Bir olmaza hayal kurup, gidersin

Bir gün sende terk edersin bu anı
Yüreğine hüzün sarıp, gidersin.
Hakikate döndürmeden rüyanı
Nice Kafdağı’nı yarıp, gidersin.

Senin için susar dili çarkların
Artık bir manası kalmaz farkların.
Dolar bir gün gözündeki arkların
Ayrılığı aşkla karıp, gidersin.

Mühür vardır kapıların zilinde
Yurdun çöker, viran olur ilinde.
Bir ayrılık türküsüyle dilinde
Ömrün son katına varıp, gidersin.

Meçhulün ötesi, bir başka nevde
Belki bilmiyorsun, ağlarmış devde.
Lisanın mabedi gönülden evde
Gülleri dalında kırıp, gidersin.

Buruktur bilirim hüzünün tadı
“Ayrılık”; Diyorlar onun da adı.
Dostu terk edersin, silersin yadı
Sanki bir kurşunla vurup, gidersin.

Mesut ve bahtiyar her ibret alan
Gafildir sonsuzluk düşüne dalan.
Sevmek yalan, sevda yalan, aşk yalan
Bir olmaza hayal kurup, gidersin.

Hamit Hayal / Gönen / 26.12.2016

Bu dünya değirmen, şu zaman elek

Bunca yıl var gözlerimden akışın
Gözün ırmağında bir yaşa döndüm.
Aklımdan çıkmıyor beni yakışın
Sonunu yaşarken hep başa döndüm.

İstedim ömrümce kuşat beni sar
Varlığım armağan, ruhumda ısrar.
Sevgilim sürse de bin yıl bu esrar
Yenildim, yeniden savaşa döndüm.

Yaşandı oyunum, indi son perde
Rüzgâr fısıldamaz efsun bu yerde.
İlk aşk, ilk heyecan, ilk hüzün nerde
İlhamım tükendi, bir taşa döndüm.

Gönlünün ucunda eğilmez dağlar,
İçimde çözülmez, kördüğüm bağlar;
Sevdamın son demi, hazan bu çağlar,
Sanki bir ummanda sarhoşa döndüm.

Bu dünya değirmen, şu zaman elek,
Yakamdan düşmedi kudretin felek.
Şimdi düşlerimde bir süslü melek,
Çevrende pervane hep boşa döndüm.

Hamit Hayal / Gönen / 25.03.2007

Giy aşkını gönül, zırhını kuşan

Aziz vatanımın her bir taşına
Rengin kaderimden engin öz verdim.
Türklüğü koydum da sözün başına,
Şimdi perde inmiş bir çift göz verdim.

Gelinlik çağında kızımın vakti
İmanla yapmışız bir gönül akti.
Şu vatan uğruna ömürden nakti
Nesilden nesile yüz bin kez verdim.

Sonsuzluk demine artık ulaşan
Şahadet ehline yetmez mi bu şan.
Giy aşkını gönül, zırhını kuşan
Toprağa önce kış, sonra yaz verdim.

Gazam baki kalsın, saklı hazarım
Destanlar mı gerek, yine yazarım.
Şimdi bir gerçeğe değdi nazarım
Bu aşka şımarsın diye yüz verdim.

Dağı, taşı, gülü hep başka bu yer
Konudur sevdaya, her aşka bu yer
Son sevgili dedim, buldum da değer
Ruhlar tutuştursun diye köz verdim.

Alnımdaki yazı, kaderden hüküm
Vatana sevdamdır en ağır yüküm.
Ömrümü armağan etmeye Türk’üm
Namusum, şerefim diye söz verdim.

Hamit Hayal / Gönen / 13.12.2016

Nereye gittin?

Sevdanın yaşanan asli yurdunda
Sen beni bırakıp, nereye gittin?
Perde inmiş gözlerimde nurdun da
Yıldızlarla akıp, nereye gittin?

Kerem’de Aslı’yı böyle arardı
Kalbim elem duydu, benzim sarardı.
Ferhat olsa şimdi dağlar yarardı
Beni böyle yakıp, nereye gittin?

El ve avucumda bir hiçte kalan
Anladım ki gerçek denen şey yalan.
Aşk ve ümidimi  elimden alan
Sen dünyamı yıkıp, nereye gittin?

Ne şöhretim vardı, ne bir ünüm de
Mutluydum severken en zor günümde.
Artık bir virane, yıkık gönlümde
Yaşamaktan bıkıp, nereye gittin?

Hamit Hayal / Gönen / 04.12.2016

Yarını kaybettim belki bu yüzden

Gonca dudağından mey tatmış gibi
Alevden, ateşten közler yazdırdın.
Çaldığın ömre bir şey katmış gibi
Sen bana divane sözler yazdırdın.

Çürüdü değerler, dönüştü yoza
Şimdi bir yangında ördüğüm koza.
Merhametten muhtaç iken bir doza
Bu aşkın son çağı, güzler yazdırdın.

Gel artık kendine, rüyadan uyan
Senden başka kim var aşkı dokuyan
Sessiz dudağımdan meal okuyan
Yeni bir baharı özler yazdırdın.

Bütün hülyalarım, hislerim gemli
Akşamlar buğulu, geceler demli
Yorgun bir kalemle gözlerim nemli
Cemalinde saklı yüzler yazdırdın.

Arınmak isterken içimde güzden
Yarını kaybettim belki bu yüzden.
Kaderde aşkımı anlatan cüzden
Beni esir alan gözler yazdırdın.

Hamit Hayal / Gönen / 18.11.2016

Bu alemde aşkı bulamadım ben

Sadece bir meal, hayali biçim
Bu alemde aşkı bulamadım ben.
Kudretim tükendi, yoruldu içim
Bu alemde aşkı bulamadım ben.

Zaman saatini alsam geriye
Basit orda kalır, güçlük beriye.
Aklımı taksam da bir gül periye
Bu alemde aşkı bulamadım ben.

Geç kaldım olmadı ya da evince
Ne hayaller kurdum kendi nevince.
Bir türlü dönmedi hasret sevince
Bu alemde aşkı bulamadım ben.

İnliyor böyle her kahrımı duyan
Neyini saklayım, hasretim üryan.
Bir hakikat artık, gafletten uyan
Bu alemde aşkı bulamadım ben.

Zamanın dilinde hükmü ne demin
Nasıl yıkılmasın, dönmesin zemin.
Kader beni yendi, zaferden emin
Bu alemde aşkı bulamadım ben.

Bilir bu hali her ışığı sönen
Vuslatı düşlerken, menzilden dönen.
Sevinç duy istersen, mutlu ol Gönen
Bu alemde aşkı bulamadım ben.

Hamit Hayal / Gönen / 11.11.2016

Ömür dolu geçti en zor düşlerden

Bir bıçak yarası sayarım tende
Ümidim toprağa karışmadan git.
Aşkın kavgasında sen beni yen de,
Zafer senin olsun, yarışmadan git.

Seneler söz olmuş titreyen telde
Ak düşen saçlarda, bükülen belde.
Sılan senin olsun, ben gurbet elde
Küskün kal istersen, barışmadan git.

Kırılmam bir veda sözü bu desen
Gül aşkın resmidir, ayrılık desen.
Ne ben huzur buldum, belki ne de sen.
Bir hüküm adına duruşmadan git.

Dilerim manayı terk ette sözden
Bir başka rüyamız olmasın közden.
Resimler sel olup akarken gözden
Kalpler kırılmadan, vuruşmadan git.

Zaman aynasından hislerimi çal
Ben zaten dilsizim, duygularım lâl.
Ne bende kudret var, ne sende bir hâl
Hasret baki kalsın, görüşmeden git.

Alevsiz, ateşsiz ne kor düşlerden
Ne kaldı geriye bir sor düşlerden.
Ömür dolu geçti en zor düşlerden
Bir günde yüzümüz buruşmadan git.

Hamit Hayal / Gönen / 03.11.2016

Gözyaşıma şiir diyen

Çöz beni bana eğil de
İnan hâlâ bilmiyorum.
Şu aşk nedir, ne değil de
İnan hâlâ bilmiyorum.

Bu aşktan geriye kalan
Biraz gerçek biraz yalan.
Sen miydin gönlümü alan
İnan hâlâ bilmiyorum.

Sen sevdanın piri miydin?
Sevilecek biri miydin?
Ölü müydün, diri miydin
İnan hâlâ bilmiyorum.

Gözlerinde ki bilmece
Ya gündüzdü, ya da gece.
Çözülmedi hece hece
İnan hâlâ bilmiyorum.

Alıp giden bir sel gibi
Bir dost ya da bir el gibi.
Gelip geçtin bir yel gibi
İnan hâlâ bilmiyorum.

Aynalara süslü giyen
Gözyaşıma şiir diyen.
Kim idi ömrümü yiyen
İnan hâlâ bilmiyorum.

Hamit Hayal / Gönen / 24.10.2016

Serapta ağlatan çöl senden yeğdir

Ağlatmakla ne geçtiyse eline
Akan boz bulanık sel senden yeğdir.
Rüzgâr değmiş derler saçın teline
Gurbete savuran yel senden yeğdir.

Aşk şimdi virane, bir öksüz yapı
Yoksun diye yok mu gönlümün çapı.
Kapansa yüzüme çaldığım kapı
Neyleyim ben seni, el senden yeğdir.

Ne zaman ver bana, ne sonsuz erim
Sayarım sevdandan almadım verim.
Hayat bir nağmedir, üzülme derim
Gönlümde titreyen tel senden yeğdir.

Bu âlem harcarmış birini binde
Rüzgârsan huzur bul, boransan dinde.
Dokun yüreğime, göklerden inde
Nice bir vefasız gül senden yeğdir.

Kaderin hükmü var, şimdi ikimiz
Sormaya ne gerek sen ve ben kimiz.
Sende sevda ile bende aşk im’iz
Serapta ağlatan çöl senden yeğdir.

Hamit Hayal / Gönen / 22.10.2016

Ağlatır mı ömre dolunca gerçek

Gönül dene yeri, yüce zatına
Vermekle hiç mutlu olan var mıdır?
Yıllarca uğraşıp, aşkın katına
Ermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Tufandır güncesi, fırtınası sert.
Kimi bir kahpedir belki kimi mert.
Çilenin böylesi, dert üstüne dert
Dermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Akar gider yıllar bir kara yasta
Bir türlü anmıyor, düşünce hasta.
İnsanın ömründe hiç yer yok rasta
Yermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Ağlatır mı ömre dolunca gerçek
Belki bir kurşunun yolunca gerçek.
Hayal sandığımız olunca gerçek
Görmekle hiç mutlu olan var mıdır?

Elleri tutmuyor, kalkmıyor kolu,
Neden bu âlemde hep mecnun dolu?
Kaderin hükmüne giden her yolu
Sermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Hamit Hayal / Gönen / 21.1.02016

Nasıl göz dolmasın, düşünce yâda

Düşün bir kez ahvalimi ne halde
Her kalb-i vefasız taş oldu gitti.
Lügat yetmez, izah etmez mealde
Sevdan gözlerimden yaş oldu gitti.

Gelip geçen senelerde izini
Bulmam gerek çözmek için gizini.
Kimi benim gibi dövdü dizini
Kimi senin gibi düş oldu gitti.

Hala bir ümidim var ve ilerde
Nerdeyim, bilen yok gurbet illerde.
Mahzun gönül Haktan bağış dilerde.
Sanki bir günahta baş oldu gitti.

Şimdi yüreğimde bir zor üşüme
Sanki bir hançerdi, saplı döşüme.
Artık neden girmez, bilmem düşüme
Mevsimsiz kar yağdı, kış oldu gitti.

Elim kolum bağlı, sevda olunca
Akar gider seller, gözüm dolunca.
Anladım, gündüzüm gece olunca
Bir kader hükmüymüş, faş oldu gitti.

Hayal bir perişan, bitti rüyada
Bir vefa kalmadı bu boş dünyada.
Nasıl göz dolmasın, düşünce yada
Kanadı kırık bir kuş oldu gitti.

Hamit Hayal / Gönen / 18.10.2016

Aşkın alevinde yan ki

Hasret yaşları gözünden
Aktığında anla beni.
Bir gün de aşka özünden
Baktığında anla beni.

Sen o ilk gördüğüm anki
Güzelden güzelsin sanki.
Aşkın alevinde yan ki
Yaktığında anla beni.

Hasret çağlar üstü, bengi
Hicranın koyudur rengi.
Ayrılık ölümün dengi
Yıktığında anla beni.

İnsan sevince zalimi
Bir ömür sürer talimi.
Bilmesen de şu halimi
Bıktığında anla beni.

Aşkın gülü. Ey güzel kız
Yaşamak zor böyle yalnız.
Yüce gökten bir hoş yıldız
Çaktığında anla beni.

Hamit HAYAL / Gönen / 13.10.2016

Bu toprakta hasret kaç bin yaşında?

Hasretler sığdırdım ben bunca yıla
Saçlarım ağardı, kar Anadolu’m.
Gurbet çilem olmuş, kahrımdır sıla
Yolumu beklerken yar Anadolu’m.

Hayali bile hoş, an ardınca kan
Coşkun sel misali didemden akan.
Sanki alev düşmüş özümü yakan
Hasret yüreğimde nar Anadolu’m.

Yanılır kim derse fikrimiz köksüz
Çok şükür Allah’a koymadı göksüz.
Belki biraz yoksul, ben gibi öksüz
Nice köyler, nice şar Anadolu’m.

Yakan göz misali kalbime tesir
Uzak arzulardan ne kaldı esir?
Sanat böyle bir şey, içli bir nesir
Halayı, horonu, bar Anadolu’m.

Dünden gelip, aşkla yarına koşan
Bahtında bir yıldız tarihten o şan.
Sevdanla şad olup, feryatla coşan
Bedenim ruhuma dar Anadolu’m.

Şimdi zaman belli, bir yol başında
Bu toprakta hasret kaç bin yaşında?
İbretin son hükmü mezar taşında
Başat tutkularım var Anadolu’m.

Hamit Hayal / Gönen / 11.10.2016

Yine gönlüm bugün ismini andı

Ben seni var ettim manada hiçten
Vefasız ve zalim bir el gibisin.
Sevmek bu mu sence, yakmak mı içten
Ulu, sonsuz, kurak bir çöl gibisin.

Kalbimde bir kurşun, bağrımda oksun
Ümidimden azsın, hüznümden çoksun.
Sen zaten böylesin, hem var hem yoksun
Savurup götüren bir yel gibisin.

Sonunda ayrılık, ne acı bilmek
Yine de içimden gelmiyor silmek.
Ölüm fermanımsın, boynumda ilmek
Gönlümü titreten bir tel gibisin.

Yine gönlüm bugün ismini andı
Dedim ki; “Bir hayal ya da bir zandı.”
Nice kalp ağladı, nice iç yandı
Aşkın her deminde bir sel gibisin.

Anla hicranımı, ruhuma erde
Aradan çekilsin esrardan perde.
Hep kalkmak isterken düştüğüm yerde
Elimde kırılmış bir dal gibisin.

Hamit Hayal /Gönen / 25.09.2016

Ben vefasız, taş olanı neyleyim

Bize Haktan nazil olan kelam ver
Bir günahta baş olanı neyleyim.
Göz kırp bana, aşk dilinde selam ver
Ben vefasız, taş olanı neyleyim.

İnsan denen bir kitapta her saklı
Bin meşakkat beklerken her zor aklı.
Bunca kavga bunca savaş, kim haklı?
Sır çözülmüş, faş olanı neyleyim.

Alnımızda yazan yolun her hali
Nice bahtlar vardır mamur ve âli.
Üstlendik biz ölüm denen vebali
Bu dünyada boş olanı neyleyim.

Bakıyorum, gökte yıldız var kayan
Bir kitapta yazmamış mı Hak ayan?
Dertsiz olmak denen şeyi var sayan
Sonu meçhul, yaş olanı neyleyim.

Nice fikir nice zikir var hasta
Gelir geçer, kalmaz âlem ve yasta.
Hakikatin hükmü zaten var nasta
Aşktan başka hoş olanı neyleyim.

Ömrümüzün hüzün çağı ya da güz
Yollar eğri, yollar uzun, yollar düz.
Hani nerde sadet, nerde gülen yüz
Sonu hüsran, düş olanı neyleyim.

Hamit Hayal / Gönen / 15.09.2016

Belki seni sevdim diye ömrümce

Bu aşk böyle kendi nevince güzel
İlk yandığım andan beri sevdiğim.
Unutmak mümkün mü sevince güzel
Adı bir masalda peri sevdiğim.

Yıllar sonra bile hâlâ şu anda
Keşke ben olsaydım nice rüyanda.
Bir güz uykusundan artık uyanda
Yakmaz mı bu hasret eri sevdiğim.

Kızıl dudağında açmaz mı kiraz
Ne olur ümit ver, gül bana biraz.
İstanbul gel desin, çağırsın Şiraz
Vuslat ayrılıktan beri sevdiğim.

Yılları ben yiye yiye ömrümce
Niye hâlâ varsın, niye ömrümce?
Belki seni sevdim diye ömrümce
Ölmüyor hasretim, diri sevdiğim.

Neden bulamadım bir tat mevsimi
Esrik duygulara ver kat mevsimi.
Varsın uslanmasın firkat mevsimi
Biri gider, gelir biri sevdiğim.

Gönül kilidinde bir ömürlük pas
Kendine özgüsün, sen kendine has.
Neden böyle hüzün, neden böyle yas
Dolmuyor boşluğun yeri sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 13.09.2016

Bir hikaye gibi geç git başımdan

Bir menzilde vaki imiş kaldığım
Hasretlerim en tarifsiz biçimde.
Yarım kalan bir rüyaymış daldığım
Neden hâlâ bir yangınsın içimde?

Bak anlarsın yalnızlığı taşımdan
Ne kaldı ki geri her gözyaşımdan?
Bir hikaye gibi geç git başımdan
Neden hâlâ bir yangınsın içimde?

Her senenin ardından bir güz gibi
Yarım kalmış, yazılmamış cüz gibi.
Bir cemalde hüzün değmiş yüz gibi
Neden hâlâ bir yangınsın içimde?

Hayal işte, güz kapımı çalmış ta
Beklerim hep uzaklara dalmış ta.
Söylenmedik sanki bir söz kalmış ta
Neden hâlâ bir yangınsın içimde?

Enginlerden öte gönül kafesim
Son menzile ermez belki nefesim.
Ah Sevgili! Ömrümce tek hevesim
Neden hâlâ bir yangınsın içimde?

Hamit Hayal /Gönen / 14.08.2016

Varlığın özünde olsan ne yazar

Oku benden kalan bir avuç külü
Yenilmez hislerle nice karmaşık.
Artık neyleyeyim ağlayan gülü
Sen belki bilmezsin, gönlüm sarmaşık

Hicran yarasına değdi ki yaşam
Ne sen kalacaksın, ne o son resim.
Bir gülüşten başka neydi ki yaşam
Artık gelmeyecek sensiz o mevsim.

Bilmek çaresizlik, tükenmiş fikir
Bir mana yüklemek var iken zora.
Ne zaman anladım aşkı bir zikir
Mahkûmum gönlümde şu arsız kora.

Dönmedi bir türlü giden o gemi
Yıllar önce bende zaten yanmış iç.
Zaman bundan sonra öksüzlük demi
“Ne gördün”: Diyorsan bana her şey hiç.

Ne kaldı geriye, sırtımda bir yük
Sanma ki hasretin ruhuma erdi.
Önüme koyduğun her engel büyük
Zaten çekilmezdi sevdanın derdi.

Varlığın özünde olsan ne yazar
Şu anda kimsin sen bir elden başka?
Kılda gönlünün bir hükmünce nazar
Her şey geldi geçti, bir selden başka.

Hamit Hayal / Gönen / 15.07.2016

Tutun artık elimden kanadı kırık kuşlar

Ben artık senin için bir yabancı olsam da
Bütün kalbimle seni bir ömür seveceğim.
Ben gözünde vefasız bir yalancı olsam da
Bütün kalbimle seni bir ömür seveceğim.

Senin de duyguların var elbet aşka dair
Bir yaralı ceylanı vurdun mu benim gibi?
Ben eli kalem tutan yaralı, yorgun şair
Erilemez hayaller kurdun mu benim gibi?

Hayat nice sürprizler dolu olarak geçti
Bazen gözyaşı oldu, bazen sessiz hıçkırık.
Gözlerimin önünden resmin solarak geçti
Hâlâ pişmanlığım var, hâlâ kalbimde kırık.

Aşkta bütün sözlerin tükendiği an sanki
Anladım ki aslında sen de bir ele döndün.
Gençliğimin tadımsız son yaz yağmuru sanki
Kararan gözlerimde durulmaz sele döndün.

Ben benim olmayacak birini sevdim meğer
Bu yüzden yüreğimde yaranın izi derin.
Bir gün bir başkasını seveceksem ben eğer
Muhakkak bilmelisin hiç dolmayacak yerin.

Sevdamın anlamını kaybettiği bir çağda
Sen ezelden gelerek, ebede koşan acım.
Hicranımdan arındır, yağmur ol gökten yağ da
Dinsin artık kalbimde ne olur coşan acım.

Bu dünyanın neşesi, sevinci haram bana
Artık böyle kalacak yüreğim dilsiz, suskun.
Başkasına ne hacet, arkadaş yaram bana
Yıllar hep böyle geçti aşka, kadere küskün.

Uğrunda ne acılar çekip, dolduğum kadın
Keşke hep sen olsaydın imdadına yettiğim.
Yıllar sonra yeniden âşık olduğum kadın
Sensin aşkı ararken bulup ta, kaybettiğim.

Ayrılık kahır dolu, ayrılık sanki zehir
Sığındığım tek liman hasretin var adresim.
Bütün hülyalarıma kapı açan bu şehir
Baharın gelmediği mevsimlerden bir resim.

Bilmelisin, çok oldu veda edeli aşka
Hatıralar canlandı zihnimde yüzün gibi.
Çoktandır unuttuğum Ümraniye bir başka
Akıp giden gençlikten kalan bir hüzün gibi.

Daldığım rüyalarda bir aşkı arar gibi
İstanbul belki kazan, ben içinde bir kepçe.
Ümitsizlik çevremi bir surla sarar gibi
Bütün sokaklar sensiz, yüreğimde kelepçe.

Tutun artık elimden kanadı kırık kuşlar
Ne kaldı benden geri, hayallerle çürürken.
Düşlerimin izinde, önümde sarp yokuşlar
Tükenmiş sevdam ile sona doğru yürürken.

Hamit Hayal / Gönen / 29.08.2013

Sevmekle işledin suç benim kadar

Ruhumda açtığın derin yarayı
Unutmak istersen iç benim kadar.
Uzatma demiştim bunca arayı
Yandı mı sende de iç benim kadar?

Kaç yıl kaldı söyle hasret ayına
İstemem düşmesin hüzün payına.
Hasretimi tak ta gönül yayına
Kırık bir kanatla uç benim kadar.

Bağlan ben misali bir zalim güle
Yanıp dön isterim sende bir küle.
Aşka bir mahkûm mu, kalbin mi köle
Gurbetten gurbete göç benim kadar.

Bir hüzün bitirdi beni bir keder
Böyle mi istedi, küstü mü kader?
Sevgimiz çıkmazda, sevdamız heder
Sarhoş ol kendinden geç benim kadar.

Kara saçına ak yağmadan uyan
Hakikat acıdır, gerçekler üryan.
Muhakkak bitecek bir gün de rüyan
Sende ağladın mı hiç benim kadar?

Mahkum etme beni bir sonsuz aha
Kendime darılmış, küsmüşüm baha.
Gidecek yol varken bu demde daha
Sevmekle işledin suç benim kadar.

Hamit Hayal / Gönen / 10.09.2014

Hep kapımı çalan hatıralar var

Aşkın kaderi bu, eskir her resim
Hasretimce nalan hatıralar var.
Kayıp zamanlarda kaldı adresim
Benden ömür alan hatıralar var.

Kimi mamur abad, kimi bir viran
Kimi sonsuz sevinç, kimi bir niran.
Şimdi mazi olmuş bambaşka bir an
Çok uzakta kalan hatıralar var.

Sükûttur her mezar taşının ünü
Yaşamış hem tatlı hem acı günü.
Yaş dolmuş gözlerle anarken dünü
Son uykuya dalan hatıralar var.

Çoğunca bir hüzün tadında zor an
Ne yağmurlar yağdı, esti ne boran.
Hayat nedir şimdi, aşk nedir soran
Vurgun yemiş talan hatıralar var.

Hayat belki şaka, belki bir oyun
Bazen bir resmidir en renkli toyun.
Kalbi hicranıyla bükerek boyun
Hep kapımı çalan hatıralar var.

Hamit Hayal / Gönen / 28.06.2016

Kalem bana hüzün yazdı sevdiğim

Bu seni sevmekle tadılmış acı
Başka bir hâl aldı, azdı sevdiğim.
Mihnetten ağırmış sevdanın tacı
Halem bana hüzün yazdı sevdiğim.

Nice feda ettim gözlerden nuru
Yağmurlar çekildi, çöllerden kuru.
Günahtan beriydi, özümden duru
Lalem bana hüzün yazdı sevdiğim.

Aşkın günahından uzak ve aksan
Nedamet getirmem bir ömür yaksan.
Anlardın sen beni, yüzüme baksan
Alem bana hüzün yazdı sevdiğim.

Yine de hapsettim dilimde zemi
Bir serapta esir ömrün her demi.
Beklesem döner mi giden o gemi
Malem bana hüzün yazdı sevdiğim.

Bir ümit vermedin inleyen seste
Nağmeler isyanda, kırgındır beste.
Hasretim gönlümde sevmekle meste
Nalem bana hüzün yazdı sevdiğim.

Her seher vaktinde gözyaşımla yur
Ne diner bu hasret ne bir gün uyur.
Hükmünle amel et, bir ferman buyur
Kalem bana hüzün yazdı sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 14.06.2016

Search
Advertisement
Uyarı
Yayınlanan yazıların tüm hakları 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Hamit Hayal’e aittir.Alıntı yapılan yazı, alıntı yapılan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir
Yazılarımızın bir kısmına Facebook sayfamızdan da ulaşabilirsiniz
Sayfalar
Son Yazılar
Slideshow
Gallery
1974 1975 4_0 3_0 2_0 6
memurlar.net
Tarihte Bugün

Tarihte Bugün v.8.0
NewStatPress
Visits today: _
UserOnline
1 User Browsing This Page.
Users: 1 Guest
Arşivler
Son Yorumlar