Archive for the ‘Şiirler’ Category

O rengin rüyadan geriye kalan

O rengin rüyadan geriye kalan
Elemi, kederi sat gitsin gönül.
Bir erilmez bahar aşk denen yalan
Düşürüp dilinden, at gitsin gönül.

Ne ben burda sağım ne orada sen
Manasız sevmenin hükmü ne desen.
Vurgun ümidimi çöllerden esen
Rüzgârın önüne kat gitsin gönül.

Gelmedi, beklenen o günler nerde
Yenilmez derdimdir hüzün bu yerde.
Kaderden örülmüş diyorsan perde
Kapkara bahtına çat gitsin gönül.

Artık tadılmıyor buutlu düşler
Nerede gördüğün en kutlu düşler?
Tükendi kalmadı umutlu düşler
Sonsuzluk demine yat gitsin gönül.

Sevdası bir başka, aşk başka tonda
Hâlâ bilmiyorum, ne buldum onda.
Madem ayrılık var diyorsun sonda
Bu aşkın ufkunda bat gitsin gönül.

Hamit Hayal / Gönen/ 05.03.2017

Ben bunca yıl seni hayal ederim

Seninle ömrüme hep hüzün katan
Andığım bir rüyam değilsin artık.
Aşkı gurbet yaptım, sevdamı vatan
Sandığım bir rüyam değilsin artık.

Ne kış geldi geçti, ne sondu güzün
Her zaman beklerdi kapımda hüzün.
Sanki bir cemalde saklanmış yüzün
Kandığım bir rüyam değilsin artık.

Ne sen varsın artık, ne bunca eda
Kulağımda çınlar senden bir seda.
Bu aşkın sonunda ederken veda
Yandığım bir rüyam değilsin artık.

Gelmez bir araya bil iki yakan
Eski bir hasretsin kalbimi yakan.
Sonunda sel olup, gözümden akan
Yunduğum bir rüyam değilsin artık.

Bu aşkın kurbanı, belki hederim
Ben bunca yıl seni hayal ederim.
Müjde verin bana, bitsin kederim
Umduğum bir rüyam değilsin artık.

Hamit Hayal / Gönen / 28.02.2017

Öldüğüm bu aşktan ümit kalmadı

İnan ki ömrümü daha en başta
Böldüğüm bu aşktan ümit kalmadı.
Gözlerim kurudu, kalmadı yaşta,
Öldüğüm bu aşktan ümit kalmadı.

Aşkın hicranını renkten bir tonda
Neyleyim var etmiş yaratan onda.
Yenilmiş bahtımı bekleyen sonda
Bildiğim bu aşktan ümit kalmadı.

Her hüznün cephesi bana alından
Bir gün hasret çıkar dendi falından.
Bir gül sevmiş idim, düştü dalından,
Sildiğim bu aşktan ümit kalmadı.

Hala anlamadım, aşk neymiş gibi
Su vermez bir çöle baş eğmiş gibi.
Sanki yüreğimi güz değmiş gibi
Dildiğim bu aşktan ümit kalmadı.

Şunun şurasında bir ömür biç de
Onulmaz bir yara hep kanar iç de.
Mecnundan say ya da gör beni hiç de,
Güldüğüm bu aşkta ümit kalmadı.

Hamit Hayal / Gönen / 19.11.2016

Yaralansam da bilmekle

Derdin direncimi kırmak
Küserim gönlünden silsen.
Gurbetim zor, çilem ırmak
Seni ne çok sevdim bilsen.

Düşür de bir gün yâdına
El ver aşkın feryadına.
Şu zamanın inadına
Seni ne çok sevdim bilsen.

Yaktın beni, içten vurdun
Hüzünlensin gönül yurdun.
İki gözümde ki nurdun
Seni ne çok sevdim bilsen.

Yaralansam da bilmekle
Beni gönlünden silmekle.
Boynumdaki bir ilmekle
Seni ne çok sevdim bilsen.

Kalbin değilse bir taştan
Başlayalım yeni baştan.
Anla gözlerimde yaştan
Seni ne çok sevdim bilsen

Hamit Hayal / Gönen / 23.01.2017

Sen beni yendin bu sevda oynunda

Hatırla, maziye dön de bir şöyle
Saatler mi durdu, geri mi kaldı?
Aşka bir hikâye diyen sen söyle
Gelip geçti zaman, yeri mi kaldı.

Yel değdi gönlümde konduğun tahta
Mahvoldu sultanlık, kalmadı şah ta.
Bak ta şu kapkara ettiğin bahta
Katlettin ruhumu, diri mi kaldı.

Tutmadı elimden yaranım ve yar
Dilinde katlime bir hüküm mü var?
Beni duymuyorsan, etmiyorsan ar
Elinde sevdiğin biri mi kaldı?

İstemem ellerin kalsın koynunda
Sen beni yendin bu sevda oynunda.
Dik iken devrilen ince boynunda
Dünyanın günahı, kiri mi kaldı?

Gidenin bir türlü dolmuyor yeri
Görmedim yüzünü yıllardan beri.
Geçen geçti sevdam, bu aşktan geri
Bir vahşi güzel mi, peri mi kaldı?

Hamit Hayal / Gönen / 21.01.2017

Çık artık düşlerden, bir gün gel güzel

Bu yüzden tanımsız, tarifsiz isyan
Ne Aslı çığ bildi, ne sen sel güzel.
Sen bende varlıksın, ben sende nisyan
Mağrurdur dağlardan esen yel güzel.

Belki anlamadın beni sen bile
Sevmeye felaket de sen, ben çile
Aşk böyle hâl alır, düşünce dile
Bilmez hasretimi bilmez el güzel.

Şimdi hazanında sevdiğim çağlar
Durdu hep yerinde, göçmedi dağlar.
Gönlümü gönlüne bilsen ne bağlar
Sarı saçlarından bir tek tel güzel.

Şimdi zaman aramızda bir perde
Düşer kalkar gönül, sevdiğim derde.
Vefası olmayan bu zalim yerde
Hasret vatan oldu, gurbet el güzel.

Anladım ki sen olmadan aşk zor da
Yandım ben yaktığın her dem bir korda.
Neden böyle ben buradayım, sen orda
Çık artık düşlerden, bir gün gel güzel.

Hamit Hayal / Gönen / 09.01.2017

Bende bir zamanlar sevdim bir gülü

Yıllar var boşlukta kalan elimi
Alsan neye yarar, almasan neye?
Bu son mevsiminde aşkın yeli mi,
Salsan neye yarar, salmasa neye?

Ben aşkı içimde hep duya duya
Bir engin gönülle sevmiştim güya.
Zamanda bir anmış en uzun rüya
Dalsan neye yarar, dalmasan neye.

Yengin hasretimdi, bir gün eresim
Tutkuyla eline bir gül veresim.
Eski anılarda küskün bir resim
Kalsan neye yarar, kalmasan neye?

Bu aşkı kalbinde sende duy, iste
Arzular çağlasın, uyansın histe.
Beni bahtım gibi bir kara siste
Bulsan neye yarar, bulmasan neye?

Ben sevdim seveli gözümün arkı
Çevirir paslanmış bir gönül çarkı.
Ömür zaten hüzün, bir öksüz şarkı
Çalsan neye yarar, çalmasan neye?

Hatıralar belki biraz öykülü
Duydun mu yeniden tutuşan külü?
Bende bir zamanlar sevdim bir gülü
Solsan neye yarar, solmasan neye?

Hamit Hayal / Gönen / 06.01.2017

Hiç gitmiyor neden dağlar hep orda

Hiç gitmiyor, neden dağlar hep orda
Sanma gönülden bir ağa sürgünüm.
Sanki yanar özüm azgın bir korda
Kaf’tan uzak bir zor dağa sürgünüm.

Ne şafağı vardır ömrün ne günü
Ayrılık var belki, hasret tek ünü.
Burda sevdam arıyorum hep dünü
Bir kader bu, viran bağa sürgünüm.

Kahır eker, bin bir çile biçerim
Sorma gülüm ben ne yer ne içerim?
Hasretim var, çürür her dem içerim.
Say bir yanı tutmaz sağa sürgünüm.

Nice gurbet, nice çölde sürünen
Yol mu kaldı söyle aşka yürünen.
Ah sevgili! Bin bir hale bürünen
Aşkı bilmez viran çağa sürgünüm.

Hiç gitmiyor gülüm dağlar hep orda
Sanma gönülden bir ağa sürgünüm.
Sanki yanar özüm azgın bir korda
Kaf’tan uzak bir zor dağa sürgünüm.

Hamit Hayal / Gönen / 01.01.2017

Bir olmaza hayal kurup, gidersin

Bir gün sende terk edersin bu anı
Yüreğine hüzün sarıp, gidersin.
Hakikate döndürmeden rüyanı
Nice Kafdağı’nı yarıp, gidersin.

Senin için susar dili çarkların
Artık bir manası kalmaz farkların.
Dolar bir gün gözündeki arkların
Ayrılığı aşkla karıp, gidersin.

Mühür vardır kapıların zilinde
Yurdun çöker, viran olur ilinde.
Bir ayrılık türküsüyle dilinde
Ömrün son katına varıp, gidersin.

Meçhulün ötesi, bir başka nevde
Belki bilmiyorsun, ağlarmış devde.
Lisanın mabedi gönülden evde
Gülleri dalında kırıp, gidersin.

Buruktur bilirim hüzünün tadı
“Ayrılık”; Diyorlar onun da adı.
Dostu terk edersin, silersin yadı
Sanki bir kurşunla vurup, gidersin.

Mesut ve bahtiyar her ibret alan
Gafildir sonsuzluk düşüne dalan.
Sevmek yalan, sevda yalan, aşk yalan
Bir olmaza hayal kurup, gidersin.

Hamit Hayal / Gönen / 26.12.2016

Bu dünya değirmen, şu zaman elek

Bunca yıl var gözlerimden akışın
Gözün ırmağında bir yaşa döndüm.
Aklımdan çıkmıyor beni yakışın
Sonunu yaşarken hep başa döndüm.

İstedim ömrümce kuşat beni sar
Varlığım armağan, ruhumda ısrar.
Sevgilim sürse de bin yıl bu esrar
Yenildim, yeniden savaşa döndüm.

Yaşandı oyunum, indi son perde
Rüzgâr fısıldamaz efsun bu yerde.
İlk aşk, ilk heyecan, ilk hüzün nerde
İlhamım tükendi, bir taşa döndüm.

Gönlünün ucunda eğilmez dağlar,
İçimde çözülmez, kördüğüm bağlar;
Sevdamın son demi, hazan bu çağlar,
Sanki bir ummanda sarhoşa döndüm.

Bu dünya değirmen, şu zaman elek,
Yakamdan düşmedi kudretin felek.
Şimdi düşlerimde bir süslü melek,
Çevrende pervane hep boşa döndüm.

Hamit Hayal / Gönen / 25.03.2007

Giy aşkını gönül, zırhını kuşan

Aziz vatanımın her bir taşına
Rengin kaderimden engin öz verdim.
Türklüğü koydum da sözün başına,
Şimdi perde inmiş bir çift göz verdim.

Gelinlik çağında kızımın vakti
İmanla yapmışız bir gönül akti.
Şu vatan uğruna ömürden nakti
Nesilden nesile yüz bin kez verdim.

Sonsuzluk demine artık ulaşan
Şahadet ehline yetmez mi bu şan.
Giy aşkını gönül, zırhını kuşan
Toprağa önce kış, sonra yaz verdim.

Gazam baki kalsın, saklı hazarım
Destanlar mı gerek, yine yazarım.
Şimdi bir gerçeğe değdi nazarım
Bu aşka şımarsın diye yüz verdim.

Dağı, taşı, gülü hep başka bu yer
Konudur sevdaya, her aşka bu yer
Son sevgili dedim, buldum da değer
Ruhlar tutuştursun diye köz verdim.

Alnımdaki yazı, kaderden hüküm
Vatana sevdamdır en ağır yüküm.
Ömrümü armağan etmeye Türk’üm
Namusum, şerefim diye söz verdim.

Hamit Hayal / Gönen / 13.12.2016

Nereye gittin?

Sevdanın yaşanan asli yurdunda
Sen beni bırakıp, nereye gittin?
Perde inmiş gözlerimde nurdun da
Yıldızlarla akıp, nereye gittin?

Kerem’de Aslı’yı böyle arardı
Kalbim elem duydu, benzim sarardı.
Ferhat olsa şimdi dağlar yarardı
Beni böyle yakıp, nereye gittin?

El ve avucumda bir hiçte kalan
Anladım ki gerçek denen şey yalan.
Aşk ve ümidimi  elimden alan
Sen dünyamı yıkıp, nereye gittin?

Ne şöhretim vardı, ne bir ünüm de
Mutluydum severken en zor günümde.
Artık bir virane, yıkık gönlümde
Yaşamaktan bıkıp, nereye gittin?

Hamit Hayal / Gönen / 04.12.2016

Yarını kaybettim belki bu yüzden

Gonca dudağından mey tatmış gibi
Alevden, ateşten közler yazdırdın.
Çaldığın ömre bir şey katmış gibi
Sen bana divane sözler yazdırdın.

Çürüdü değerler, dönüştü yoza
Şimdi bir yangında ördüğüm koza.
Merhametten muhtaç iken bir doza
Bu aşkın son çağı, güzler yazdırdın.

Gel artık kendine, rüyadan uyan
Senden başka kim var aşkı dokuyan
Sessiz dudağımdan meal okuyan
Yeni bir baharı özler yazdırdın.

Bütün hülyalarım, hislerim gemli
Akşamlar buğulu, geceler demli
Yorgun bir kalemle gözlerim nemli
Cemalinde saklı yüzler yazdırdın.

Arınmak isterken içimde güzden
Yarını kaybettim belki bu yüzden.
Kaderde aşkımı anlatan cüzden
Beni esir alan gözler yazdırdın.

Hamit Hayal / Gönen / 18.11.2016

Bu alemde aşkı bulamadım ben

Sadece bir meal, hayali biçim
Bu alemde aşkı bulamadım ben.
Kudretim tükendi, yoruldu içim
Bu alemde aşkı bulamadım ben.

Zaman saatini alsam geriye
Basit orda kalır, güçlük beriye.
Aklımı taksam da bir gül periye
Bu alemde aşkı bulamadım ben.

Geç kaldım olmadı ya da evince
Ne hayaller kurdum kendi nevince.
Bir türlü dönmedi hasret sevince
Bu alemde aşkı bulamadım ben.

İnliyor böyle her kahrımı duyan
Neyini saklayım, hasretim üryan.
Bir hakikat artık, gafletten uyan
Bu alemde aşkı bulamadım ben.

Zamanın dilinde hükmü ne demin
Nasıl yıkılmasın, dönmesin zemin.
Kader beni yendi, zaferden emin
Bu alemde aşkı bulamadım ben.

Bilir bu hali her ışığı sönen
Vuslatı düşlerken, menzilden dönen.
Sevinç duy istersen, mutlu ol Gönen
Bu alemde aşkı bulamadım ben.

Hamit Hayal / Gönen / 11.11.2016

Ömür dolu geçti en zor düşlerden

Bir bıçak yarası sayarım tende
Ümidim toprağa karışmadan git.
Aşkın kavgasında sen beni yen de,
Zafer senin olsun, yarışmadan git.

Seneler söz olmuş titreyen telde
Ak düşen saçlarda, bükülen belde.
Sılan senin olsun, ben gurbet elde
Küskün kal istersen, barışmadan git.

Kırılmam bir veda sözü bu desen
Gül aşkın resmidir, ayrılık desen.
Ne ben huzur buldum, belki ne de sen.
Bir hüküm adına duruşmadan git.

Dilerim manayı terk ette sözden
Bir başka rüyamız olmasın közden.
Resimler sel olup akarken gözden
Kalpler kırılmadan, vuruşmadan git.

Zaman aynasından hislerimi çal
Ben zaten dilsizim, duygularım lâl.
Ne bende kudret var, ne sende bir hâl
Hasret baki kalsın, görüşmeden git.

Alevsiz, ateşsiz ne kor düşlerden
Ne kaldı geriye bir sor düşlerden.
Ömür dolu geçti en zor düşlerden
Bir günde yüzümüz buruşmadan git.

Hamit Hayal / Gönen / 03.11.2016

Gözyaşıma şiir diyen

Çöz beni bana eğil de
İnan hâlâ bilmiyorum.
Şu aşk nedir, ne değil de
İnan hâlâ bilmiyorum.

Bu aşktan geriye kalan
Biraz gerçek biraz yalan.
Sen miydin gönlümü alan
İnan hâlâ bilmiyorum.

Sen sevdanın piri miydin?
Sevilecek biri miydin?
Ölü müydün, diri miydin
İnan hâlâ bilmiyorum.

Gözlerinde ki bilmece
Ya gündüzdü, ya da gece.
Çözülmedi hece hece
İnan hâlâ bilmiyorum.

Alıp giden bir sel gibi
Bir dost ya da bir el gibi.
Gelip geçtin bir yel gibi
İnan hâlâ bilmiyorum.

Aynalara süslü giyen
Gözyaşıma şiir diyen.
Kim idi ömrümü yiyen
İnan hâlâ bilmiyorum.

Hamit Hayal / Gönen / 24.10.2016

Serapta ağlatan çöl senden yeğdir

Ağlatmakla ne geçtiyse eline
Akan boz bulanık sel senden yeğdir.
Rüzgâr değmiş derler saçın teline
Gurbete savuran yel senden yeğdir.

Aşk şimdi virane, bir öksüz yapı
Yoksun diye yok mu gönlümün çapı.
Kapansa yüzüme çaldığım kapı
Neyleyim ben seni, el senden yeğdir.

Ne zaman ver bana, ne sonsuz erim
Sayarım sevdandan almadım verim.
Hayat bir nağmedir, üzülme derim
Gönlümde titreyen tel senden yeğdir.

Bu âlem harcarmış birini binde
Rüzgârsan huzur bul, boransan dinde.
Dokun yüreğime, göklerden inde
Nice bir vefasız gül senden yeğdir.

Kaderin hükmü var, şimdi ikimiz
Sormaya ne gerek sen ve ben kimiz.
Sende sevda ile bende aşk im’iz
Serapta ağlatan çöl senden yeğdir.

Hamit Hayal / Gönen / 22.10.2016

Ağlatır mı ömre dolunca gerçek

Gönül dene yeri, yüce zatına
Vermekle hiç mutlu olan var mıdır?
Yıllarca uğraşıp, aşkın katına
Ermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Tufandır güncesi, fırtınası sert.
Kimi bir kahpedir belki kimi mert.
Çilenin böylesi, dert üstüne dert
Dermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Akar gider yıllar bir kara yasta
Bir türlü anmıyor, düşünce hasta.
İnsanın ömründe hiç yer yok rasta
Yermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Ağlatır mı ömre dolunca gerçek
Belki bir kurşunun yolunca gerçek.
Hayal sandığımız olunca gerçek
Görmekle hiç mutlu olan var mıdır?

Elleri tutmuyor, kalkmıyor kolu,
Neden bu âlemde hep mecnun dolu?
Kaderin hükmüne giden her yolu
Sermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Hamit Hayal / Gönen / 21.1.02016

Nasıl göz dolmasın, düşünce yâda

Düşün bir kez ahvalimi ne halde
Her kalb-i vefasız taş oldu gitti.
Lügat yetmez, izah etmez mealde
Sevdan gözlerimden yaş oldu gitti.

Gelip geçen senelerde izini
Bulmam gerek çözmek için gizini.
Kimi benim gibi dövdü dizini
Kimi senin gibi düş oldu gitti.

Hala bir ümidim var ve ilerde
Nerdeyim, bilen yok gurbet illerde.
Mahzun gönül Haktan bağış dilerde.
Sanki bir günahta baş oldu gitti.

Şimdi yüreğimde bir zor üşüme
Sanki bir hançerdi, saplı döşüme.
Artık neden girmez, bilmem düşüme
Mevsimsiz kar yağdı, kış oldu gitti.

Elim kolum bağlı, sevda olunca
Akar gider seller, gözüm dolunca.
Anladım, gündüzüm gece olunca
Bir kader hükmüymüş, faş oldu gitti.

Hayal bir perişan, bitti rüyada
Bir vefa kalmadı bu boş dünyada.
Nasıl göz dolmasın, düşünce yada
Kanadı kırık bir kuş oldu gitti.

Hamit Hayal / Gönen / 18.10.2016

Aşkın alevinde yan ki

Hasret yaşları gözünden
Aktığında anla beni.
Bir gün de aşka özünden
Baktığında anla beni.

Sen o ilk gördüğüm anki
Güzelden güzelsin sanki.
Aşkın alevinde yan ki
Yaktığında anla beni.

Hasret çağlar üstü, bengi
Hicranın koyudur rengi.
Ayrılık ölümün dengi
Yıktığında anla beni.

İnsan sevince zalimi
Bir ömür sürer talimi.
Bilmesen de şu halimi
Bıktığında anla beni.

Aşkın gülü. Ey güzel kız
Yaşamak zor böyle yalnız.
Yüce gökten bir hoş yıldız
Çaktığında anla beni.

Hamit HAYAL / Gönen / 13.10.2016

Bu toprakta hasret kaç bin yaşında?

Hasretler sığdırdım ben bunca yıla
Saçlarım ağardı, kar Anadolu’m.
Gurbet çilem olmuş, kahrımdır sıla
Yolumu beklerken yar Anadolu’m.

Hayali bile hoş, an ardınca kan
Coşkun sel misali didemden akan.
Sanki alev düşmüş özümü yakan
Hasret yüreğimde nar Anadolu’m.

Yanılır kim derse fikrimiz köksüz
Çok şükür Allah’a koymadı göksüz.
Belki biraz yoksul, ben gibi öksüz
Nice köyler, nice şar Anadolu’m.

Yakan göz misali kalbime tesir
Uzak arzulardan ne kaldı esir?
Sanat böyle bir şey, içli bir nesir
Halayı, horonu, bar Anadolu’m.

Dünden gelip, aşkla yarına koşan
Bahtında bir yıldız tarihten o şan.
Sevdanla şad olup, feryatla coşan
Bedenim ruhuma dar Anadolu’m.

Şimdi zaman belli, bir yol başında
Bu toprakta hasret kaç bin yaşında?
İbretin son hükmü mezar taşında
Başat tutkularım var Anadolu’m.

Hamit Hayal / Gönen / 11.10.2016

Yine gönlüm bugün ismini andı

Ben seni var ettim manada hiçten
Vefasız ve zalim bir el gibisin.
Sevmek bu mu sence, yakmak mı içten
Ulu, sonsuz, kurak bir çöl gibisin.

Kalbimde bir kurşun, bağrımda oksun
Ümidimden azsın, hüznümden çoksun.
Sen zaten böylesin, hem var hem yoksun
Savurup götüren bir yel gibisin.

Sonunda ayrılık, ne acı bilmek
Yine de içimden gelmiyor silmek.
Ölüm fermanımsın, boynumda ilmek
Gönlümü titreten bir tel gibisin.

Yine gönlüm bugün ismini andı
Dedim ki; “Bir hayal ya da bir zandı.”
Nice kalp ağladı, nice iç yandı
Aşkın her deminde bir sel gibisin.

Anla hicranımı, ruhuma erde
Aradan çekilsin esrardan perde.
Hep kalkmak isterken düştüğüm yerde
Elimde kırılmış bir dal gibisin.

Hamit Hayal /Gönen / 25.09.2016

Search
Advertisement
Uyarı
Yayınlanan yazıların tüm hakları 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Hamit Hayal’e aittir.Alıntı yapılan yazı, alıntı yapılan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir
Yazılarımızın bir kısmına Facebook sayfamızdan da ulaşabilirsiniz
Sayfalar
Son Yazılar
Slideshow
Gallery
1974 1975 4_0 3_0 2_0 6
memurlar.net
Tarihte Bugün

Tarihte Bugün v.8.0
NewStatPress
Visits today: _
UserOnline
1 User Browsing This Page.
Users: 1 Guest
Arşivler
Son Yorumlar