desende;
Aşk ararsan bin bir renkte, desende,
Mutlu ol gül sende, senden vazgeçtim.

Sebebi terennüm eder dil baştan,
Ezelde var isen varsın bil baştan;
Dedim ki sevdiğim beni sil baştan,
Ey kalbi bir taştan, senden vazgeçtim.

Hamit Hayal / Gönen / 01.05.2014

Ne sebep Leyla aşka, anladım ne de Aslı

Sende ki güzelliğin esrarını aradım,
Bütün ihtişamıyla yüzünden bir tül düştü.
Ne bilinmez hallere düştüm attıkça adım,
Anladım ki gönlüme cemalinden gül düştü.

Hangi hüküm sahibi sana köle olduran,
Aşkın çıkmazlarında hangi yol sana varsın?
Neden dünyada sensin zamanımı dolduran,
Neden yandığım ateş, çektiğim dertte varsın?

Yalnızlık yolcusuyum, sürgünüm bu şehirde,
Aşkın bilinmezinde ben bunca isyan ettim.
Nice üryan hallerim var düştüğüm nehirde,
Ben hep senin yüzünden ömrümü ziyan ettim.

Bir manası yok zaten aşkını inkârımın,
Sevdanın hasretinden yaralanan kimdir sor.
Ben derdinde değilim hiç olmayan kârımın,
Biliyorum ki sevmek sana ermekten de zor.

Aşkın maverasına aç kapı, bekliyorum,
Şu hüzün ülkesinde var ile yokta adım.
Bir yüzyıl ötesinden hâlâ emekliyorum,
Tükenmek noktasında varmaya kaldı adım.

Geçilmez kapılarda her şafak bir ağıtçı,
Ruhumda ayrılığın silinmez zor yarası.
Çözülmez kaderimi yazan dilsiz bağıtçı,
Bilmiyorum kim vardır bir başka yüz karası.

Gönül yangınlarımda nicedir yanan gece,
Hangi ümide koşar hâlâ sonsuz bakışlar.
Şunun şurasında aşk yalnızlıkta birk hece,
Ve hâlâ bilmiyorum sebepsiz bu bakışlar.

Gönlüm hâlâ ayrılık acısı tatmadadır,
Gün eski ihtişamın kalmadığı yüzünde.
Belki de hiç dönmemek üzere batmadadır,
Beni sorarsan eğer gönlüm hâlâ hüzünde.

Belki bir tek hakikat bunca kalan hatıra,
Beklenecek ne kaldı, ölüm zaten içimde.
Varlığımı yükledim yazdığım her satıra,
Sen de çekip gittin ya dönülmez bir biçimde.

Bir yol hikâyesince gönlümün düştüğü çöl,
Zor devler ülkesinden gelmedi bir gün selam.
Artık sunam değilsin artık gözyaşımda sel,
Sözün bittiği yerde ne sen varsın ne kelâm.

Mutluluğa saatler vurursa her kim için,
Bilmediğim bir zaman, bilmediğim bir demde.
Yaradanım topraktan diriltmişti aşk, niçin,
Benim gibi yalnızdı yeryüzünde Âdem’de.

Şimdi sen saklıyorsun biliyorum ilgini,
Kayıp zamanlardayız yorgun üzgün ve hasta.
İstersen bir yaraya merhem et aşk bilgini,
Kanayan dudağıma “Terkimdir”, mührü basta.

Hüzünlerin değdiği baharda gül açar mı,
Biliyorum dünyada olmaz ya hiç Onsuzluk;
Bu dünyada her seven benim gibi naçar mı,
Bulduğumu sanmıştım gözlerinde sonsuzluk.

Neredesin düğüme üfleyen ey büyücü,
Ve benim hâlâ seni yüreğim engin özler.
Biliyorum ki artar aşkın tükenmiş gücü,
Ağlasın yangınlardan sonra divane közler.

Bırak ta yüreğimde çöküşün izi kalsın,
Kudretin yetiyorsa ölüm benimle ağla.
Çözülmesin her nihan, isterim gizi kalsın,
Nasıl yola çıkarım yaşayan bunca sağla.

Geçti adına sevda dediğim ömür çağı,
Bir gönül taşımıştım nehirler gibi taşkın.
Yazanla yazılanın kopacak ince bağı,
Bir gün çökecek elbet yorgun düzeni aşkın.

Yollarını gözledim tutulduğum eşikte,
Duygularım tükendi, hasretini kaybettim.
Yeni sevdalar şimdi uyurken bir beşikte,
Sanma ki ne acılar tatmaya niyet ettim.

Git gidebildiğince kadar uzaklara git,
Bir sevdanın zamansız solan gülü yakmasın.
Tüken gözümde artık, hasretlerim isen bit,
İstemiyorum artık, gözyaşlarım akmasın.

Nerden bileceksin aşk yaktıkça içimi,
Bir başka âlemdesin kendince bir nedenle.
Yaratmaya çalıştım hiç olmadık biçimi,
Bense yorgun köhnemiş, tükenmiş bir bedenle,

Sevdanın ülkesinde ağır aşkın tasası,
Hep seni düşünürüm uzaklara dalınca.
Ne zaman değişecek bilmem ki aşk yasası,
Kader böyle bir şey mi aşka bağlı kalınca?

Bir ayrılık yangını ya da içlerde verem,
Benim gibi nicesi yola revan olmuştur.
Biliyorum ki hâlâ Aslı düşünde Kerem.
Gönül hicranla yanmış, nice gözler dolmuştur,

Belki her şey olacak, çıkmayacak aradan,
Aramızda hep engin kalacak yüce dağlar.
Gönlüme hüküm kılmış aşkı yüce Yaradan,
Gönlümü başka gönle verilmiş bir söz bağlar.

Bir rüyadan ibaret kalmak ise eriliş,
Var ettiğim bu sevda hülyalara kanarak;
Neden bekler baharda kızıl güller deriliş,
Kim diyorsa ayrılık tükenmektir yanarak,

Yıldızlara ulaşmak gibi düşlerim vardı,
Avuçlarımda aşkı hep tutmaya çalıştım.
Kader benim çevremde örülmüş bir duvardı,
Ne diyeyim bahtım bu, yanmaya da alıştım.

Yeni bir dilenişle aşka ettikçe iman,
Ruhum kalabilir mi seni sevmeye ölgün.
Senden bana sevdayı ilham ettikçe siman,
Bayramdır inan bana elinden tuttuğum gün.

İsterdim sen de bana aşkı ellerinle sun,
Sonra dönüp yüzüme gönlünden bir ayna tut.
Hangi sevdada vardır sırrı çözülmez efsun,
Farketmez bundan sonra anma ya da hep unut.

Kim geçecek adına zulüm denilen nehri,
Hangi canan bulacak bir tadım vefa candan,
Şimdi Bağdat virane, aşkın bu güzel şehri,
Ve ayrılmış diyorlar gül ile bülbül handan.

Bir kefenle toprağa verip çürümüş ünü,
Hangi âşık olmasın maşuk için delirmiş?
Tükenen bir heceden saymak var ise dünü,
Yıllar sonra yaşanan zaman akla gelirmiş.

İsterdim ki aşkımı aşkına hakim kılsın,
Bilmiyorum hangi el bir gün aşkı yazacak,
Bende ki bu sevdayı neden, kim akim kılsın?
Kaldıysa bende gönül yine coşkun, azacak,

Hiç mevsimler tattın mı sen yaralı hüzünde,
Giden geri döndü mü kalbinde aşk biterken?
Bir kaybetme korkusu oldu mu hiç yüzünde,
Hiç yangınlar söndü mü kalbinde aşk biterken.?

Son şiirim bu benim, okur bir gün anlar da,
Hiç gördün mü ölüme derman yazarken kader?
Seni sevmek adına düştüğüm zor anlarda,
Geç kaldın ölümüme ferman yazarken kader.

Yaradan biliyor ki sen gönlüme düşünce,
Sevda sultanlığından var mı öte taç dedim.
Ben de hasrete dair kalmadı bir düşünce,
Her seven benim gibi bir aşka muhtaç dedim.

Ne sebep Leyla aşka, anladım ne de Aslı,
Ezeli bir hükümden ebedi bul diyen O.
Dünyada tek hakikat olmayan vuslat faslı,
“Sevdikçe yanacaktır.”, İnandım “Kul” diyen O

Ah sevdiğim işte ben bu yüzden bir rüyada,
Aşkı sevmek adına görürken emin liman;
Bir tadımlık sevdaya köle olsam dünyada,
Ne sen ümit verirsin ne kalır ben de iman.

Mesafeler seninle aşılır diye bir gün,
Düştüğüm bu yollarda düşlerim yarım kaldı.
Neden hiç aramadın, sormadın niye bir gün,
Kalbimde bir hıçkırık, gülüşüm yarım kaldı.

Hamit Hayal / Gönen / 30.04.2014

Sana tutkun olan ölürmüş meğer

Yere düşen hiç eğilmez başımdı,
İstiyorsan dünyamı da yık artık.
Yazdığım bu şiir son gözyaşımdı,
Yorgun yüreğimden çekil çık artık.

Belki hâlâ gözlerinde nemin var,
Kolay değil, aramızda yemin var.
Hâl müsait, kül olmaya zemin var,
Sende inle, benim gibi bık artık.

Böyle bitirmeye söyle ne değer,
Sana tutkun olan ölürmüş meğer.
Dünyandan çıkarım, razıysan eğer,
Göremezsin sen de beni sık artık

Zihnimde anılar, bağlayan sensin,
Burada her gece ağlayan sensin;
Gönülden gözüme çağlayan sensin,
Nolur bana kapı açsın Hak artık.

Keşke olmasaydı senle ilk anı,
Yanmaz mı insanın sevdikçe canı.
Nerede bu aşkın mutluluk yanı,
Dünya bana sensiz oldu yük artık.

Ölüm ile aramızda perdesin,
Gözlerimin daldığı her yerdesin.
Bilmiyorum bu dünyada nerdesin,
Gönül yaktın, boynumu da bük artık.

Zirvesi gökteyken düştü dağlarım,
Gençliğim tükendi, geçti çağlarım.
Sen aklıma her düştükçe ağlarım,
Gel benimle gözyaşları dök artık.

Ağır geldi kahrettiğim bu ceza.
Var mı benden başka çeken bir eza?
Çözülmez bir nihan, aşkıma seza,
Senden başka sevdiceğim yok artık.

Hamit Hayal / Gönen / 28.04.2014

Her gönlü yakan bir yardır, dediler

Gülen bir muamma, ağlayan bir sır,
Hâl içinde bir hâl vardır, dediler.
Onulmaz her yara geçse kaç asır,
Her gönlü yakan bir yardır, dediler.

Beni unut gitsin, aşkımı sakla,
Hüzün bir kadermiş, gelmiyor akla.
Kim kimi ağlatır, bilmem ne hakla,
Sevdinse gönlün bir nardır dediler.

Yar her ayrılığa ettikçe meyil,
İçimde isyan var, elimde değil.
Kalbimde bir yara, başım sen eğil,
Aşılmaz zor dağlar kardır, dediler.

Nice efsaneler hep duya duya,
Vuslatı tatmadan biter her rüya.
Kim var bir serapta kavuşmuş suya,
Bir hayalden öte zordur, dediler.

Yel aldı, boranlar bıraktı köksüz,
Kanadım kırıldı, kaldım ben göksüz.
Dünyam bir virane, her rüyam öksüz,
Bakıp ta görmeyen kördür dediler.

Hamit Hayal / Gönen / 10.12.2013

Yüreğinde öldü isem zamansız

Hicranınla gül misali solduysam,
Solduğumun hesabını sor benden.
Yıllar sonra bir yabancı olduysam,
Olduğumun hesabını sor benden.

Bu âlemde varlıktan bir hiçimde,
Fırtınalar koptu her gün içimde.
Hasretinden iflah olmaz biçimde,
Dolduğumun hesabını sor benden.

Elbet bir gün başlayacak son fasıl,
Vuslat varsa bilmiyorum yol nasıl.
Ben sevdandan aldı isem tat asıl,
Aldığımın hesabını sor benden.

Düşmüşüm ki sensiz aşkın dışına,
Yazım bitmiş, tutulmuşum kışına.
Hiç bitmeyen seni sevmek düşüne,
Daldığımın hesabını sor benden.

Bir visali beklediğim bu handa,
Bedenim yoruldu, usandı canda.
Gözlerine daldığım o ilk anda,
Kaldığımın hesabını sor benden.

Ben sevdana hiç olmadım imansız,
Seni sevmek bir dert imiş amansız
Yüreğinde öldü isem zamansız,
Öldüğümün hesabını sor benden.

Hamit Hayal / Gönen / 23.04.2014

Hasret düşüp yüreğime değince

İnan ki ömrümün her gecesinde,
Mesafeler alan göz seni arar.
Sevda türküsünün ilk hecesinde,
Yaşlarını salan göz seni arar.

Adına ayrılık denen firaksan,
Yanarım ardında beni bıraksan.
Gönülden ıraksan, gözden ıraksan,
Denizlere çalan göz seni arar.

Vuslat var mı ben kapına gelince,
Aşk dilensem verir misin elince?
Ferhat bir gün zor dağları delince,
Hicranlarla dolan göz seni arar.

Elveda demiştin sevdiğim güzde,
Kaderden sayarım sen beni üzde.
Derin çizgilerin dolduğu yüzde,
Hareleri solan göz seni arar.

Kendi rızan ile kendi reyince,
Anlarım başını bir gün eğince.
Hasret düşüp yüreğime değince,
Artık görmez olan göz seni arar.

Bir ikrar ararken aşka rücunda,
Tut beni isterdim tut avucunda.
Aşıp giden şu yolların ucunda,
Bir boşluğa dalan göz seni arar.

Hamit Hayal / Gönen / 22.04.2014

Bir taze bahardır sevginin demi

Bir türlü yatmadı isyana aklım,
Bir deli divane olmaktan başka.
Ne verdin sen bana, ne kaldı senden,
Kalbime hüzünler dolmaktan başka.

Keşke sen de etsen birkaç kelime,
Kapılmazsın korkma gönül selime.
Seni sevdim, ne geçti ki elime,
Sevda baharında solmaktan başka.

Kardeş türkülerde ismin var arsız,
Hangi dağlar olur zirvesiz, karsız?
Bir ömrü tükettim faydasız, kârsız,
Her hali yaşadım gülmekten başka.

Yağmurlar silmeden bir gün adını,
Çıkar bu hayatın çıkar tadını.
Ararken sevdiğim o zor kadını,
Bir gayem olmadı bulmaktan başka.

Bir taze bahardır sevginin demi,
Bekler mi kalkacak limandan gemi.
Gözün aydın olsun, gül sonsuz emi,
Bir çare kalmadı ölmekten başka.

Hamit Hayal / Gönen / 21.04.2014

Seni sevmek benim elimde değil

Tutuşurken deme söner bu sevda,
Seni sevmek benim elimde değil.
Başımda bir bulut, döner bu sevda,
Seni sevmek benim elimde değil.

Nice hayallerde, hülyalarda sen,
Erilmez, en uzak dünyalarda sen;
Her gece gördüğüm rüyalarda sen,
Seni sevmek benim elimde değil.

Yine sen gönlünce inlet, yak beni,
İsterdim ki gözün görsün pak beni.
Sevmek için yaratmış ki Hak beni,
Seni sevmek benim elimde değil.

Senin için artık yanmak kaderim,
Biliyorum, bir ömürlük kederim.
Gündüz düşler, gece hayal ederim,
Seni sevmek benim elimde değil.

İncitmenin korkusu var gülümü,
Bu aşk yakar, savurur ya külümü;
Tek çıkar yol düşündüm hep ölümü,
Seni sevmek benim elimde değil.

Önüme dağlar koy, koru dayatta,
İstersen kalbimde sonsuza yatta;
Ümidim kalmasın bu zor hayatta,
Seni sevmek benim elimde değil.

Aşılmaz bir kasvet beni bürüyen,
Her gün biraz daha sona yürüyen;
Ümitsizim, çaresizim çürüyen,
Seni sevmek benim elimde değil.

Ölüm gelse inan karşı dururum,
Kurşun sıkar, senin için vururum.
Ayaklar altına düşse gururum,
Seni sevmek benim elimde değil.

Çektiğim dert olsun, içtiğim ağı,
Gözlerin öldürdü belki kaç sağı.
Sevgilim, geçmeden gel aşkın çağı,
Seni sevmek benim elimde değil.

Aşkından nedir en güzel hediye,
Yıllarca beklerim her gün ver diye.
Bende bilmiyorum neden ne diye,
Seni sevmek benim elimde değil.

Aşılmaz bir düşte bir ömür yerim,
Ağladım, kalmadı gözümde ferim.
Kalbinde bana da bir yer ver perim,
Seni sevmek benim elimde değil.

Hamit Hayal / Gönen / 19.04.2014

Ben sana mecnunum, sol yanım tutkun

Beni ağlatmak mı sevgilim utkun,
Tahtlar senin olsun, taç senin olsun.
Ben sana mecnunum, sol yanım tutkun,
Bir bab-ı esrar bu, aç senin olsun.

Bu dünyada ettin de sen zay beni,
Senden başka bilen olmaz vay beni;
Gönül defterinden düştüm say beni,
Aşka koşan bu yol geç senin olsun.

Kerem içten yanar, Aslı Han ağlar;
Yol vermez, aradan çekilmez dağlar.
Gönülden gönüle çözülmez bağlar,
İki yol var, biri seç senin olsun.

Kaderin hükmünü oku özümde,
Bundan sonra sitem olmaz sözümde.
Ağlattın, bir katre yaş var gözümde,
Geçti gitti kervan, göç senin olsun.

Çekildi içimden gün bata bata,
Seni sevmek günah ya da bir hata.
Gelinlik giymişsin, binmişsin ata,
Alacaksan benden öç senin olsun.

Hamit Hayal / Gönen / 05.11.2013

Sen içimde kanayan yaradan başka nesin

Seni sevmek kaderin bana verdiği cezam,
Ilgıt ılgıt hasretin yellerinde sen varsın.
Bilmiyorum daha ne kadar sürecek ezam,
Perde inmiş gözümün sellerinde sen varsın.

Bir ümidim kalmasın, silsen de kaderinden,
Bu aşka veda etsem, kurtulsam kederimden.
Bir tutkuyla bağlıyım, kalbimle ta derinden,
Her ak düşmüş saçımın tellerinde sen varsın.

Bütün perdeler indi, aşina yüze çıktı,
Seni sevmekle yolum sandım ki düze çıktı.
Sevda mevsimlerimin sonu hep güze çıktı,
Ey sunam, gözyaşımın göllerinde sen varsın.

Hüzünlerin dostuyum, arkadaşım ben gamla,
Benden şöhreti aldın, sultan olduğun namla.
Sitemden başka nedir gözden akan her damla,
Aşkımın solup giden güllerinde sen varsın.

İki dağı ayıran aradan başka nesin,
Bahtıma düşmüş gölge, karadan başka nesin?
Sen içimde kanayan yaradan başka nesin,
Aşkın hakikat olmaz fallarında sen varsın.

Keşke olsaydın benden bunca ibret alanlar,
Hasretim ve gözyaşım hatıramda kalanlar.
Çözülmez birer düğüm bıraktığın yalanlar,
Bunca gönül vermişin dillerinde sen varsın.

Bir türlü tutamadım, elimden gitti bu aşk,
Kalmadı bir ümidim, benimle yitti bu aşk;
Bir ömrün serencamı, başladı bitti bu aşk,
Ayrılığın kavuşmaz yollarında sen varsın.

Bir gönül defterinde rastlamak var adına,
Bunca yıl geçti belki hiç düşmedim yâdına.
Yarım kalmış bir aşkın hasretim ben tadına,
Yandı nice ümidim, küllerinde sen varsın.

Hamit Hayal / Gönen / 12.08.2013

Seninle başladı, seninle bitsin

Sevgilim bu aşka adanan ömür,
Seninle başladı, seninle bitsin.
İstemem sürmeye başka bir ömür,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Hasret alevinde yanarken özüm,
Sabrettim, derdime olmadı çözüm.
Ne olur hükümsüz kılma da sözüm,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Üzülmem, dağları önüme koyun,
İçim hüzün dolsun, bükülsün boyun.
Hayat sahnesinde aşk denen oyun,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Aşkın çözülmez bir dili var, nece,
Kaderde yazılan yalnız bir hece.
Şafağı sökmeyen en uzun gece,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Beni ateşlerde yak, hasretim ol,
Bir ilham misali doğ, kalbime dol.
Beni meçhullere götüren bu yol,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Ayrılık kapımda, son demi güzün,
Hayal perdesine düştükçe yüzün;
Kalbimde yer eden bu dertli hüzün,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Gerçeğe erilmez ey gamsız ulya,
Sadet getirseydi keşke her hülya.
Bu aşk baştan sona zaten bir rüya,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Âlemler biliyor, şahit cihanda,
Çık artık ortaya, kalma nihanda;
Sevdamız şu iki kapılı handa,
Seninle başladı, seninle bitsin.

Hamit Hayal / Gönen / 02.04.2014

Ben bu şehirde sürgün, sen kalbimde bir esir

Bir çıkış bulamadım, bekliyorum arafta,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?
Göster bana sevgini, kalbin hangi tarafta,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Başında ayrılık var, sonunu hüsran bilmek,
Neden mümkün olmuyor hatıraları silmek?
Aşkın kalbimde yara, sevgin boynumda ilmek,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Sana dokunmak yasak elini tutmak haram,
Belki hiç onmayacak, içimde sonsuz yaram.
Düşlerde kalan aşkım, gözleri engin karam,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Keşke sorabilseydim, ederi bu mu aşkın,
Hüzün dolu yüreğim, kederi bu mu aşkın;
Yarım kalmış bir rüya, kaderi bumu aşkın,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Korkuyorum solacak, elime bir gül alsam,
Hangi dala tutunsam, hangi rüyaya dalsam.
Neye yarar ki aşkı, bir gün bir yerden çalsam,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Bin yılın ateşini yorgun içimde yaktın,
Avuçlarımdan kaydın, gözümde yaştın aktın.
Sen benim zihnimde bir düşler şehri bıraktın,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Bana bunca ızdırap, çile verdin, olmadı,
Sen benim her sırrıma belki erdin olmadı;
Hiçbir zaman aklımdan çıkmak derdin olmadı,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Yine güller açacak, yine gül derilecek,
Ne bir sevdam ne aşkım, ne gönül verilecek.
Bundan sonra bir bahar düşüm yok erilecek,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Önüme yolar koydun, umutsuzluk bıraktın,
Bir düşümde kalmadı, uykusuzluk bıraktın;
Sen benim dudağımda bir susuzluk bıraktın,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Gözlerimin önünde çöktü gitti bir hanlık,
Ne sevdam bir faniydi, ne sevgilerim anlık,
Demek ki özün bitmiş, yok mu sen de insanlık,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Yıllar sonra zihninde ne olarak belirdim,
Bir tek işmarın yeter, uzak yoldan gelirdim.
Bu aşk beni mahvetti, hasretinden delirdim,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Düşen yıldız misali kaydı gitti histerim,
Önce yüreğim öksüz kaldı sonra hislerim.
Bu dünyada ben senden başka neyi isterim,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Bu çığ gibi bir aşktan miras kalan anılar,
Baştan sona kederim, ömür alan anılar;
Keşke yalan olsaydı, keşke talan anılar,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Artık biliyorum ki her şey bir bir netleşti,
Yokluğundan kırıldım, nefretim heybetleşti.
Zaten bu yüzden dünya gözümde hep betleşti,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Hep göstermek isterdim sana sevdamı tanık,
Aklıma her düştükçe kalbim boş, içim yanık.
Senden bir af diliyor aşka mahkûm bu sanık,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Kara toprağa tohum ekmekti seni sevmek,
Bir yoksulun düşünde ekmekti seni sevmek;
Belki de bunca çile çekmekti seni sevmek,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Ruhumda ki boşluğa boş gözlerle bakan sen,
Tutkulu amma kıskanç yüreğimden akan sen;
Beni aşkın korunda yıllar yılı yakan sen,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Seni sevmek suçundan müebbede yazım var,
Ne beklenen bir bahar, ne gelecek yazım var.
Bilmiyorum ben kimim, neye bir niyazım var,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

İçimde ki kanayan yaraya aşkın tesir,
Bir gün elbet yazılır bu aşka dair nesir.
Ben bu şehirde sürgün, sen kalbimde bir esir,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Varsın kopsun nereden kopacaksa bu bağlar,
Bilmiyorum bu gönül kaç yıl kaç sene ağlar?
Ölmüş bir bedendeyim, anlamaz beni sağlar,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Hep sevda üzerine olsaydı keşke tutkun,
Düşüşümü hak saydın, yenilgimi bir utkun.
Anladım ki sevgili bir başka senin tutkun,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Hamit Hayal / Bursa / 07.02.2014

Bir gün geçecek bu sevdanın çağı

Aşkı bilmesen de, gitmez zoruma,
Bilirim ki sevda bir özde saklı;
Nefsim akıl ister, muhtaç yoruma,
Her aşkta bir sır var, bir gözde saklı.

Bir gün geçecek bu sevdanın çağı,
Ne düzü kalacak, ne yüce dağı;
Yine de bu aşkın bir kopmaz bağı,
Ezelden verilmiş bir sözde saklı.

Belki yol eğriydi, yoktu düzgünü,
Bir Eylül sabahı ve bir güz günü,
Aşkınla harcandı ömrün yüz günü,
İçimde ki alev bir közde saklı.

Sevgimin dünyası bir engin çapta,
Bir mühür basıldı, geçildi zapta.
Hakkın kitabında bir gizli bapta,
Kader ta ezelden bir cüzde saklı.

Bir yangından sonra isler içinde,
Kalbim yara, gönlüm sisler içinde;
Nice hasret dolu hisler içinde,
Ayrılık kapımda bir güzde saklı.

Sanki bir ırmaktan engin akışlar,
Aşkın narında var gönül yakışlar.
Yüreğimi delip geçen bakışlar,
Zihnimde gölgeden bir yüzde saklı.

Hamit Hayal / Gönen / 08.11.2013

Seninde saçlarına kar yağdı biliyorum

Ayrılığı anlatıp, acıyı tarif et sen,
Güllerin yarasında kanayan iz kalmasın.
Ağlatmayı bilmişsin dünyada marifet sen,
Çöz artık nihanını, özünde giz kalmasın.

Aşkını anlatmaya bir avuç kelam yeter.
Sevda vatanım benim senden uzak bir bölge;
Hüzün mektuplarında ettiğin selam yeter,
Git artık git istersen, kalma içimde gölge.

Sen başka âlemlerin hiç solmayan gülüsün,
Ben gönlünden sökerek attığın kuru köküm.
Yüzünde bir maske var, belki aşkın külüsün,
Benim dağlarım yıkık, başıma çöktü göküm.

Hicran gecelerinde aktı gitti gözyaşım,
Yalnızları oynadım ben belki beni değil.
Hasret hecelerinde artık bitti gözyaşım,
Beni görmek istersen, solmuş bir güle eğil.

Hicran tatmış bahtların bir karalı kızısın,
Bir tanesin âlemde, anla senden yok başka.
Vurgun yemiş gönlümün bir yaralı kızısın,
Bilirmisin, anladım senin aşkın çok başka.

İçimdeki gurbette sordum seni ellerden,
Çoğunca hayalimde hep erişilmez kaldın.
İsmini bir fısıltı duyardım da yellerden,
Zihnimde sevdiğimi neden bir bilmez kaldın?

Seninde saçlarına kar yağdı biliyorum,
Kırılmış aynalarda sitem dolu gözlemin.
Ey benim kader aşkım, ben seni diliyorum,
Bilmiyorum ki hâlâ var mıdır bir özlemin.

Ben hicranımı derim, elimde kalem yazar,
Ayrılık yıllarımdan kalma ne hoş mektuplar.
Sevgilim yüreğimden bir umman, âlem yazar.
Her biri keder dolu, çoğunca boş mektuplar.

Her çiçeğin baharda açmak ümidi vardır,
Yüreğime kurşunu sıkan yine ben kendim.
Benim bir tek hayalim erilemez bir yardır,
Seni hayal ederek, en sonunda tükendim.

Ateşin kül ettiği bir ocaktan çıkmışım,
Hakikatin dilinde sevdam belki bir nesir.
Artık tutmaz ellerim, yaşamaktan bıkmışım,
Yüreğimde bir zincir, gönlüm sevdanda esir.

Sensizliğin ucuna bir sensizlik eklerken,
Sordular, “Derdin nedir, neden böylesin âşık?
Tükenmez bir gecede son sabahı beklerken,
Bırak senin derdini Mecnun söylesin âşık.”

Şair oldum şimdi ben, şiir yazarım aşka,
Varsa ilham kapını bırak bana aralı.
Anıları bıraktım, sildim ne varsa başka,
Sığındığım limanda bekliyorum yaralı.

Elleri ellerimden kayıp giden yıldızım,
Hasretle büyüttüğüm gülleri suluyorum.
Yüzümden düştü maske, döküldü her yaldızım,
Düşlerimde ağlarken hep seni buluyorum.

Gurbet akşamlarının yeşerir bir gün dalı,
Sen yine yollarına düş ve aşkını savun.
Geç kalmış baharlarda tadarsın aşktan alı,
Kirlenmemiş bir gönül ve özleminle avun.

İsterim yine gül sen, ve mutlu olda içten,
Bir kor misali yakan acılar benim olsun.
Kes ümidi sevgilim benim gibi bir hiçten,
Bırak gözünden akan acılar benim olsun.

Biliyorum acıdır her ayrılık, her veda,
Ezeli bir öyküden ebede verdim nişan.
Son yol ayrımındayım, kaderi ettim eda,
Ben gölgenin gücüyüm, sen yücelerden al şan.

Geriye dönmek mümkün olsaydı ben kanatla,
Ta Arş’ın kapısına varıp niyaz ederdim;
Yine sana koşardım aşk denen bir sanatla,
Sana bir bahar verir, ömrünü yaz ederdim.

Sen ve ben ta mazide kalmış aşkın özüyüz,
Dağlar benim sırtımda, sen aşkın gülen yüzü.
Sen ve ben bir sevdanın hayal kalmış sözüyüz,
Sen bahara hasretsin, ben çoktan aştım güzü.

Hamit Hayal / Gönen / 06.11.2013

Daha kaç yalnızlık yaşarım sensiz

Gönlüme kış düştü, saçlarıma kar,
Artık bundan sonra bekleme beni.
Sevgin bende baki, hasretin yakar,
Artık bundan sonra bekleme beni.

Belki bu son perde aşarım sensiz,
Benim hiç olmadı başarım sensiz;
Daha kaç yalnızlık yaşarım sensiz,
Artık bundan sonra bekleme beni.

Son sefer belki bir rüyada başlar,
Damla damla aksın gözünden yaşlar.
Bil ki senden daha meftundur taşlar,
Artık bundan sonra bekleme beni.

Gönül dağlarından kopan çığındım,
Nefsim ölmüş, bir ücrada yığındım.
Bu aşk bitti, ben yalana sığındım,
Artık bundan sonra bekleme beni.

Bir başka şarkın var, sözünden düştüm,
Düştüm yüreğinden, özünden düştüm;
Bir damla yaş idim, gözünden düştüm,
Artık bundan sonra bekleme beni.

Hamit Hayal / Gönen / 03.10.2013

Sakın benden unutmamı bekleme

Belki bir gün bulacaksın dengini,
Sakın benden unutmamı bekleme.
Gözlerinin unutulmaz rengini,
Sakın benden unutmamı bekleme.

Bir ölüm deminde an verir sözün,
Nefesin diriltir, can verir sözün;
Şöhreti tüketsem, şan verir sözün,
Sakın benden unutmamı bekleme.

Ateşlerde, alevlerde, kordayım,
Cennetimi ziyan ettin, zordayım.
Nere gitsen ben kalbimle ordayım,
Sakın benden unutmamı bekleme.

Savur gitsin, bir tadımlık harmanım,
Takatim yok, bulunmuyor dermanım.
Ölümüme sen olsan da fermanım,
Sakın benden unutmamı bekleme.

Türkü söyler, sana şiir yazarım,
Bir dert olur, yüreğinde azarım;
Artık hüküm kılmasa da nazarım,
Sakın benden unutmamı bekleme.

Araya gün koydun, elmisin öyle,
Bir sitem et, yeter ki bir söz söyle.
İmkânsız aşkların sonumu böyle,
Sakın benden unutmamı bekleme.

Aşkta tema, şiirimde konumsun,
Gül say beni, renklerimde tonumsun.
Ölümüm sen, bilsem ki sen sonumsun,
Sakın benden unutmamı bekleme.

Hamit Hayal / Gönen / 03.10.2013

Gül bıraktı, sen de bırak elimi

Anla artık, düşlerime gir de sen,
Sensin benim gözyaşımın sebebi.
Beni hasret yaktı gülüm, bir de sen,
Sensin benim gözyaşımın sebebi.

İstemem yoluma gonca güller ser,
Dağlar düze iner, rüzgâr yol keser.
Gönlümde gurbetten yorgun bir eser,
Sensin benim gözyaşımın sebebi.

Hasretime mühür diye bastığım,
Bir resmin var, başucuma astığım.
Islanır her ağladıkça yastığım,
Sensin benim gözyaşımın sebebi.

Bir gönül verip de aldığım yıllar,
Bir bulut ardında daldığım yıllar;
Göç etti gönlünde kaldığım yıllar,
Sensin benim gözyaşımın sebebi.

Yollar uzun ince, aşka varılmaz,
İsyanım var, gönlünde dağ yarılmaz.
Benim gönlüm sevdiğine darılmaz,
Sensin benim gözyaşımın sebebi.

Sevda sularımız artık sığ gibi,
Gençlik gitti, kalmadı bir tığ gibi.
Gün batımı hasretim var çığ gibi,
Sensin benim gözyaşımın sebebi.

Acıların girdabında dönerim,
Geçti artık, fayda etmez önerim.
Perde iner, bir çift gözde sönerim,
Sensin benim gözyaşımın sebebi.

Bir vicdan kalmamış karada akta,
Çok zamandır müjdelerden uzakta;
Çırpınırım düştüğüm bir tuzakta.
Sensin benim gözyaşımın sebebi.

Eylülde ağlamak aşka itaat,
Ekim geldi geçti, etmedi vaat.
Kasım isyanıma kurdu bir saat,
Sensin benim gözyaşımın sebebi.

Yalancı baharın küskün selimi,
Öze düşen bir yorgun yaz yelimi?
Gül bıraktı, sen de bırak elimi,
Sensin benim gözyaşımın sebebi.

Hamit Hayal / Gönen / 01.11.2013

Sen de benim gibiysen başka gurbeti olan

Bu dünyada erilmez aşktan gurbeti olan,
Bir yürekte yaşarım ben gurbeti içimde.
Sen de benim gibiysen başka gurbeti olan,
Hasret dolu yaşarım ben gurbeti içimde.

Çile denen bu yolda bâtıni ve zahiri,
Dolup boşalan gözde tadarım ben kahiri.
Vuslat benim derdimin evveli ve ahiri,
Hasret dolu yaşarım ben gurbeti içimde.

Ezeli bir âlemin belki ta en başında,
İman etmiş her kalbin çilesi gözyaşında.
İstemem, bilme benim hasretim kaç yaşında.
Hasret dolu yaşarım ben gurbeti içimde.

Gurbet sanki ebedi vatandan ayrı kalma,
Bir ilahi kelamda Haktan bir selam alma.
Gurbet sırrı çözülmez engin hayale dalma,
Hasret dolu yaşarım ben gurbeti içimde.

Hamit Hayal / Gönen / 31.10.2013

Search
Advertisement
Uyarı
Yayınlanan yazıların tüm hakları 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Hamit Hayal’e aittir.Alıntı yapılan yazı, alıntı yapılan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir
Yazılarımızın bir kısmına Facebook sayfamızdan da ulaşabilirsiniz
Sayfalar
Son Yazılar
Slideshow
Gallery
1974 1975 4_0 3_0 2_0 6
memurlar.net
Tarihte Bugün

Tarihte Bugün v.8.0
NewStatPress
Visits today: _
UserOnline
1 User Browsing This Page.
Users: 1 Guest
Arşivler
Son Yorumlar