Yaz gönül defterine

Bu sevda üzerine söylediğim her nutkum,

Bütün ayrılıklarda muhakkak var bir neden.

Bir hayal olarak kal ömrümde ki tek tutkum,

Ruhum emanet zaten, hazır göçmeye beden.

 

Güllerin son şafağı kanattığı zamanlar,

Yalnızlıklar dolarken her ana gurbetimden.

Zaten dünyada senden başka beni kim anlar,

Bir veda mektubudur sana bu gurbetimden,

 

Sözün var çalmalısın açılmayan kapımı,

Yaz gönül defterine, yeniden ekle beni.
Aşklarda son denilen kaçılmayan kapı mı?

Bir gün bende aslıma dönerken bekle beni.

 

Sevgim ki karşılıksız aşkta ettiğim de eda,

Bir gurbet yolcusuyum, içimde ki şevk kırık.

Bu yazdığım son şiir belki de aşka veda,
Bir tutam gözyaşı ve geri kalan hıçkırık.

 

Ebedi ağlatsan da, kalbinde bir tahtım var,

Biliyorum, aslında sen zaten hiç olmadın.

Aşkın son kitabında, anlatmaya ahtım var.

Nice hazanlar değdi, sen yine hiç solmadın,

            Hamit Hayal / 25.07.2014

Fermanında adım var

Beni davet ederken hatıralar dolu dün,

Hangi dua var kabul olsun ki Onsuzlukta.

Şafağı bekliyorum, sonrası bir uzun gün,

Dünyamız yine dalgın dönecek sonsuzlukta.

               

Beni kaderim bile terk etti bir boşlukta,

Nice selamlar verdim, kuşlarda almadılar.

Üstüme yok yıllardır bir tadım sarhoşlukta,
Senden başka küsecek kimseler kalmadılar.

 

Büyülü gölgelerin son uyku çağında mı,

Hangi yana döneyim, her kabir taşında sen.

Ya da meftunun olan bir duygu çağında mı?

Şu toprağa düşerken söyle kaç yaşında sen

 

Döküldüm lime lime ne ümit var ne emel,

Yürüyorum katına varmaya kaç adım var?

Ben kurumuş kökteyim, sen de virane temel,

Hükümsüz hünkârların fermanında adım var.

 

Hakikatimi alan eller kurur ya bir gün,

Düşler âlemindeyken çalanlar var ülkümü.

Sonsuz değil şu çalan saat duracak bir gün,

Bir vuslat hülyasıyla terk ederken mülkümü.

                  Hamit Hayal / 16.01.2014

Hani gönlünde hünkâr

Ey vasfınca şiirler yazdığım peri kızı,

Silinmiş sayfalarda bir özde kalsın adın.

Adına ne dersen de, gözyaşından bir sızı,

Seni toprak çağırdı, bir sözde kalsın adın.

 

Ne hakikat var artık ne direnme inadım,

Bazen şafaktan önce güller açar, solarmış.

Sonsuzluk uykusunda aklına gelmez adım,

Boşluk kalmaz âlemde, elbet yeri dolarmış.

 

Ayrılığın vedası hep böyle içten belki,
Senden sonra yolların b8risi değil düzgün.

Şafağa çalan gözün hala öyle güzel ki,

Son resmin var elimde, yaralı yorgun üzgün.

 

Sabah ezanları bu, ben hala bir başımla,

Hani gönlünde hünkâr hani başında taçtım;

Tek başıma ve yalnız gözümdeki yaşımla,

Düşlerim gerçek olsun diye Rabbe el açtım.

 

Ve bende iflâh etmez yaralı kalp, buruk iç,

Çoğunca bir perdenin ardında kaldı yüzün.

Dönüp arkama baktım, ellerimde kalan hiç,

Sonu hep böylemidir aşkların sonsuz hüzün,

                    Hamit Hayal / 17.01.2014

Adı özlem olan gül

Masamdaki eskimiş resmine daldı gözüm,

Yaramı kanastanda veda etmek isterdim.

Kalp yakan gözlerine yeniden daldı gözüm,

Benim dünyada senden başka ne olsun derdim.

 

İçimde dert bıraktın bu aşktan beni yerde,

Söz verirde gelmezsem, anla kanadım kırık.

Bekleme artık beni seni bulduğum yerde,

Ne derdim kalır bir gün ne kalbimde hıçkırık.

 

Ayrılık yağmurları başlar, boşalır içim,

Eylül kapımı çaldı, bu son oyun son perde.

Sen yuvana dön artık, yansın aldırma içim,

Ömrümdün yaşadığım, tükensin sona erde.

 

Vurgun anılarımda gülen yüz olacaksın,
Senden güzeli yoktu inan ki her gülüşte.

Yıllar sonra aklıma düşen güz olacaksın,
Aşkta beşinci mevsim sen daldığım her düşte.

 

Beni kaderim olan aşkınla yalnız bırak,

Şehrin bu hüzün kokan sokaklarından çekil

Dünyada senden bana kim vardı böyle ırak,

Git gönül denen yerden, gölgeni bırak vekil.

 

Aşkın kaderinden kök almış bu hikâyemiz,

Gönlümde bağların var, bağlıyor öyle derin.

Çağlar ötesi çağdan kalmış aşk hikâyemiz,

Bende göz, sende yürek çağlıyor, öyle derin.

 

Dünyamı anlatmaya yetmedi bildiklerim,

Nasıl sever sultanlar sultanını bir cüce?
Aramızda sır kalsın dilimden sildiklerim,

İçe işler hangi söz vardır sevgimden yüce.

 

Elveda hakikatim, adı özlem olan gül,

Bu aşkta varsa hüküm ebedi sona ersin.

Ağlamak benim olsun, sen kaderin ile gül,

Bir hayali sevginin ömrü bu kadar dersin.

                    Hamit Hayal / 17.01.2014

Bir gülden yara aldım

Bazen alıp başımı gitmek istedim dargın,

Çekilen bunca kahır belki de boş, nedensiz.

Belki de beni çoktan gönlünden sildi yargın,

Aşkın zindanlarında çürüttün beni densiz.

 

İyi kötü her amel, çalıştığım her işte,

Hâlâ anlamadıysan artık beni yorma git,
Ezelden bir sebeple sevdim seni ben işte,

Bir yabancı misali derdim var mı, sorma git.

 

İstersen her dakika kalbime dol, uzaksın,

İnsin yüce göklerin sonsuzluğundan Ülgen.

Ne kadar yakınımda olursan ol, uzaksın,
Şehrin bu hüzün kokan sokaklarında gölgen.

 

Biliyorum güzelsin, her titrinde alım var,

Bir hakikat, dünyanda zaten bana yer yokta.

Sen hâlâ kibirdesin, kalbinde hep çalım var,

Sana gelmek istedim, önüme koydun nokta.

 

Kalbimdeki sevgini görecek göz yok sende.

Gün içimde kararmış, geceler zihnimde loş,

Kalbime değdi hüzün, ölüm kusan ok sende.

Sana bir yaprak gibi solgunum desem de boş.

 

Biliyorum bir ömür sürecek esaretim,

Bir gülden yara aldım veda ederken aşka,

Seni sevdim demeye yok artık cesaretim,

İçime düşen acın her zamankinden başka,

                    Hamit Hayal / 07.09.2014

1 2 3 243