Archive for the ‘Değişik Şiirler’ Category

Ayrılık ve hasret, hüzünde Eylül

Biraz hüzün verir her solmuş resim,
Ben seni hep sevdim sözünde Eylül.
Nihayet kalbime düşen son mevsim,
Aşka bir vedadır özünde Eylül.

Ne verirse versin hayat her derste,
Her gönül muhtaçtır birazda meste.
Çözülmez muamma, bir engin beste,
Bir kader hükmünün cüzünde Eylül.

Şu vurgun mevsimden geri git biraz,
Ne aldın hayattan, aşktan mı bir haz?
Şimdi bir efsane ve bir masal yaz,
Belki bir başlangıç güzünde Eylül.

Sevgiler biter mi, kopar mı bağda,
Gülün yas var şimdi solduğu bağda.
İsterdim hep kalsın bir eski çağda,
Ayrılık ve hasret, hüzünde Eylül.

Artık göz ararken zengin günleri,
Yaşadık, kalmadı rengin günleri;
Elveda ey ömrün engin günleri,
Şimdi her sevenin yüzünde Eylül.

Hamit Hayal / Gönen / 30.08.2014

Sen melekler diyarından bir yerde

Beni sonsuz bir alevde yakmıştın,
Çok zamandır bükük bende bel çocuk.
Kahir dolu bin sitemle akmıştın,
O gün bugün gözlerimde sel çocuk.

Sen melekler diyarından bir yerde,
Hasret beni içten yakar, hep yerde;
Bilmiyorum, vuslat var mı ve nerde,
Bekliyorum senden hep bir el çocuk.

Bir ölümdür artık gelen hoş bana,
Senden sonra bu dünya hep boş bana.
Çok isterdim bir ümitle koş bana,
Kıskanmalı seni derdim yel çocuk.

Hasretinden yorgun ya da çoğu aç,
Kaç yıl geçti bilmiyorum söyle kaç?
Gönlümde sultandın, dik başımda taç,
Dön gittiğin yerden artık, gel çocuk.

Sen hiç bilme hicranımın yaşını,
Yüksekte tut, kalbime koy başını.
Bir gün olsun bu bende gözyaşını
Gücüm yetmez, ne olur sen sil çocuk.

Bir çocuk sesinde ya da bir ünde,
Biliyorum, döneceksin bir günde.
Gelecek beklesin, ben kaldım dünde.
Ben hâlâ yol bekliyorum, bil çocuk.

Hamit Hayal / Gönen / 22.07.2014

Kalmadı diyecek bir söz efendim

Her demi hicransız hayaller kurduk,
Kaderden yazılmış bir cüz efendim;
Bir düş bir hakikat, bekledik durduk,
Gönül kapısında bir yüz efendim.

Hazindir şu insan insanı yerken,
Dünyaya bir nizam vermeli derken.
Bahar geldi geçti, bitti yaz erken,
Kapımızı çaldı son güz efendim.

Kimi yıkar kimi gülistan eyler,
Dünyayı doldurdu ne batıl şeyler.
Bir sessiz çığlık mı üflenen neyler,
Tükenen bilmem ki öz mü efendim?

Bir ağrı taşıyor göğüs kafesim,
Artık yetmeyecek belli nefesim.
Ne kalır dünyada, bir boş hevesim,
Gerçeği görmeyen göz mü efendim?

Ben belki gafilim belki hiçimde,
Hüzünlerim iflah etmez biçimde.
Yıllar yılı beni yakan içimde,
Bir alev ya da bir köz mü efendim?

İnsan ne arıyor ar mı kardeşler,
Bir vefa bir sevgi, yar mı kardeşler;
Sordular, “Dünyada var mı?” kardeşler,
Kalmadı diyecek bir söz efendim.

Hamit Hayal / Gönen / 19.07.2014

Bu yaşanan belki düş kırıkları

Aşkın dünyasında renkli neonlar,
Loşluğun içinde bir loşluk vardır.
Ne biz anlıyoruz aşkı ne onlar,
Boşluğun içinde bir boşluk vardır.

Ne olursa olsun aşkın bedeli,
Bırakmak olmasın tuttuğum eli.
Desinler gam yemem ömrümde deli.
Sarhoşluk içinde sarhoşluk vardır.

Sahte âlemleri at gönlünden at,
Düşünmek gökleri hep böyle kat kat.
Alanlar bilir ki bu dünyadan tat,
Hoşluğun içinde bir hoşluk vardır.

Her insan mı susar, çıkmaz gıkları,
Bu yaşanan belki düş kırıkları.
Mazlumun ölmüştür hıçkırıkları,
Gördüm ki nefiste hep puştluk vardır.

Hamit Hayal / Gönen / 07.06.2014

Search
Advertisement
Uyarı
Yayınlanan yazıların tüm hakları 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Hamit Hayal’e aittir.Alıntı yapılan yazı, alıntı yapılan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir
Yazılarımızın bir kısmına Facebook sayfamızdan da ulaşabilirsiniz
Sayfalar
Slideshow
Gallery
2_0 6
memurlar.net
Tarihte Bugün

Tarihte Bugün v.8.0
NewStatPress
Visits today: _
UserOnline
1 User Browsing This Page.
Users: 1 Guest
Arşivler