Archive for the ‘Din Tasavvuf Şiirleri’ Category

Rabbim rahmetini sun bu gecede

Alın yere değsin, kalp yapsın secde,
Yüce yaratanı an bu gecede;
Beden tazim etsin, ruh gelsin vecde,
Kalbinde bir hüzün yan bu gecede.

Yenilmiş kalplerden bir gül derince,
Bir nedamete Hak bir nur verince;
Zirvenin hükmü mü kalır erince,
Sultan olur mümin, han bu gecede.

Bilmez fanilikten etsin şikâyet,
Kimler geldi geçti, boş bir hikâyet;
Kimi hüsran buldu, kimi hidayet,
Teslim olsun Rabbe can bu gecede.

Ölüm bu, göklerden iner aheste,
Her ömür harcanır bir ten kafeste;
Murat almak varsa bir son nefeste,
Allah’ı müjdeler tan bu gecede.

Dil şahadet eder vahdette biri,
Hak ezelden vardır, ebedde diri;
Arınsın kalplerden dünyanın kiri,
Mümine bir müjde şan bu gecede.

Bir sona koşmaz mı, ağaysa, beyse,
Nice başlar düşer bir ölüm değse;
Mümin için hayırlısı her neyse,
Rabbim rahmetini sun bu gecede.

Hamit Hayal / Gönen / 16.03.2013

Sana bu âlem de bir Allah yeter

İmani bir aşkla vurulan kalbim,
Ezel de, ebed de pir, Allah yeter;
Yaradan aşkıyla durulan kalbim,
Sana bu âlem de bir Allah yeter.

Hikmeti tecelli eden de kişi,
Hakikati arar neden de kişi;
Ölmeden ölmeli beden de kişi,
Arınsın kalbinden kir, Allah yeter.

Hakikat dilinde belki hiçimde,
Maşuka âşık kalp ağlar içimde;
Çözmüşüm sırrını en saf biçimde,
Allah’tan her hayır, şer, Allah yeter.

Yaratan katından gönlümüze bağ,
Hangi nefis ölmüş hangi nefis sağ;
Zamana ant olsun, şahit olsun çağ,
Niyazda bir kalple er, Allah yeter.

Bizimle kaderi karmış olan Zat,
Özümden cüzüme sarmış olan Zat;
Bize bizden yakın varmış olan Zat,
Göz ile gönlümde nur, Allah yeter.

İnsanı ya aşık ya maşuk eder,
Takdir kaleminin yazdığı kader;
İsyan derdimdendir bende bu keder,
Hakikat yoluna gir, Allah yeter.

                     Hamit Hayal

Artık beni güldürmüyor hiçbir şey

Bahtım yaraladı, kader küstürdü
Olmazları oldurmuyor hiçbir şey.
Dert ağlattı, her gün keder küstürdü
Yüreğimi doldurmuyor hiçbir şey

Bir cemale dal bir aşkı emel et
Dost gönlünde bir vuslatı amel et.
Hak üstünde kur dünyanı, temel et
Bir düşe de daldırmıyor hiçbir şey.

Sükût etti, dil söylemez lâl artık
Var bir ibret alacaksan al artık.
Bundan sonra bir divane hal artık
Boş bakışı kaldırmıyor hiçbir şey.

Ne sitem et ne bir dolu kinle yat
Bülbül çiler, hasretini dinle yat.
Bir selvinin gölgesinde inle yat
Kederime aldırmıyor hiçbir şey.

Saç ak oldu, karlar yağdı başına
Yıllar geçti vardın bunca yaşına.
Gözün dalsın bir mezarın taşına
Artık beni güldürmüyor hiçbir şey.

Hamit Hayal / Gönen / 17.04.2013

Döneni görmedim gittiği yerden

Ezelden hüküm var ölüm tatmaya,
Bizden alacağın bir can mı kalır?
Sonunda koynuna girip yatmaya,
Söyle kara toprak, bir an mı kalır?

Seneler tükendi, yaş bilmem ki kaç,
Kaldı mı nefsimden verilmedik baç;
Aç bana koynunu kara toprak aç,
Hancıdan geriye bir han mı kalır?

Ölüm muhakkaktır, gelecek başa,
Sığınmak isterken bir damla yaşa;
Gözlerim dalar bir dikili taşa,
Nişanem silindi, bir şan mı kalır?

Ölüm ne geç gelir ya da ne erken,
Ne çabuk tükendi bir ömür derken;
Ben kendi halimde ömrümü yerken,
Zaman, mekân ya da bir yan mı kalır?

Kimi hasretince dilinip gitti,
Kimi şöhretince bilinip gitti;
Bir iz bırakmadı, silinip gitti,
Dünyada sultanlar, bir han mı kalır?

Varmıdır dünyada düşmedik derde,
Korkağa dokunur, değmez mi merde;
Kader hüküm kılar düşer bir perde,
Esrarı çözüldü, nihan mı kalır?

Ne canlar var idi, baş eğmez erden,
Yer ile göklerden, bilmeyiz nerden;
Döneni görmedim gidilen yerden,
Her biri sonunda üryan mı kalır?

                 Hamit Hayal

Mümin kimyamadır iman karışım,

Aşkımdan inleyip, yanmasa gönlüm,
Aşkın bir mabedi var diyemezdim.
Aşk benim gönlümde var olmasaydı,
Dilim dönmez, belki yar diyemezdim.

Aşk benim gönlümden ezeli aşkın,
Yorulmam resmini çizmekten aşkın;
Ben aşkı bilip de, olmazsam şaşkın,
Gel gönül yaramı sar diyemezdim.

Ölüm kaderde var, zaten hep diri,
Mutluyum kalbimde oldukça biri;
Elime değseydi dünyanın kiri,
İmandan insanda ar diyemezdim.

Gönülden olmuş ki göze akışım,
Sevenin gönlünde eşsiz nakışım;
Kalptendir kalpleri derin yakışım;
Yandığım her hasret nar diyemezdim.

Aşkın hasretini aynada sürüp,
Günahtan bir defter ağladım dürüp;
Yoksa yokluklardan bir yokluk derip,
Üstüne bir dünya kur diyemezdim.

Benim hakikatle aramda perde,
Bir sırdan çözülüp, dönmüş bir derde;
Zamanın dışında kaldığım yerde,
Hakikat kalbimde nur diyemezdim.

Hakikat, hak ile olan barışım,
Her gün bir ümitle hakka varışım;
Mümin kimyamda var iman karışım,
Yoksa ben nefsime dur diyemezdim.

                        Hamit Hayal

Padişah-ı cihan olsan ne yazar?

İnsan fani, dünya zaten bir yalan,
Yerde yüce bir han olsan ne yazar?
Bakidir ölümden her ibret alan,
Âlemde bir ilhan olsan ne yazar?

Bir ölüm fermanı boynunda yafta,
Secdeye değsin baş girdiğin safta;
Hesapla ömrünü, kaç ay kaç hafta,
Gönülde bir dilhan olsan ne yazar?

Batıni seyirde ne sen ne beniz,
Hakikat malumdur, bir sonsuz deniz,
Ay batmış yüzünde, sararmış beniz;
Esrardan bir nihan olsan ne yazar?

Zahir ve batında bir Allah bengi,
Ne sultanlar helâk, kaybetti cengi.
Madde ve manada kurdun mu dengi,
Hasbahçe de Gülhan olsan ne yazar?

Akıbet bir ölüm gelecek başa,
İstersen pis nefsim tam bin yıl yaşa;
Kalbin hakikati döndüyse boşa,
Padişah-ı cihan olsan ne yazar?

                      Hamit Hayal

Değmezmiş

Hak yol diye tuttuğumu elimden,
Alan dünya benim olsa değmezmiş.
Boşa gider her yalvarış dilimden,
Yalan dünya benim olsa değmezmiş.

Benim sonsuz hakikatle barışım,
Hiç sır değil mayamdaki karışım.
Bir imana varmıyorsa yarışım,
Kalan dünya benim olsa değmezmiş.

Kimi bir rüya ya daldı hoş deyip,
Kimi arkasını döndü boş deyip;
Ömrümüzü her emele koş deyip,
Çalan dünya benim olsa değmezmiş.

Yüreğime etmedikçe aşk tesir,
Anlatamam her günahım bir nesir.
Fani varlığımı ömrümce esir,
Alan dünya benim olsa değmezmiş.

Sabretmeli, sıkmalıyım dişimi,
Bunca kahır dövüp dursun döşümü.
Nice derin hasret dolu düşümü,
Bölen dünya benim olsa değmezmiş.

Beni yakan her günahım özümde,
Dil arınıp kalmamalı sözümde.
Yıllar oldu ben ölmeden gözümde,
Ölen dünya benim olsa değmezmiş.

                  Hamit Hayal

Dünyada gördüğün ne varsa süstü

Nefsim senin için ceylan bakışlı,
Neden âlemin kör, yüreğin sönük?
Kimi sana meftun, kimisi mecnun,
Nicedir yönümüz hep sana dönük.

Aslında bu hayat hep bizi dener,
Varsın her isteyen dünyaya kansın;
Bu mülkün sultanı, kuvvet mi ener,
Bilmeyen ne için ve neden yansın?

Sensin gönlümüzde bir tek sevgili,
Var mı senden başka sonsuz anılmış
Neden bitmez kulda istek sevgili,
Neden kalp hüsranda, diller yanılmış?

Elemde ne varsa, emelde odur,
Hâlâ anlamadın aşk neden ırak;
Zirvede aşk varsa, temelde odur,
Yeter ki sevgiden bir eser bırak.

Nice üryan gelir, libas giyemez,
İnsan neden mağrur, erilmez baştır?
Neden kimisi hiç sevgi diyemez,
Neden bazı kalpler bir kara taştır?

Ey sabır, ağrıyı dindiren acı,
Varmıdır dünyada nefsimden beter?
Ey nefsim sultan ol, giy aşktan tacı,
Sana bu dünyada bir ölüm yeter.

Derim ki ey nefsim gerçeği ara,
Dünyada gördüğün ne varsa süstü.
Neden hep mahzunsun düşünce dara,
Neden hayat denen şey sana küstü?

                       Hamit Hayal

Bir Allah yeter

Derd-i hasretiyle vurulan kalbim,
Ezel de, ebed de pir, Allah yeter;
Yaradan aşkıyla durulan kalbim,
Sana bu âlem de bir Allah yeter.

Hikmeti tecelli eden de kişi,
Hakikati arar neden de kişi;
Ölmeden ölmeli beden de kişi,
Arınsın kalbinden kir, Allah yeter.

Hakikat dilinde belki hiçimde,
Maşuka âşık kalp ağlar içimde;
Çözmüşüm sırrını en saf biçimde,
Allah’tan her hayır, şer, Allah yeter.

Zamana ant olsun, şahit olsun çağ,
Hangi nefis ölmüş hangi nefis sağ;
Hakikat yolundan gönlümüze bağ,
Niyazda bir kalple er, Allah yeter.

Bizimle kaderi karmış olan Zat,
Özümden cüzüme sarmış olan Zat;
Bize bizden yakın varmış olan Zat,
Göz ile gönlümde nur, Allah yeter.

Bir ömür boş biter olursan heder,
İsyan derdimdendir bende bu keder;
Takdir kaleminin yazdığı kader,
Hakikat yoluna gir, Allah yeter.

              Hamit Hayal

Ölümü özüme sevdirmek derdim

Yalancı dünya ya ömrümü verdim,
Ömür gelir geçer, anlayamadım.
Ölümü özüme sevdirmek derdim,
Ömür gelir geçer, anlayamadım.

Sonunda, ortada ya da başında,
Bilemezdim ömrün hangi yaşında;
Kalan bir isimdir mezar taşında,
Ömür gelir geçer, anlayamadım.

Anneler kalbiyle bağlarken çocuk,
Bir sevgi selinde çağlarken çocuk;
Ölüm var diyormuş ağlarken çocuk,
Ömür gelir geçer, anlayamadım.

Nice sevdalarla yananlar nerde?
Bir nefis düşünde kananlar nerde?
Ölüm çok uzakta sananlar nerde?
Ömür gelir geçer, anlayamadım.

Mecnunlar göç etti bir garip halda,
Nice kuşlar vardı, sultan bir dalda;
Belki bir teneşir ya da bir salda,
Ömür gelir geçer, anlayamadım.

Toprağın altında sonsuza yatar,
Ne diller konuşur ne bir kalp atar;
Yeni bir menzilde göç katar katar,
Ömür gelir geçer, anlayamadım.

Her nefis ölümü tadınca anlar,
Kondu ve göç etti kudretli hanlar;
Hakikat hükmüne baş eğdim canlar,
Ömür gelir geçer, anlayamadım.

                      Hamit Hayal

Görmezdi gözlerim, bedenim hasta

Ta asr-ı sadetten önceydi kinim,
Zindandı bu dünya, ruhumda yasta;
Tuttu ellerimden, yüceltti dinim.
Görmezdi gözlerim, bedenim hasta,
Zindandı bu dünya, ruhumda yasta.

Örülmüş her duvar kalın bir perde,
Yeter ki ey nefsim koş, aşka erde;
Çürürsen hakikat, hak başka yerde.
Görmezdi gözlerim, bedenim hasta,
Zindandı bu dünya, ruhumda yasta.

Yıkılsın içinde put, nura dokun,
Son sürat üstüne gelen her okun;
Benden beni almak gayesi yokun.
Görmezdi gözlerim, bedenim hasta,
Zindandı bu dünya, ruhumda yasta.

Verilen söz değil bir kuru vaat,
Allah’ı bulmaktır amel ve taat;
Kader bir hükümdür, ölüm itaat.
Görmezdi gözlerim, bedenim hasta,
Zindandı bu dünya, ruhumda yasta.

Çözülür âlemde, çöker her yapı,
Ölümle aramda yalnız bir kapı;
Okundu dünyanın bir ömür çapı.
Görmezdi gözlerim, bedenim hasta,
Zindandı bu dünya, ruhumda yasta.

                     Hamit Hayal

İnsan gerçeğine dönecek bir gün

İnecek bir ucu gökteki perde,
İnsan gerçeğine dönecek bir gün;
Kalbin hakikati bulduğu yerde,
İnsan gerçeğine dönecek bir gün.

Kışlar ne ezeldir ne ebed yazı,
Aslolan bir ömrün ne çok ne azı;
Göklerden bir hüküm alında yazı,
İnsan gerçeğine dönecek bir gün.

Hakikat saklıdır gözün yaşında,
Herkes bir rol almış ta en başında
İnce bir sanat var Hakkın işinde,
İnsan gerçeğine dönecek bir gün.

Nefsine itilmiş var bunca insan,
Hali aktarmaya yetmiyor lisan;
Batında bir ayda, zahirde nisan,
İnsan gerçeğine dönecek bir gün.

Kaderin elinde insan bir esir;
Bir derin hikâye, bir sonsuz nesir,
Takdir kaleminde Allah tek tesir,
İnsan gerçeğine dönecek bir gün.

Hakikat bir sırdır, nedende neden,
Ruha giydirilmiş bir köhne beden;
Dünyayı kendine yar ve mülk eden,
İnsan gerçeğine dönecek bir gün.

                         Hamit Hayal

Ne sonsuz durur?

Yeter rızasını kazansam hakkın,
Nicedir sahteden ben sah istemem.
Gönül var gönül’e manaca yakın,
Derdim var, üstüne bir ah istemem.

Hilaf-ı hakikat yoktur sözümde,
Hak vardır arayın benim özümde.
Derin hasretlerle yanmış yüzümde,
Görünenden başka bir mah istemem.

Boşalan şişeden gam içe içe,
Hayatta karışıp gitmek var hiç’e.
Ne ızdırap dolsun, ne ukde içe,
Hakikatten başka bir rah istemem.

Allah’a imandır en haklı gurur.
Bakan göz dökülür, tutan el kurur.
Yıkılmaz olan ne, ne sonsuz durur,
Nebiyi Zişan’dır, ben şah istemem.

Sonsuzluk adına boşa ördüğüm,
Nasıl çözülecek bu zor kördüğüm.
Yıllar yılı hep nefsimle gördüğüm,
Kör şeytan’a lanet, günah istemem.

Derin mi yaşarım, yoksa sademi,
Nefes mi tükenir, hayır vademi?
Neden toprak alır, vermez âdem’i,
İmandan başka bir silah istemem.

Çürütüp saltanat sürerken kurtlar,
Sahteymiş mukaddes bildiğim kutlar.
Lanet olsun size ey zalim putlar,
Ben Allah’tan başka ilah istemem.

                    Hamit Hayal

Önce Allah’ı sevdim

 

İman dolu ruhumun kuşattığı bedenle,
Önce Allah’ı sevdim, sonra yine Allah’ı.
Ben aklımın gösterip yücelttiği nedenle,
Önce Allah’ı sevdim, sonra yine Allah’ı. Read the rest of this entry »

Koş Allah’a koş

Dünya da meçhulü arayan insan,
Gerçeğe varmaya koş Allah’a koş.
İnsandır bir derde yarayan insan,
Bir yara sarmaya koş Allah’a koş.

Bunca hayal ile yapıp tören sen,
İdraksiz çevrende koza ören sen;
Kaderi aşılmaz engel gören sen,
Dağları yarmaya koş Allah’a koş.

Hayat bu yolları uzun ve ince,
Her kul yaşayamaz gönül evince.
Nasıl varır insan sonsuz sevince,
Bir kafa yormaya koş Allah’a koş.

Ruh sonsuz, ölümü tadan beden var,
Neden çaresizdir, insan neden var?
Her şeyi yokluktan bir var eden var,
Arayıp sormaya koş Allah’a koş.

Hayatın bir rüya, amelin kısır,
Ey nefsim ne gıybet et ne et ısır.
Her perde çekilir, çözülür her sır,
Huzura durmaya koş Allah’a koş.

Yollar mı çıkmazda, ruhta mı darlık,
Talih mi ters döndü, bitti mi varlık?
Dile Allah verir hüküm ve yarlık,
Bir dünya kurmaya koş Allah’a koş.

                          Hamit Hayal

Bayramınız mübarek olsun

Hasretin sonunda mutlu çağa biz,
Dostlar bayramınız mübarek olsun;
Yine vuslat ettik kutlu çağa biz,
Dostlar bayramınız mübarek olsun,

Bitsin içimizde derin çatışma,
Ne bu kavga, ne bu yersiz atışma;
Gönül sükut bulsun, kalpler yatışma,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

Hakkı bulmak, nail olmak erince,
Rahmet kapısından sevgi derince;
Kul dilesin verir Rabbim verince,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

Sessiz kapıları çalıp bu bayram,
Sevgi deryasına dalıp bu bayram;
Gönüller yapalım alıp bu bayram,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

Mümin taat eder, özde umutlar,
Terkedin dünyayı kara bulutlar;
Bu bayram aşılsın derin buutlar,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

İç dünyanı yeni baştan kur bugün,
Yüce Rabbin huzurunda dur bugün,
Tevekkül et, gökten insin nur bugün;
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

                       Hamit Hayal

Şehr-i ramazan

Mümin arınma da, yüzler nurani
Kuranın kalplere indiği aydır.
Yeniden bir hayat başlar kurani
Rahmetin ruhlara sindiği aydır.

Perdeler çekilir, müminler tanış
Yüce Peygambere hasretle yanış.
Kadr-i mutlak olan Allah’ı anış
Korkunun, kederin dindiği aydır.

Hesabın günüdür, bir ön duruşma
Bu ayda simada yoktur buruşma.
Mümin sükut eder, nefis vuruşma
Müminin nefsini yendiği aydır.

Gafil idrak etmez ise atışır
Elbet iman ile küfür çatışır.
Bu mübarek ayda kalpler yatışır
Nar-ı cehennemin söndüğü aydır.

Bu ay bir ömre bedel bin ayla
Bir derin tefekkür, imani sayla.
Ruhları diriltir, yüceltir hayla
Dünyanın rahmetle döndüğü aydır.

Mümin biat edip kurdukça bağı
Ölü kalp dirilir, uyanır sağı.
Şehr-i ramazan ki rahmetin çağı
“Kulum cennet’e gir” dendiği aydır.

Hamit hayal / Gönen / 17.08.2011

Özledim

Alem düşerken sensiz, inlerken yerde beşer,
Mazlumun imdadına erişini özledim.
Ey aklım kudretim ol, ey iman bende yeşer,
Ümidi nice kula verişini özledim.

Biz ayrılan yolların solunda, sağındayız,
Yine Bedri aratan zor Uhut dağındayız.
Ey efendim yine biz şirk ve put çağındayız,
Putları yıkıp yere serişini özledim.

Senden başka her şaha, padişaha, hana ret,
Çilesiz bülbüllere, gülşen’de nihana ret.
Alemler efendisi sensiz bir cihana ret,
İtaat eden bir ümmet derişini özledim.

Kainat zikrederken yüce Rabbi an be an,
Unutulmuş hakikat, ehl-i dilde yok beyan.
Efendim siz bir zaman Kisra’ya mektup yazan,
Yanmış gönülde yara sarışını özledim.

Benim sonsuz mürşidim, her müşkülüme arif,
Lütfen düşüme girin, doğruyu edin tarif,
Siz ne muhteşem resul, sanatkâr, ince, zarif,
Nice farklı milletten karışını özledim.

Efendim bu ayrılık, bu hasret beni yerde,
Nolur ölüm bulmasın nurun olmayan yerde.
Bir imdat eyle bize, yalnız bir ümit ver de,
Mekke’den Medine’ye varışını özledim.

Efendim bir rüyamda szi gördüm, yüzünle,
Gam mı, keder mi desem, belki biraz hüzünle;
Beni bahtiyar kılan, insan olan özünle,
İslam’ın sonsuz tadı barışını özledim.

                                            Hamit Hayal

Yenildim dostlar

Kalmadı ihtiras bitti özümde,
Kaderin hükmüne yenildim dostlar.
Dünyayı büyüttüm bunca gözümde,
Kaderin hükmüne yenildim dostlar.

Akıl başta değil, bitti besaret,
Belki bundan sonra bu son esaret.
Yenildim kalmadı bende cesaret,
Kaderin hükmüne yenildim dostlar.

Gönlümün yurdunda menzile varan,
El çekti sonunda meclisten yaran.
İki gözümde yaş, gönlümde boran,
Kaderin hükmüne yenildim dostlar.

Bir makus talihin nehrinde aktım,
Göç  etti yıllarım ardından baktım.
Bir daha dönüş yok köprüler yaktım,
Kaderin hükmüne yenildim dostlar.

Bir asır, bir ömür belki anda ben,
Ölümüm bir yanda, öbür yanda ben;
Misafir kaldığım viran handa ben,
Kaderin hükmüne yenildim dostlar.

                              Hamit Hayal

Boş değil Rabbim

İnsan için hangi amel yükümsüz,
Keder bürüyüşüm boş değil Rabbim.
Kaderim denilen şey mi hükümsüz,
Ölüp çürüyüşüm boş değil Rabbim.

İçimde çatışma, bir hoşça huyum,
Ruhumla bedenim, işte ben buyum,
Sağlamak zorsa da dünyayla uyum.
Ayak sürüyüşüm boş değil Rabbim.

Kolay değil etmek dünyayı hazım,
İnsan olmak benim kaderim, yazım.
Senden başka dosta geçmiyor nazım,
Seni arayışım boş değil Rabbim.

Nur indir kalbime, ümitle sarda,
Günahım ateşten inlesin  narda;
Bir felah bulayım, kalmayım darda,
Yanıp, eriyişim boş değil Rabbim.

Elbet benim için ölüm son taat,
Alnım secde etsin, kalbim itaat;
Bölük bölük yürür birgün kıtaat,
Hakka yürüyüşüm boş değil Rabbim.

                           Hamit Hayal

Nefsim

Şüphesiz zaman ve mekânlar üstü,
İtaat ebedi kalana nefsim.
Dünya da devrilip gitmek yüzüstü,
Değer mi yenilmek yalana nefsim.

İnsanın rahmetten uzak konumu,
Ölüm yaşamanın solgun tonumu?
Ne kadar ürkütür bilmek sonumu,
Yazık bin gaflete dalana nefsim.

Fani varlığınla asra kanarken,
Düşün alevdesin sonsuz yanarken.
Hüküm ver fikrinle, zikret anarken.
Rağbet etme hakkı talana nefsim.

Kudret yetir, ayır akı karadan,
Yerlerin göklerin Rabbi Yaradan;
Perdeyi çekecek birgün aradan,
Merhamet edilmez çalana nefsim.

Kitab-ı Zişan da yazmış ya Celil,
Kimi sultan olmuş, kimisi zelil;
Kâinat dilinde var bunca delil,
Ölüm bir ibrettir alana nefsim.

                          Hamit Hayal

 

Bayramınız mübarek olsun

Hasretin sonunda mutlu çağa biz,
Dostlar bayramınız mübarek olsun;
Yine vuslat ettik kutlu çağa biz,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

Bitsin içimizde derin çatışma,
Ne bu kavga, ne bu yersiz atışma;
Gönül sükut bulsun, kalpler yatışma,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

Hakkı bulmak, nail olmak erince,
Rahmet kapısından sevgi derince;
Kul dilesin verir Rabbim verince,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

Sessiz kapıları çalıp bu bayram,
Sevgi deryasına dalıp bu bayram;
Gönüller yapalım alıp bu bayram,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

Mümin taat eder, dostta umutlar,
Terkedin dünyayı kara bulutlar;
Bu bayram aşılsın derin buutlar,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

İç dünyanı yeni baştan kur bugün,
Yüce Rabbin huzurunda dur bugün,
Tevekkül et, gökten insin nur bugün;
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

                                                Hamit Hayal / Gönen / 27.11.2009

Yasal Uyarı: Bu site de yayınlanan şiir ve yazılar üzerinde ki tüm haklar altlarında ki imza sahiplerine ait olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca hak sahiplerinin adı belirtilmeden alıntılanamz ve kullanılamaz.
 

Search
Advertisement
Uyarı
Yayınlanan yazıların tüm hakları 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Hamit Hayal’e aittir.Alıntı yapılan yazı, alıntı yapılan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir
Yazılarımızın bir kısmına Facebook sayfamızdan da ulaşabilirsiniz
Sayfalar
Son Yazılar
Slideshow
Gallery
1974 1975 4_0 3_0 2_0 6
memurlar.net
Tarihte Bugün

Tarihte Bugün v.8.0
NewStatPress
Visits today: _
UserOnline
1 User Browsing This Page.
Users: 1 Guest
Arşivler
Son Yorumlar